“Niye İsrail’i Eleştirmiyorsunuz / Filistin’i Konuşmuyorsunuz?” Diye Sitem Edenlere Cevaben – Nesi Altaras

Avlaremoz’un Facebook’ta paylaştığı yazıların altına her gün ısrarla, saçma sapan yorumlar atan, sıklıkla antisemit söylemlerde bulunan, diğer yorumcularla kavgaya tutuşan birkaç kişi var. Bu bir avuç kişinin ve ara sıra başkalarının da ağzından düşürmediği belki de en büyük eleştiri, paylaşılan yazının konusu ne olursa olsun, “Peki ama Filistin?”. Yazının konusu ister Yemen Yahudilerinin edebiyatı, ister Avrupa’da antisemitizm, ister Türkiye’de Hanuka kutlaması olsun. Soru hep var: Peki ama Netanyahu’nun yaptığı şu şey? İsrail askerlerinin vurduğu bu kişi? Vesaire vesaire.

Öncelikle Avlaremoz’un resmi bir görüşü olmadığı, İsrail’in aksiyonlarını veya kararlarını savunmak gibi bir çabası olmadığı siteyi inceleyen herkese ayan olacaktır. Avlaremoz’un derdi hasbara yapmak (koşulsuz olarak toplumda İsrail’i savunmak ve propagandasını yapmak) değildir. Fakat Avlaremoz’un derdi her olaydan sonra İsrail’i eleştirmek de değildir. Avlaremoz’un temel meselesi dünya genelindeki ve Türkiye özelindeki Yahudi nefreti ve bu nefrete karşı Yahudi kültürünün farklı unsurlarını ön plana çıkartmaktır. Bence ikincil bir işlevi ise Türkiye Yahudi toplumu içindeki tartışmalara ve fikir ayrılıklarına izin veren bir alan olmaktır. Bu şekilde Avlaremoz diğer birçok Yahudi basın yayın organından ayrılır. Ne koşulsuz İsrail avukatlığı yapılır ne de tüm Yahudiler hemfikirmiş gibi davranılır. Birçok noktada Avlaremoz’da İsrail eleştirisi de yapılmıştır ve bu tip makaleler yeni yazılar yolladığı müddetçe yayınlanmaya devam edecektir.

Fakat sorun olan ve sıkça yorum yapan bazı kişilerin anlamakta güçlük çektiği bir gerçek mevcut. İsrail’de olan siyasi olaylardan tüm Yahudileri sorumlu tutmak, bu olaylar için dünyanın farklı yerlerindeki İsrail vatandaşı olmayan Yahudilerden kınama beklemek bir tür antisemitizmdir. Çünkü İsrail’de verilen siyasi kararlar bizim isteğimiz ve dileklerimizden bağımsızdır. Nasıl ki İslam’ın en kutsal şehirlerini kontrol eden Suudi Arabistan’ın Yemen’de yaptığı kıyam üzerine dünyadaki tüm Müslümanlardan kınama beklemek yersiz, absürt ve İslamofobik ise aynısını Yahudilerden beklemek de antisemittir.

Türkiye Yahudilerinin ezici bir çoğunluğu İsrailli değildir. Yüzlerce ve hatta bazılarımız binlerce senedir Türkiyelidir. Birçok Müslüman Balkan ve Kafkas göçmeni “Türk” vatandaştan çok daha uzun süredir bu topraklarda yaşamaktadır. Türkiye Yahudilerinin bu çoğunluk kesiminden İsrail’e dair bir kınama beklemenin bir alemi yok. Biz azınlığın azınlığı gibi kuvvetsiz bir pozisyondayken Müslüman Türk çoğunluğun bizden Filistinlilere yapılan her adaletsizliği haberleştirmemizi, eleştirmemizi beklemek nankörlük ve acımasızlıktan başka bir şey değildir. İnsan haklarını destekleyen, ayrımcılığa ve nefrete düşman olan herkes, Türkiye Yahudileri dahil, Filistinlilere sıklıkla ve fütursuzca yapılan muameleyi doğru bulmuyoruz, bulamayız ve bulmayacağız.

Ancak bu nokta beni bu bahsettiğim ısrarcı söylemdeki ikinci antisemit noktaya getiriyor. Bir zihniyet var ki Yahudilerle ilgili herhangi bir konu açıldığı an Filistin’den bahsetmek istiyor. Yahudi’yle tanıştığı an İsrail’le veya Filistin’le ilgili görüşünü sormak için sabırsızlıkla bekliyor. Yani bazı insanların aklında Yahudiler Filistin’den bağımsız olarak var olamıyor. Bu zihniyet antisemittir. Yahudilerin sorunları, yüzleştikleri nefret ve en önemlisi kültürleri hem Filistin’den hem de İsrail’den bağımsızdır. Trakya Pogromu İsrail kurulmadan çok önce oldu. Struma gemisi battığında daha İsrail’in kurulmasına yıllar vardı. Rusya’daki pogromlarda binler öldürülürken, Bağdat’ta iki yüze yakın Yahudi katledilirken daha İsrail’in adı sanı geçmiyordu. Antisemitizm İsrail’in aksiyonlardan doğmamıştır ve İsrail’in herhangi bir aksiyonu, ne kadar kötü de olsa, antisemitizm için kılıf olamaz.

Aynı şekilde Yahudi kültürü de İsrail’den çok, hatta altını çizeyim, baya daha eskidir. Sadece “Yahudi dilleri” ve bunların edebiyatları konusunda konuşsak bile Yahudi Arapçasından Yahudi İspanyolcasına o kadar çok malzeme var ki… Yahudi kültürünü ve tarihini sadece İsrail’e indirgemek kabul edilemez. Bu hem antisemittir hem de Yahudi kimliğini küçülten, gerçekten çok daha azmış ve tekmiş gibi gösteren bir safsatadır. Yahudi olmanın beş bini aşkın senedir görülen birçok yolu ve yeri vardır; İsrail bu yerlerden yalnız birisini ve o tarihten salt yetmiş seneyi kapsar.

Bir de eğri oturup doğru konuşmak lazım. Türkçe medyada acaba Filistinlilerin çektikleri yeterince yazılmıyor da bir de naçizane Avlaremoz’un her olayı bildirmesi mi gerekiyor? Türkçe konuşan ahali Filistin’den devlet medyası sayesinde yeterince haber alamıyor mu? Filistin’de rüzgâr esse kınamalarla esip gürleyen bir hükümetin var olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkede antisemitizmi haber yapan kaç mecra var? Acaba Avlaremoz’a “Peki Filistin?” diye çemkirenler Sabah’tan ATV’ye, Kanal D’den Hürriyet’e her Filistin haberinin altına “Niye antisemitizmi haber yapmıyorsunuz?” diye yorum da yapıyor mu? Filistin o kadar unutulmuş bir konu da Türkiye’nin gündemine girmesi için Avlaremoz’un sesi mi gerekiyor?

Kısacası, Türkiye Yahudilerinin ve Avlaremoz’un kültürümüzle veya antisemitizmle ilgili her lafına “Ama Gazze” veya “İsrail şöyle kötü” gibi yorumlarla gelmeyin. Bu antisemit söylemden vazgeçin.


Avlaremoz’un resmi bir görüşü yoktur. Yayımlanan yazılar, yazı sahibinin kendi görüşleridir. Çok sesli bir platform olma amacı taşıyan Avlaremoz’da, nefret söylemi içermedikçe, farklı düşünceler kendisine yer bulmaktadır.

Güncelleme: Bu makalenin ilk halinde İsrail’i IŞİD ile benzeştiren bir söylem yazarın isteği üzerine değiştirilmiştir.

Bunları da beğenebilirsiniz...