Avlaremoz’un Facebook’ta paylaştığı yazıların altına her gün ısrarla, saçma sapan yorumlar atan, sıklıkla antisemit söylemlerde bulunan, diğer yorumcularla kavgaya tutuşan birkaç kişi var. Bu bir avuç kişinin ve
Mösyö Nahum, 1492 göçüyle Çanakkale’ye yerleşmiş pek çok Yahudi aile gibi yüzyıllarca orada yaşamış bir ailenin ferdiydi. 1960’lı yıllarda Çanakkale’den İstanbul’a eğitimi için ailesi ile göç
Kendisine verdiğim isim ile Madam Ester, Çanakkale’den 1937 yılında, beş yaşındayken ailesi ile İstanbul’a göç etmiş. Olaylar sırasında Çanakkale’de yaşayan Madam Ester oldukça geniş bir ailenin en
Yahudilerin anlatıların yanı sıra 1934 yılında gerçekleşen Trakya Olayları hakkında bilgi toplamanın en ilginç boyutlarından biri de Müslümanların/Türklerin tanıklıklarıdır. Olayların yaşandığı 1934 yılında çocuk ya da genç olan Müslüman/
Madam Anita, neredeyse tüm Çanakkaleli Yahudiler gibi Çanakkale’yi yıllar evvel terk etmişti ailesi ile beraber. Pek çokları için olduğu gibi Çanakkale onun için de çok gerilerde kalmış bir yurttan
İki dünya savaşı arasındaki yıllar, insanlık tarihi açısından çok karanlık yıllardır. Yaklaşık 30 yıl süren bu dönemde dünyada ciddi bir demokrasi krizi yaşanmış, 1920’lerde dünya yüzünde 35 anayasal ve
İnsanın hatırlaması, duygusal, kültürel biçimlendirme ve kopmayı aşarak geçmişle kurulan bilinçli bir ilişkidir. Bu yüzdendir ki insan geçmişle kurduğu ilişkide kimi zaman yaşanan bazı anıları hatırlamayı seçerken, kimi zaman da
Konuşmayı, unutmak yerine hatırlamayı tercih eden tanıklardan benim için belki de en özel olanlardan biri benim ona verdiğim isimle Madam Dora’ydı. Bir tesadüf eseri tanıştığım ve Çanakkaleli olduğunu öğrendiğim