Göze Çarpanlar Haberler

Boğaziçi’nde dersi iptal edilen Çınar: ‘Bu, akademik özerkliğe doğrudan müdahale’

Kaynak: Duvar / Menekşe Tokyay

Boğaziçi Üniversitesi’nin yarı zamanlı öğretim üyesi Doç. Dr. Dilek Çınar’ın, Siyaset Bilimi dördüncü sınıf öğrencilerinin seçmeli olarak aldığı “From Weimar to Berlin” (Pols.417) isimli dersi ani bir kararla iptal edildi.

Doç. Dr. Çınar, kendisine siyaset sosyoloğu akademisyen Prof. Nermin Abadan-Unat’tan “miras” kalan ve yaklaşık on beş senedir verdiği dersinin Rektörlük tarafından “uygun bulunmadığından” ve iptal edildiğinden salı akşamı geç saatlerde haberdar oldu.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’nün “sakıncalı” bulduğu ve Doç. Dr. Çınar’ın ikinci dönem vereceği dersin konusu; Almanya siyasi tarihi olup, odak noktası ise 1918’den başlayarak Adolf Hitler’in iktidara geldiği koşullar ışığında faşizm, nasyonal sosyalizm ve totaliterlik teorilerinin günümüze dek yansımaları.

ALMANYA SİYASİ TARİHİ İNCELENİYORDU

Dersin ilk kısmında Weimar Cumhuriyeti’nin tarihsel ve siyasi koşulları, faşizm ve Nasyonal Sosyalizm’in ortaya çıkışı ve sonuçları incelenirken, Marksist yaklaşımlar ve alternatif teoriler üzerinden tartışmalar yürütülüyordu.

Dersin son kısmında da 1945 sonrası gelişmeler, Almanya’nın bölünmesi, demokratikleşme süreci ve Batı Almanya’nın Nazilerden arındırılması, 1990’da iki Almanya’nın birleşmesi ele alınıyordu. Hatta Prof. Abadan-Unat’ın bu dersi verdiği sırada dersin ismi “From Weimar to Bonn” iken, iki Almanya’nın birleşmesi sonrası son halini aldı.

Son olarak da yeniden birleşme sürecinin etkisi ve uluslararası göçün Alman toplumu ve siyaseti üzerindeki izdüşümleri inceleniyordu.

Dersin okuma listesinde Mary Fulbrook, Gordon Smith, Hannah Arendt, Richard J. Evans, Peter Baldwin, Leon Troçki gibi siyaset bilimi öğrencilerinin başvurduğu temel kaynaklar yer alıyordu.

Dolayısıyla derste hem teorik tartışmalar ve kavramlar, hem de günümüz Almanyası ve genel çerçevede de Avrupa’da ortaya çıkan aşırı sağcı eğilimler ve neo-faşizmin tarihsel arka planı inceleniyor, ayrıca İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya’da demokratikleşme süreçleri teori ve pratikler üzerinden okunuyordu.

Gazete Duvar’a konuşan Doç. Dr. Çınar, “Bu derste faşizm, totaliterlik, ırkçılık, Yahudi düşmanlığı, Holokost, azınlıklar konuları çok-boyutlu ve tarihsel, sosyolojik ve iktisadi perspektiflerinden inceleniyordu” dedi.

Çınar, bölümün, sonrasında da fakülte yönetim kurulunun da onayladığı bir dersin Rektörlük tarafından iptal edilmesini, bölümlerin ve fakültelerin akademik özerkliğine doğrudan bir müdahale olarak görüyor.

‘ÖĞRENCİLERİN AKIN ETTİĞİ BİR DERSTİ’

Kotası 45 kişi olan derse her sene kotanın çok üzerinde başvuruda bulunuluyordu. Ders notlamasının yüzde 10’u devamlılıktan oluşsa da, öğrenciler, derse seve seve devam ettiklerini ve devamlılığı “zorunluluk” olarak görmedikleri derslerden biri olduğunu özellikle belirtiyorlar.

Peki bu ders olmasa ne olur? Bu soruya Doç. Dr. Çınar’ın yanıtı net: “Her iptal edilen ders, öğrencilerin seçme opsiyonunun daralması demek. Birçok öğrenci, bu derse katılmak için bana iki yıl önceden başvuruyordu çünkü talep çok fazlaydı. Bu dersi çok istediği halde alamayan ve başka bir seçmeli derse yönelmek zorunda kalan öğrenci, günümüzde uluslararası planda yeni popülist hareketlerin ve onların ortaya çıkışlarının arka planını Almanya üzerinden okuma şansını bulamayacak.”

Doç. Dr. Çınar’a göre, bu dersin alınması aynı zamanda Almanya’nın tarihteki hatalar karşısında nasıl helalleştiğini ve günümüzde attığı yüzleşme adımlarını anlamak için de öğreticiydi.

Zira örneğin Almanya ile Polonya arasında “savaş tazminatı” halen bir tartışma ve kriz konusu. Polonya, 1939 ila 1945 yılları arasında süren Nazi işgali sırasında Hitler’in birlikleri tarafından işlenen cinayetler ve yıkımlar karşılığında Berlin’den 1.37 trilyon dolar tazminat talep ediyor.

İPTAL SEBEBİ BİLDİRİLMEDİ, ÖĞRENCİLER ÜZGÜN

Çınar’a dersin iptal edilme sebebine dair herhangi bir bilgilendirme yapılmadı. Fakülte yönetim kurulunda onaylanmış olan bir dersin rektörlükte neden “takıldığı” konusunda Çınar bir açıklama talebiyle ilgili kişilere başvurdu. Gelen yanıta göre yasal haklarını kullanmayı planlıyor.

Sosyal medya üzerinden bu habere tepkilerini dile getiren öğrenciler, dersin iptal edilmesine dair duygularını ise şu şekilde ifade ediyorlar:

“Öğrenciler adına çok büyük bir kayıp; çok üzgünüz.”

“En çok öğrendiğim derslerden biriydi.”

“Gerçekten kalbim kırıldı. Aldığım dersler arasında en çok aklımda kalan, siyasete dair çok şey öğrendiğim ve geriye baktığımda keşke her dakikasına daha da kendimi verseydim dediğim derslerden biriydi. Öğrencileri Dilek Hoca’nın dersinden mahrum bırakmak en basitinden kötülük.”

“Bölümde aldığım en öğretici, en zihin açıcı derslerin başında gelir. Uygun bulmamalarının sebebi de budur herhalde. Çok yazık, üzgünüm.”

“Herkes genelde aldığı dersleri hatırlar, almadan hatırladığım, herkesin ne kadar faydalandığından bahsettiği, almadığıma bin pişman olduğum bir dersti. Yazık ki ne yazık.”

‘POPÜLİST SAĞI ANLAMAK İÇİN ÇOK ÖĞRETİCİYDİ’

Gazete Duvar’a konuşan dersin asistanı Aybala Bulut ise, “Bölüm-içi değerlendirmelere göre en iyi geri dönüşü olan derslerden biriydi. Totaliter rejimlerin banal siyasi krizler sonucunda nasıl tırmanabildiğini, Avrupa’daki yükselen popülist sağın, yabancı düşmanlığının, ırkçı söylemin sebepleri ve sonuçlarını anlamak açısından çok öğreticiydi” dedi.

Bulut da bu dersi beş yıl önce alanlardan.

Bulut “Bu ders sayesinde faşizmle ilgili teorileri ve yaşanmış örnekleri incelemiş; savaş ekonomisi ve hiper-enflasyonun aslında iktidarların elinde nasıl bir güç aparatına döndüğünü görmüştük. Tek merkezden, keyfi ve hesap verme sorumluluğunu görmezden gelen yönetimlerin politik ve sosyolojik analizini yapmak adına bu ders ve Dilek hoca hepimize çok şey kattı” ifadelerini kullandı.