Tarihin en büyük soykırımlarından biri olan Holokost’u gerçekleştirerek milyonlarca insanın öldürülmesine, sakat kalmasına yol açan Nazi yönetimini eğlence unsuru olarak gören bir grup genç, İstiklal caddesinde Nazi üniformasıyla dolaşıp,
“Munis Tekinalp veya ilk ismiyle Moiz Kohen (1883-1961), Türk düşünce tarhinin önemli ama ihmal edilmiş simalarındandır. Türkçülük akımının ilk mensuplarından, teorisyenlerinden ve propagandistlerinden biri olmasına, bu akımın doğuşu ile gelişimi
Peter Beinart’ın “Being Jewish After the Destruction of Gaza” adlı, 2025 başlarında yayımlanan kitabı ilginç ve tartışmalı kılan, yazarın seküler sol bir çevreden değil, Amerika’daki Siyonist ve dindar
Aileden getirdiğin yemek kültürü, kimliğini şekillendirir. Pişirmeye ve aile sofralarında hikâyelerini anlatmaya devam edersen, bu miras nesiller boyu geçmişle geleceği birbirine bağlar. Bizde bu yemekler böyle pişer.
“Rahmetli büyükannem böyle
Kaynak: TekirdağBakış
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, Çorlu-Çerkezköy yolu üzerinde yer alan tarihi Yahudi Mezarlığı, Osmanlı döneminden kalma bir kültürel miras olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 250 yıllık bir geçmişe sahip olan
15 Kasım 1942 tarihinde Buenos Aires’te, Rus göçmeni Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Daniel Barenboim, beş yaşında piyanonun büyüsüne kapılır. İlk müzik öğretmeni annesi ve babasıdır. Müzik
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudi’nin sistematik biçimde öldürüldüğü Holokost’u konu alan film ve belgesellerin Türkiye’de “Gazze’
“Son dönemin popüler tartışma konusu İsrail-Kürt ilişkileri. Kürtlerin uluslararası arenada tanınmış tek siyasi statüsü Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi olduğu için esas olarak bu “entite” ile İsrail ilişkileri mercek altında
Memleket ve dünyadaki gelişmelerin yoğun gündemi arasında bir “kültür nefesi” sunma şiarıyla, gazeteci Engin Tatlıbal’ın hazırlayıp sunduğu Ajanda Podcast, bu bölümünde İzmir Kemeraltı’na uzanıyor.
Programın konuğu, İzmir Yahudi
Dönemin iklimini özetlemezsek “Azınlık” toplumunu sarsan ve homojenleştirme/Türkleştirme sürecindeki önemli kilometre taşlarından olan, 1927 yılında İstanbul’un en işlek caddelerinden birinde, önemli görevler yüklenen bir aileye mensup eski bir
İstanbul’un Yahudi cemaati için 1934 Trakya Pogromu, doğrudan deneyimlenmemiş olsa da, kolektif bellekte baskın bir travma olarak yer almaktadır; bastırılmış ve sonraki kuşaklara aktarılmayarak unutulmaya terk edilmiştir. Yaklaşık son
İçinden geçtiğimiz dönem, yalnızca siyasal bir yeniden yapılanmayı değil; aynı zamanda etik, epistemolojik ve toplumsal düzeylerde çok katmanlı bir dönüşümü de beraberinde getiriyor. Günümüzde “demokratik normlar” ve “insan hakları” gibi