Laki Vingas: ‘Geniş Toplumu Vatan Sevdamıza İkna Edemedik.’

Fotoğraf: Şalom

Yanyana Projesi 22 ayın sonunda sona ererken Şalom Gazetesi’nden Zehra Çengil Küçük, proje sorumlusu ve RUMVADER’in kurucusu Laki Vingas ile söyleşerek sürecin değerlendirmesini yaptı.

Proje kapsamında öncelikle 4 farklı azınlık grubuna mensup 17 gencin katıldığı ve insan hakları, Avrupa Birliği projeleri ve deneyimsel eğitim konularında bilgi edinmelerine olanak sağlayacak 4 günlük bir eğitim kampı gerçekleştirildi.

Müslüman olmayan toplulukların çağdaş gerçekliğini konu alan, ve sofra metaforundan yola çıkarak hazırlanan sözlü tarih formantında belgesel film Mesut Tufan ve Enis Rıza tarafından hazırlandı. Film İstanbul’da ve Anadolu’nun pek çok yerinde defalarca gösterildi. Salon gösterimlerinde 1000 kişi filmi izledi. Filme parçalar halinde Rumvader’in Youtube kanalından erişmek mümkün.

Sercan Tekin’in yönettiği ve 4 ayrı parçadan oluşan ‘Karşılaşma’ isimli sosyal medya deneyi, Youtube kanalında 50 bin kişi tarafından görüntülendi.

İstanbul, İzmir, Eskişehir, Samsun, Gaziantep, Ankara, Kayseri, Antakya ve Van’da gerçekleştirilen ‘Tanıtma değil Tanışma’ atölyelerine 300’ü aşkın kişi katıldı. Bu atölyelere Avlaremoz yazarlarından Betsy Penso, Selin Toledo ve Dani Baran da ‘kolaylaştırıcı’ sıfatı ile katıldılar.

Proje Kapanış Sempozyumu’nda pek çok önemli isme panelist olmaları için ev sahipliği yaparken, azınlık gruplarının müziklerini ve yemeklerini de katılımcılarla buluşturdu.

14 Ocak’ta filmin bazı parçaları ve Tanıtma değil Tanışma atölyelerinin sonuç videolarından oluşan bir sunum ile bambaşka bir formatta Atina’ya gidecek.

Laki Vingas ile Yanyana Projesi üzerine gerçekleştirilen söyleşinin ise en önemli kısımları şöyle:

“İnsanlar gittiğim söyleşilerde bana Angelopulos’u, Dalaras’ı sordular. Ben de ‘Siz bunları benden daha iyi tanıyorsunuz, ama Türkiye’deki komşularınızı, birlikte paylaştığınız ülkenin insanlarını tanımıyorsunuz’ diyorum. En önemli tespitim bu oldu. Gelecek nesilleri daha bilinçli yetiştirelim istiyoruz. Çok kültürlülükten korkmayan nesiller yetiştirmek lazım” 

Hazırlanan belgeselde yaşanmışlıklarını anlatanlar için: “Sofradakiler yıllarca söylemediklerini ekran önünde ifade etti, travmalarını paylaştıkları bir platform oldu. Amacımız gençleri travmalarla beslemek değil, empati kurulmasını sağlamak. Her yerde farklı gruplar oluşturduk. O belgesel yıllarca izlenecek.” 

“[Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilen atölyeye katılanlar] İlk defa bir Rum’la karşılaştılar, şaşırdım. Ankara’da hocalar da dahil. Rum tariflerimizde anlaşamadık. Beni kravatlı, ceketli, dikkatli konuşmaya gayret eden birisi olarak gördüler, hayalindeki Rum’la pek örtüşmedim. Daha keyifli, masasında rakısı mezesi olan birini bekliyorlardı.” 

“Biz geniş toplumu vatan sevdamıza ikna edemedik. “İstanbul’a gideyim de orada öleyim” diyenler oluyor. Kültürel aidiyetimizle, vatandaşlık aidiyetimiz arasına sıkışıp kalmış insanlar grubuyuz. En büyük endişemiz geleneklerimizi ve kültürlerimizi kaybetmemek.” 

“Gençlerimizi kazanmak istiyorsak geleneksel yapılarımızı daha güncel hale getirecek reformlarımızı yapmamız lazım.” 

Bunları da beğenebilirsiniz...