İçeriğe geç

Roş Aşana İçin Hayati Sorular – Yakov M. Rabkin

Roş Aşana İçin Hayati Sorular – Yakov M. Rabkin
Yayınlanma tarihi:

Kendi kendini yargılamak, başkasını yargılamaktan çok daha zordur. Eğer kendini doğru biçimde yargılamayı başarırsan, işte o zaman gerçek bir bilge olursun.”
— Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens, Bölüm 10. (1)

Yahudi Yeni Yılı Roş Aşana’nın doğası muğlaktır. Tevrat ona Yom Hazikaron – yani hatırlama günü – der. Yine de bizden yalnızca kendi yanlışlarımızı hatırlayıp zarar verdiklerimizden af dilememiz değil, aynı zamanda bize yapılan kötülükleri affedip hafızamızdan silmemiz de istenir. Dahası, bu zorunluluk son iki yıldır sıkça gündeme gelen bir emre aykırı gibi görünür:

Amalek’in sana Mısır’dan çıktıktan sonra yolda ne yaptığını hatırla. […] Amalek’in anısını göğün altından silip atmalısın. Unutma!” (2)

Talmudik bilginler ve onların yüzyıllar boyu süren mirasçıları – Zohar’dan Berdichevli Rabbi Levi Yitzhak’a (1740-1809) kadar bu emrin soykırımsal potansiyelini Amalek’i yeniden yorumlayarak etkisiz hale getirdiler. Amalek’in, her birimizin ruhunun karanlık köşelerinde gizlenen, zayıflara saldırma eğilimi taşıyan kötü dürtüyü temsil ettiğini söylediler (3). Bu yüzden, davranışlarımızı ve niyetlerimizi dikkatle incelemeliyiz. Roş Aşana ve Yom Kipur’a (Kefaret Günü) giden günler, bu türden bir vicdan muhasebesi ve ruhsal arınma için özellikle elverişli kabul edilir.

Rabbi Samson Raphael Hirsch (1808–1888), İsrail ile Amalek arasındaki savaşı, farklı değerler sistemleri arasındaki bir çatışma olarak görüyordu:

“Amalek’in anısı” ifadesini, belirli bir tür hatırlama olarak yorumladı; bir toplum, şiddet eylemleriyle ün kazanan kötü şöhretli zorbalara itibar ettiğinde, “Amalek’in anısını” yaşatıyordu. Dünya, vahşeti kahramanlık olarak yüceltmeyi bırakmalıdır; bu olduğunda Amalek de ortadan kalkacaktır. (4)

Bugünlerde İsrail’de ve başka yerlerde pek çok kişi, Rabbi Meir Kahane’nin (1932-1990) öğretilerinden ilham alıyor. Onun fikirleri, başlangıçta İsrail ana akımı tarafından ırkçı ve aşırıcı olarak dışlanmış – hatta Knesset’ten ihraç edilmişti – ama artık sıradanlaşmış durumda (5). 2023 Ekim’inde İsrail’in güneyine yapılan saldırının ardından İsrailli yetkililer, Filistinlilerin tamamen fiziksel olarak yok edilmesi çağrılarında Amalek’e atıfta bulundular. Gazze Şeridi ve sakinleri yerle bir edilirken askerlerin “Amalek” diye haykırmaları boşuna değil. (6)

Bu durum, Siyonizm ile neredeyse iki bin yıl boyunca gelişen hahamî Yahudilik arasındaki köklü uyumsuzluğun başka bir örneğidir. Siyonist kurucu babalar, nefret ettikleri ve küçümsedikleri Yahudiliği terk etme niyetleri konusunda oldukça açıktılar. Avrupa’nın dışlayıcı milliyetçiliğinden ve Kitab-ı Mukaddes’teki savaş ve fetih sahnelerinin lafzî, haham karşıtı okumalarından ilham alan askerî bir kültür yaratarak, Yahudiliği açıktan reddettiler. Bu nedenle, daha önce de savunduğum gibi, onların Yahudi ahlaki değerlerinden uzaklaşmaları için suçlanmaları doğru değildir. (7)

Aynı şekilde İsrail Devleti de, kendini “Yahudi devleti” olarak adlandırmasıyla çeliştiği için eleştirilmemelidir. Sonuçta bu, ünlü Fransız şaraplarının korumalı menşei gibi (appellation d’origine contrôlée) yasal bir etiket değildir. Siyonistlerin “Yahudi” anlayışı, son iki bin yılın hahamî Yahudiliğine taban tabana zıttır. Ancak Yahudilikte, hangi biçimin meşru olduğunu karara bağlayacak Vatikan benzeri bir otorite yoktur. Kimin bu mirası devralacağını yalnızca zaman gösterecektir.

Bununla birlikte Roş Aşana arifesinde, işledikleri suçlardan dolayı vicdan azabı çeken İsrailli bireyler, Filistinlilere yapılanlar için tövbe edebilirler. Bunun için, daha anaokulundan itibaren zihinlerine kazınmış bazı değer ve inançlardan sıyrılmaları gerekir. İsrailli yazar Amos Oz bunları çok önce, keskin bir alaycılıkla şöyle dile getirmişti:

“Çektiğimiz acılar bize adeta dokunulmazlık belgeleri, ahlaki bir açık çek vermiştir. Onca pis goyim’in [Yahudi olmayanların] bize yaptıklarından sonra, hiçbiri bize ahlak dersi verme hakkına sahip değildir. Biz ise tam tersine, kurban olduğumuz ve çok acı çektiğimiz için bu ahlaki açık çeke sahibiz. Bir kez kurban, daima kurban; ve kurbanlık, sahibine ahlaki muafiyet sağlar.” (8)

Geleneksel Yahudi değerleri içinde odaklanmamız gereken, hem bireyler hem de topluluk olarak bizim neleri yanlış yaptığımızdır. Bu kolay değildir, çünkü çoğu zaman kendi kolektif günahlarımız için tövbe etmek yerine, başkalarını günahkâr ilan etmeyi tercih ederiz. İşte bu şekilde, “kendini haklı görme” günahına düşeriz.

Kendimizi Gazze’de soykırımcı bir şölende eğlenen askerleri de kapsayan bir topluluğun parçası olarak mı görüyoruz? Onlar “kaçırılmış bebekler” (tinok she nishba) olup yeniden eğitilerek aramıza alınmaları gereken kişiler mi, yoksa artık Yahudi topluluğunun parçası saymamalı mıyız? Kabile sadakati onları içeri almamızı ister; ama aynı kabilecilik, “ülkem haklı ya da haksız” diyerek İsrail’e koşulsuz destek vermenin de temelidir. Bazıları, biyolojik akrabalık değil, fikir ortaklığının sadakatimizi belirlemesi gerektiği sonucuna varabilir.

Üstelik, bu yıkımı durduramazken, verilen zararı onaramazken ya da bu şiddetin hayatta kalanlarından özür dileyemezken, Gazze’de bizim adımıza işlenen suçlar için nasıl tövbe edebiliriz? Bunlar, Vidui – geleneksel günah itirafı – duasını okurken üzerine düşünülmesi gereken zor sorulardır. Kimileri, geleneksel metne açıklamalar eklemiştir. Kanada’daki Independent Jewish Voices’un önerisi şöyledir:

Bagadnu (ihanet ettik). Filistinlileri insanlıktan çıkarıp şeytanileştirerek, her bir yaşamın bir evren barındırdığına dair Yahudi değerine ihanet ettik.
(Herkes: ashamnu) Siyasetçilerimiz, medyamız ve ana akım kurumlarımız; bu soykırımı mümkün kılmak için, ırkçılığa dayalı, Filistin karşıtı, Oryantalist, İslamofobik ve Arap karşıtı iftiraları yayarak zemin hazırlamaya ortak olmuştur. (9)

Peki, bu Yahudi değerine tam olarak nasıl ihanet ettik? Şiddete ortak olan siyasetçilere oy vererek mi? Muhalefeti susturan kurumları destekleyerek mi? İsrail’in suçlarını sürekli aklayan ana akım medyayı kullanarak ve böylece destekleyerek mi? İşte Roş Aşana’ya hazırlanırken ortaya çıkan bazı zor sorular bunlardır. Yanıtlar kolay gelmeyebilir – hatta hiç gelmeyebilir – ama bunları düşünmek, özellikle bu yıl, ciddiyetle yapılması gereken vicdan muhasebesinin bir parçasıdır.

İyi bir yıl için deftere yazılasınız!

לשנה טובה תכתבו!


1 “Kendi kendini yargılamak, başkalarını yargılamaktan çok daha zordur. Eğer kendini doğru biçimde yargılamayı başarırsan, işte o zaman gerçekten bilge bir insansın.”

2 Deuteronomy 25:17-19.

3 For example, Zohar, 3:160a; http://berdichev.org/amalek.htm

4 https://jewishjournal.com/commentary/opinion/344089/amalek-and-the-problem-of-human-cruelty/

5 https://mondoweiss.net/2020/01/kahane-the-prophet/

6 https://www.youtube.com/shorts/qb_oBSAZjDs

7 https://www.avlaremoz.com/2025/09/05/dont-blame-israel-for-violating-jewish-ethics/

8 Oz, Amos, The Slopes of Lebanon, San Diego, Harcourt, Brace and Jovanovich, 1989, p. 40.

9 /content/files/wp-content/uploads/2024/10/days-of-awe-5785-docx-compressed.pdf; a more complete list of resources can be found here:

Independent Jewish Voices

Jewish Voice for Peace

Tzedek Chicago

Diğer Gruplar

Bu kategoride daha fazla: Makaleler

Tümünü gör

Daha fazlası: Yakov M. Rabkin

Tümünü gör