İçeriğe geç

Bir Hücrenin Adında Kim Yaşar? - Yakup Cemel

Yazan Yakup Cemel
Bir Hücrenin Adında Kim Yaşar? - Yakup Cemel
Rosenthal Lifleri

Bazı isimler bilime, bilim tarihine öyle biçimde girer ki, bir süre sonra onların aslında bir insana ait olduğunu unuturuz. Bir hastalığın adında, bir hücrenin tanımında ya da bir mikroskop görüntüsünün yanında duran bir isim olarak kalır. Hasta dosyalarında, raporlarda bir iki kelime olarak karşımıza çıkarlar. Okur, söyler, geçeriz.

Alzheimer hastalığı, Down sendromu, Tourette sendromu, Rosenthal lifleri, Reed-Sternberg hücresi, Wegener Granülomatozu gibi isimler de ilk bakışta tıp dünyasına ait, anlamını yalnızca uzmanların bildiği kelimeler gibi duruyor. Oysa bu isimlerin her birinin arkasında gerçek insanlar, farklı hayatlar ve dönemin siyasi koşulları var. Bazılarının hikâyesinde bilimsel merak, bazılarında göç ve savaş, bazılarında ise dönemin siyasi koşullarının bıraktığı ağır izler bulunur.

Laboratuvarda mikroskopta görülen küçücük bir yapı, onu ilk gören insanın adını bilim tarihine kazıyabilir. Tıp tarihine biraz daha yakından bakınca, hastalıkların, hücrelerin, dokuların, organların arasında aslında insanların hikâyelerini de görmeye başlarız. Rosenthal lifleri bunun çarpıcı örneklerinden biridir.

Werner Rosenthal 1870 yılında Berlin'de doğmuş bir Alman patologdur. Üniversitelerde patoloji ve bakteriyoloji alanında çalışır. Almanya’da akademik görevler üstlenir. 1898 yılında, sinir sistemiyle ilgili bir tümörün çevresindeki dokuyu mikroskop altında incelerken bugün kendi adıyla anılan bazı yapıları tarif eder.

Werner Rosenthal (1870-1942) Kaynak: https://www.wikidata.org/wiki/Q9372070

Rosenthal'ın gördüğü şeyleri bugünün diliyle anlatmak kolay değildir. Kendisi bunları, bir ucu kalın, diğer ucu sivri, dalgalı küçük yapılara benzetmiştir. Yıllar sonra bu yapılar “Rosenthal lifleri” olarak anılmaya başlar. Bugün bu lifleri özellikle bazı beyin hastalıklarında ve tümörlerinde görürüz. Rosenthal liflerini en belirgin biçimde Alexander hastalığında karşımıza çıkar. Bu, beynin bazı destek hücrelerini etkileyen nadir bir genetik hastalıktır. Hastalarda nöbetler, hareket güçlüğü, konuşma ve yutma sorunları ortaya çıkarabilir. Rosenthal'ın bir asırdan uzun süre önce mikroskop altında gördüğü yapıların önemi, bugün bu hastalık sayesinde çok daha iyi anlaşılır.

Fakat o dönemde o kadar da iyi anlaşılmamıştır. Nazilerin iktidara gelmesinden sonra Rosenthal'ın akademik hayatı sona erer. Kendisi hayatı boyunca Protestan olarak yaşamıştır. Ancak babasının Yahudi kökenli olması Nazi rejiminin onu hedef alması için yeterli olmuştur. 1934'te görevinden uzaklaştırılır. Rosenthal ailesi daha sonra Hindistan'a gider. Werner Rosenthal, Mysore Üniversitesi'nde patoloji ve bakteriyoloji bölümünün başına geçer. Almanya'da elinden alınan akademik hayatını dünyanın başka bir yerinde yeniden kurmaya çalışır.

1939'da II. Dünya Savaşı başladığında, İngiliz sömürge hükümeti Werner'i (enemy alien) “düşman yabancı” olarak tutuklar. 1942'de ise bir toplama kampında hayata gözlerini yumar. Bütün bu hikâyenin sonunda, patoloji kitaplarında geriye iki kelime kalır: “Rosenthal lifleri”

Benzer bir durum, Hodgkin lenfomasında karşımıza çıkar. Hodgkin lenfoması, lenf sistemini etkileyen bir kanser türüdür. Hastalık çoğunlukla lenf düğümlerinde büyüme, halsizlik, kilo kaybı ve gece terlemesi gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu hastalıkta görülen Reed-Sternberg hücrelerinin hikâyesinde Carl Sternberg ve Dorothy Reed'in isimleri yan yana gelir. Carl Sternberg 1898'de bu hücreleri tanımlar. Dorothy Reed ise 1902'de yaptığı çalışmada hücreleri daha ayrıntılı biçimde inceler ve Hodgkin hastalığının, tüberkülozun bir biçimi olmadığını savunur. O dönemde doktorlar hastalığın nedenini henüz bilmez. Sternberg hastalık ile tüberküloz arasında ilişki olduğunu düşünürken Reed bunun ayrı bir hastalık olduğunu ileri sürer. İkisinin çalışmaları, bugün “Reed-Sternberg hücresi” olarak bildiğimiz yapının tanımının temelini oluşturur. Burada hoş bir ayrıntı daha vardır. Bugün bir patolog bu hücreyi gördüğünde “baykuş gözü” benzetmesini kullanır. Hücrenin yan yana duran iki büyük çekirdeği, bir baykuşun gözlerini andırır. Yüz yılı aşkın süre önce bir mikroskop başında yapılan gözlem, yıllar içinde öğrencilerin zihninde bir hayvana dönüşür. Önce bir insanın adıyla, sonra bir benzetmeyle.

Reed-Stenberg Hücresi Baykuş Gözü Görünümü

Bir hastalığa ya da hücreye verilen isim, sanıldığının aksine her zaman kalıcı olmaz. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Wegener granülomatozudur. Bugün bu hastalık daha çok granülomatozis polianjit olarak adlandırılır. Eski adı ise Friedrich Wegener'in soyadını taşır. Wegener, 1930'lu yıllarda burun, sinüsler, akciğerler ve böbrekleri etkileyebilen bu hastalığın özelliklerini ayrıntılı biçimde tanımlar. Onun çalışmaları hastalığın anlaşılmasında önemli bir yer tutar ve bu nedenle hastalık uzun yıllar “Wegener granülomatozu” olarak anılır. Daha sonra Wegener'in Nazi dönemiyle ilişkileri araştırma konusu olur. Nazi Partisi üyeliği ve çeşitli Nazi örgütleriyle bağlantıları hakkında bilgiler ortaya çıktıkça, tıp dünyasında onun adının bir hastalıkta kullanılmaya devam edilip edilmemesi tartışılır. Bu etik tartışma 2010 ve 2011 yıllarında önemli meslek kuruluşları hastalığın adının granülomatozis polianjit olarak değiştirilmesini önerir. 2012 Chapel Hill sınıflandırması da bu isimlendirmeyi benimser. Burada önemli bir ayrıntı vardır: Wegener'in Nazi dönemiyle ilişkileri konusunda tam bir görüş birliği bulunmaz. Bazı araştırmacılar Nazi bağlantılarını güçlü biçimde vurgularken, bazıları daha ağır suçlamaların yeterli kanıtla desteklenmediğini savunur. Sonuçta hastalığın adı değişir ve günümüzde granülomatozis polianjit adı yaygın olarak kullanılır.

Friedrich Wegener (1907-1990) Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/Friedrich_Wegener

Tıpta insan isimleri çok yaygındır. Alzheimer, Parkinson, Hodgkin, Crohn, Guillain-Barré… Bir ismi hastalığa verdiğimizde aslında yalnızca hastalığı adlandırmış olmuyoruz. Bir insanı da bilim tarihinin içine yerleştiriyoruz. Rosenthal'ın hikâyesinde ise tuhaf bir karşıtlık vardır. Nazi rejimi onun hayatındaki Yahudi kökenini gerekçe göstererek akademik kimliğini elinden alır. Savaş sırasında başka bir devlet onu Alman olduğu için hapseder. Buna rağmen mikroskopta gördüğü küçük yapılar onun adını taşımaya devam eder. Wegener'de ise bunun tersi bir durum görüyoruz. Bir bilim insanının adı, Nazi dönemiyle ilişkileri nedeniyle hastalığın adından çıkarılır. Birinde isim kalır, insanın hayatı neredeyse unutulur. Diğerinde isim çıkarılır, hastalık yaşamaya devam eder. Belki de burada asıl mesele bir ismi silmek ya da korumak değildir. İsmin arkasındaki insanı hatırlamaktır.

Rosenthal liflerini gördüğümüzde, 1898'de mikroskop başında duran bir bilim insanını hatırlamak mümkündür. Reed-Sternberg hücresine baktığımızda, bundan yüz yılı aşkın süre önce hastalığın ne olduğunu anlamaya çalışan Sternberg'i ve Dorothy Reed'i düşünebiliriz. Bir hastaya “granülomatozis polianjit” tanısı konduğunda ise artık yalnızca bir kişinin soyadını değil, hastalığın kendisini tarif eden bir adı kullanırız. Bilimsel bilgi, onu ortaya koyan insanlardan daha uzun yaşar. Mikroskopta gördüğümüz bir hücre bazen sadece bir hücredir. Bazen ise arkasında bir yaşam, bir hikâye ve bir dönem saklıdır. Bu nedenle kimi zaman bir ismin neden korunduğunu, kimi zaman da neden tarihten silindiğini sormak gerekir.

Kaynakça:
Mani H, Jaffe ES. Hodgkin lymphoma: an update on its biology with new insights into classification. Clin Lymphoma Myeloma. 2009 Jun;9(3):206-16. doi: 10.3816/CLM.2009.n.042. PMID: 19525189; PMCID: PMC2806063.
Lima AM, Torraca Pde F, Rocha SP, Santiago CM, Ferraz FH. Granulomatosis with polyangiitis, a new nomenclature for Wegener's Granulomatosis--Case report. An Bras Dermatol. 2015 May-Jun;90(3 Suppl 1):101-3. doi: 10.1590/abd1806-4841.20153455. PMID: 26312687; PMCID: PMC4540521.

Bu kategoride daha fazla: Göç Yolları

Tümünü gör
Badem Ezmesi'nin Yolculuğu - Ali Sözal

Badem Ezmesi'nin Yolculuğu - Ali Sözal

Yazan Avlaremoz
/

Daha fazlası: Yakup Cemel

Tümünü gör
Hem Hayvan Hem Gergedan -  Yakup Cemel

Hem Hayvan Hem Gergedan - Yakup Cemel

Yazan Yakup Cemel
/