Hayri Çavuş’un Not Defteri: ”İptal ettik ama kutladık, Migros ihraç edilmedi”

Hayri Çavuş buralarda yaşar. Gözlem yapar, bazen gözlemlerini not alır. Bazen de notlarını buraya aktarır.

Uzunca bir süredir notlar birikti, bir kısmını hafifletme zamandır. Ne oldu, uzun zamandır yazmıyorsun soruları da geliyor zaten, haydi başlayalım.

Neler neler oldu, başlıktan anlaşılacağı üzere kafalar karışık, açmaya çalışalım becerebildiğimiz kadar…

Terör yok, ne alarmı?

İstanbul’da terörün hem alarmı hem de kendisi oldu mesela. Hem Amerikan ve Alman başkonsoloslukları neredeyse eş zamanlı ve benzer ifadelerle vatandaşlarına yönelik güvenlik uyarıları yayınladılar. Basında, sosyal medyada oldukça tartışıldı bunlar, detayına girmeyeceğim. Ama ilginç bir şey daha oldu. Alman okulu, bu uyarıları dikkate alarak tatile girdi. Tabii hemen Valilikle deyim yerinde ise papaz oldular. Ne de olsa meteoroloji yoğun ve şiddetli kar yağışı uyarısı yapmamıştı. Okulu tatil etmek te ne oluyordu?

ValiKızdı

İstanbul bunlarla çalkalanırken Yahudilerin etkilenmemesi olanaksızdı. Özel Musevi Lisesi, adı üstünde Alman olmadığından okulu tatil edemedi. Neyse ki yardıma Yahudi takvimi koştu. O haftaya tesadüf eden Purim Bayramının öncesinde Taanit Ester ve arkasından da Purim Şuşan sayesinde veliler o hafta daha çocuklarını birkaç gün evde tutarak bir nebze rahatlayabildiler.

O hafta sonu Purim kutlanamadı. Ya da her şeye rağmen kutlandı. Kafanız karışmasın, İstanbulda bu konuyu soracağınız Yahudiler size bu iki cevabı da verebilirler. Olay şöyle, bayram gecesi sinagoglar açıktı. Purim bayramı ritüeli gereği Megilat Ester sinagoglarda okundu. Ancak İstanbul Yahudi toplumunun uzun yıllardan beri gelenekselleştirdiği her sene Purim haftasında geniş katılımla düzenlenen büyük kutlama iptal edildi. Son olarak yine bu bayramın kutlama geleneği olan yemeli içmeli büyük Purim kıyafet balosu ise her şeye rağmen iptal edilmedi yapıldı. Umarım bu paragrafın başındaki çelişkili sözlerimi anlatabilmişimdir.

Geçen Aralık ayında Ortaköy meydanında, “dışarıda” yapılan Hanuka bayramı kutlaması ile karşılaştırılınca ne kadar büyük bir tezat var. Sadece birkaç ay içinde gelinen nokta çok düşündürücü. Ülkenin genelinin de yine sadece birkaç ay içinde geçirdikleri ile karşılaştırılınca parallellikler görülebilir. Türk Yahudi toplumu “hepimiz aynı gemideyiz” derken çok haklı.

İhraç mı istifa mı?

Yukarıda bahsettiğim yabancı konsoloslukların uyarısı ne yazık ki doğru çıktı. İstiklal caddesinde üç İsrailli bir İranlı turistin ölümü, 20 ye yakın kişinin yaralaması ile sonuçlanan terör saldırısının ardından ortaya çıkan antisemit söylem dalgasını Avlaremoz geniş bir şekilde haberleştirdi. Haberleştirilen bu söylemlerden üzerinde en çok konuşulanı Ak Parti Eyüp Kadın Kolları Tanıtım ve Medya Birim Başkanı İrem Aktaş oldu. Aktaş sonradan kapattığı Twitter hesabından İstanbul’daki patlamanın ardından İsrailliler için “Keşke yaralanmayıp hepsi ölselerdi” şekilnde tweet attı. Bunun hemen ardından AK Parti Eyüp İlçe Kadın Kolları Başkanı Hatice Yücel ise bir teşkilat üyesinin Beyoğlu’ndaki terör saldırısında yaralanan İsrail vatandaşlarını hedef alan tweetinin AK Parti’nin görüşlerini yansıtmadığını, paylaşımı yapan partinin ilçe kadın kolları üyesi için ihraç sürecinin başlatıldığını bildirmişti.

AK Parti İstanbul Kadın Kolları Başkanı Şeyma Döğücü ise verdiği bir mülakatta başka bir şey söyleyerek iyice kafaları karıştırdı. Döğücü’ye göre İrem Aktaş’ın partiden ihraç edildiği doğru değil, Aktaş kendisi istifa etti.

IstifaDegil

Sanırım İstanbul Kadın Kolları Başkanlığı, parti içi hiyerarşide Eyüp Kadın Kolları Tanıtım ve Medya Birim Başkanlığına göre daha yüksek bir mevki olmalı. Sizi bilmem ama ben ihracın söz konusu olmadığına inanıyorum galiba. Birileri fikri takip yapar da araştırırsa gerçeği öğrenebiliriz umarım.

Yerlisi yetmez yabancısı da gelsin

skynews

Tüm bu olup bitenler yetmezmiş gibi, bir de İngiliz Sky News kanalı 28 Mart Pazartesi gecesi yayınladığı haberinde IŞİD’in İstanbul’daki özellikle Yahudi okulları ve kurumlarını hedef alan saldırılar planladığını duyurdu. O hafta içinde bütün olan bitenin üstüne deyim yerinde ise tüy diken bu haber, herkesin kimyasını bozdu. Türk Musevi Cemaati (TMC) ilk tepkisini twitter hesabından İngilizce tweet atarak verdi.

TMCingilizce

Ardından yine aynı TMC twitter hesabından öğrendiğimize göre Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun talimatı ile İl Emniyet Müdürü ve birçok yetkili konuya yakın ilgi gösterdiler. İzleyen Cumartesi günü ise İstanbul’da normal ibadetlerine devam eden tüm sinagoglara o ilçelerin belediye başkanları katıldılar, TMC ‘nin ifadesi ile “bu zor günlerimizde bizlerle oldular”.

TMCTesekkur

TMC yetkilileri için oldukça çetin günler olduğunu tahmin etmek hiç zor değil. Umarım çabuk atlatılır ve rutine dönüş hızlı olur.

 Bir Migros vardı hani ne oldu o iş?

Oysa geçen ay ne güzeldi. Migros’un raflarında arz-ı endam eden Kavgam kitabını dert ediyorduk. Hatırlayacaksınız, konuyu Şalom gazetesinin haberi ile öğrenmiştik. Ne yazık ki devamını öğrenmek mümkün olmadı. Şalom gazetesi bu haberin üstüne gitmemeyi tercih etti. Haberde Türk Yahudi Toplumu’nun sosyal medya üzerinden büyük tepki verdiği söyleniyordu, gazetenin izleyen sayılardaki sessizliğine bir anlam vermek mümkün değil.

Hayri Çavuş kulunuz da, konuyu geçen yazısına taşımıştı. Aradan geçen zaman Migros yaklaşan Pesah bayramı vesilesi ile Matsa satışlarına başladı. Belki bir kutu Matsa alana bir Kavgam bedava kampanyası falan yapmışlardır, bilemiyorum. Şaka bir yana bu iki ürünün mağaza raflarındaki birlikteliği belki de tipik bir Türkiye fotoğrafıdır. Araştırmacı gazeteci değilim ancak sürekli alışveriş ettiğim Migros mağazasında söz konusu kitabın satıldığını söyleyebilirim, ama bu kadar. Gerisini takip etmedim, ne TMC yönetimi ne de Şalom gazetesi konunun üzerinde durmamayı seçtilerse benim vehmettiğim kadar da önemli değilmiş demek ki.

pesahgeldi

Bu seferlik te bu kadar olsun. Tüm Yahudi dost ve okurlarımın yaklaşan Pesah bayramını kutlarım. Aşata aha avde, leşana abaa beaara deisrael bene horin.

Hayri Çavuşunuz

Bunları da beğenebilirsiniz...