Beyazperdede Yahudi Soykırımı

Yahudi Soykırımı, dünya sinemasında en çok işlenen konular arasında. Holokost’u konu alan ve en çok izlenen filmlerden bir derleme…

Film, Oskar Schindler adlı bir Alman işadamının 2. Dünya Savaşı zamanında Polonya’da kurduğu fabrikada Yahudi işçileri çalıştırması ve bu sayede 1100 Yahudi’nin hayatını kurtarmasını konu alıyor. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan film, ünlü yönetmen Steven Spielberg’in en önemli yapıtları arasında sayılan ve ona Oscar kazandıran bir yapımdır. Film, 1994 yılında 12 dalda Oscar’a aday olmuş ve 7 dalda ödül kazanmıştı. Filmin kazandığı Oscar’lar şöyle : En İyi Film, Yönetim, Kurgu, Sanat Yönetimi, Görüntü, Özgün Müzik ve Senaryo Uyarlaması.

2. Sophie’s Choice (1982)

Sophie, Nazi kamplarından kurtulmuş ve Nathan’ın varlığı ile yaşamak için bir neden bulabilmiş bir kadındır. Onun 1947’de geçen hikayesi, genç yazar Stingo’nun ağzından anlatılıyor. Stingo, bu ikili arasındaki inişli çıkışlı ve zorlu aşkın şahidi konumundadır. Sophie devamlı kabuslar ve huzursuzluk veren hayaller görürken, Nathan da soykırım takıntısı yüzünden şizofreniye varan şiddetli krizler ile baş etmeye çalışmaktadır. Stingo, kadının koluna damgalanmış numarayı görünce yaşadıklarını öğrenmek ister. Sophie deneyimlediklerini paylaştıkça, ilişki içindeki sorunların kaynağı da yavaş yavaş aydınlanmaya başlar: Sophie, kampta Naziler tarafından hayatı boyunca kendisinde derin yaralar bırakacak bir karar almaya zorlanmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nı Yahudi kampları ve bir annenin çaresizliği üzerinden anlatan Sophie’nin Seçimi, savaş sonrası oluşan ruhsal etkilere de ışık tutuyor.

3. La vita è bella (1997)

İkinci Dünya Savaşı’nın birkaç yıl öncesini anlatarak başlayan filmde başkahramanımız hayat dolu Guido’nun güzeller güzeli öğretmen Dora’ya vurulur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında savaş patlak verir. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğluna esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir.

İkinci Dünya Savaşı’nın sivillerin üzerindeki yıkıcı etkisini beyaz perdeye en iyi uyarlayan filmlerden biri olan Hayat Güzeldir, tüm olumsuzluklara rağmen her daim bir umut ışığı olduğunu adında olduğu gibi, içeriğinde de barındırıyor. Gösterime girdiği dönem büyük ses getiren film Akademi’nin de büyük ilgisine nail olup, En İyi Yabancı Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Müzik olmak üzere üç dalda Oscar ödülü kazanmıştı.

4. Kapò (1960)
Kapo, bir toplama kampı hikayesi. Kapo; 14 yaşındaki Yahudi Edith’in hikayesini anlatıyor. Hayat dolu bir küçük kızın hikayesini. Paris’ten Auschwitz’e gidişi ile başlıyor film. Ailesinden ayrılıp, gaz odasına gönderilmek üzereyken kaçan Edith, ailesini ararken bir koğuşa girer.Bundan sonrasında Edith, Nicole ismiyle hayata tutunmaya çalışacaktır.
5. Holocaust (1978 Mini-Series)
1978 yapımı mini dizi. Almanya’da Yahudi bir ailenin yaşadıkları üzerinden soykırımın hikayesini anlatılıyor.
6. The Pianist (2002)
Roman Polanski’nin üç Oscar kazanan filmi İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir dramı konu alır. Polonya’lı ünlü piyanist Wladyslaw Szpilman’ın anılarını anlattığı aynı isimli kitaptan sinemaya uyarlanan film, Nazi işgali altındaki Polonya’da yaşamanın imkansızlaştırıldığı bir dönemde, bir şekilde esir kampına gitmekten kurtulan ünlü piyanistin Varşova’nın kenar mahallelerindeki hayatta kalma mücadelesine odaklanır. Varoşlarda tam anlamıyla sefil bir hayat süren müzisyen, diğer halkla birlikte, kıtlığa ve aşağılanmalara maruz kalsa da kahramanca mücadele edecektir. Günü gelip oradan kaçma şansı bulduğundaysa başkentin harabelerine sığınacak, beklemediği bir anda gelen bir yardımla umudunu yeniden kazanacaktır.
7. Train de vie (1998)
Yahudilerle dolu bir köy, ansızın Naziler’in gelmekte olduğu haberi ile sarsılır. Haberi veren köyün delisi Shlomo’dur. Yıl 1941’dir. O sırada diğer civardaki tüm köylerde Yahudiler çoktan öldürülmüşlerdir bile. Sıra kendilerine gelmiştir ve kimsenin ne olacağı belli değildir. Bir şekilde hayatta kalmak zorundadırlar. Tüm köy halkı Rabbi’nin önderliğinde birlikte bir karar vermeye çalışırlar. Shlomo ortaya enteresan bir fikir atar. Söz konusu Naziler’i bir trenle kandıracaklardır. Trendeki insanların bir kısmı Nazi subayları rolüne girecek, diğer kısmı da sürülen Yahudileri oynayacaktır. Trenin makinisti köylülerden olacaktır. İşte bu hayali hayat trenidir onların tek kurtuluş yolu.
8. Sorstalanság (2005)
Büyüme çağındaki Gyuri Köves ilk gençlik yıllarının heyecanını yaşaması gereken günlerde Avrupa’nın karanlık çağlarına denk gelmiştir. Bütün Yahudiler toplumdan soyutlanmakta ve insanlık dışı muamelelere maruz kalmaktadır. Günün birinde işe giderken yaptığı basit bir hata Gyuri’nin nerdeyse hayatına malolur. Tutuklanır ve tarih sayfalarının en karanlık noktasında yer alan Auschwitz kampına gönderilir. Ölümün yaşama tercih edildiği, tüm kavramların değerini yitirdiği uğursuz toplama kampına.

9. Playing for Time (1980)

II. Dünya Savaşı sırasında, müzisyen ve kabare sanatçısı, Fransız Yahudi Fania Fenelon Goldstein, Paris’ten Auschwitz kampına gönderilir. Gardiyanlar eşyalarına el koyar ve saçlarını kazır. Bir gün, güçten düştüğünde, birilerinin Giacomo Puccini’nin Madama Butterfly eserini söyleyebilen mahkum olup olmadığını sorduğunu duyar ve böylece bir grup müzisyenle birlikte Naziler için müzik yapmaya başlarlar.

10. The Grey Zone (2001)
Trajedilerin en keskin ve yıllar boyu hatırlananlarından bir dönem geliyor karşımıza. Savaş insana dair her şeyin biçimini değiştirecek denli güçlü bir zehir etkisi yaratabiliyor her dönemde. İkinci Dünya Savaşı, Auschwitz kampında kurulan gaz odalarında ölüme gönderilen Yahudilerin yaşadığı korkunç trajediye ek olarak bir de, onları ölüme göndermeleri için seçilen bir grup Yahudi’nin trajedisi de yaşanmaktadır. Sonderkommandos adı verilen grup büyük bir ahlaki ikilemle karşı karşıya bırakılır. Grubun kendi aralarında örgütlemeye çalıştıkları, Auschwitz tarihindeki ilk silahlı eylemi harekete geçirmeye hazır oldukları bir sırada, gaz odalarında hayatta kalmayı başarmış 14 yaşındaki bir kız çocuğunu bulurlar. Bu kızı kurtarmak uğruna ya hazırladıkları başkaldırı eylemini bir kenara bırakacak ve diğer binlerce insanın kurtarılma umudunu hiçe sayacaklardır ya da onca eziyete rağmen hayatta kalmayı başarabilmiş olan bu ufak kızı ölüme terk edeceklerdir. Yapılması beklenen seçimin vicdan boyutu tarifsiz ölçüde keskindir.

11. Bent (1997)

Max bir gaydir ve Naziler tarafından Dachau çalışma kampına yollanır. Gay olduğunu reddetmeyi dener ve pembe üçgen (Eşcinseller için kullanılır) yerine sarı üçgen (Yahudiler için kullanılır) alır.  Kampta, koğuş arkadaşı pembe üçgeni gururla taşıyan Horst’a aşık olur.

12. Mr. Klein (1976)

1942 yılında Paris’te geçen filmde, Robert Klein, tüm mal varlığını yok pahasına satıp savan Yahudilerin sanat eserlerini kelepir fiyata alan bir sanat simsarıdır. İsim benzerliği sebebiyle evine gelen Yahudi gazetesinden rahatsız olur ve resmi makamlara Yahudi olmadığını ispatlamaya çalışır fakat başarılı olamaz.

13. Die Fälscher  (2007)

Nazilerin Bernhard operasyonu, tarihin en büyük kalpazanlık öyküsüdür. Yahudi mahkumlar iyi muamele görmek ve Nazi iktidarını uzatmak konusunda ikilemde kalır.

14. Inglorius Basterds (2009)

II. Dünya Savaşı’nda Nazi işgalindeki Fransa’da, Yahudi ABD askerlerinin kurduğu bir grup, Nazi liderlerine karşı suikast hazırlığına girişir. Ailesi Naziler tarafından katledilen ve kimliğini saklayan genç bir Yahudi kadın da, Yahudi askerlerden habersiz bir şekilde, aynı planı gerçekleştirmeye çalışır.

15. L’armée du crime (2009)

Şair Missak Manouchian, Nazi işgaline karşı, liderliğini yaptığı, gençlerden ve mültecilerden kurulu ordusuyla yeraltı savaşı vermektedir.  22 erkek ve bir kadın, ilkeleri ve özgürlük uğruna savaşmaktadır. Bir Nazi generalini bile öldürdükleri mücadeleleri hakkındaki haberler, Berlin’e bile ulaşmıştır.

Bunları da beğenebilirsiniz...