Metin Sarfati Bu Toprakların Yahudi Entellektüelleri Hakkında Konuştu

4 Ekim 2018 günü Burak Tatari, Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Fransızca Kamu Yönetimi’nden Prof. Dr. Metin Sarfati’yi Medyascope’taki programında ağırladı.

Entellektüelsiz Kalınca: Bu Toprakların Yahudi Toplumuna İlişkin Gözlemler başlıklı sohbette Metin Sarfati öncelikle entellektüelin tanımını yaparak, Freud, Proust, Christoph Colomb, Spinoza gibi uygarlık getiren kişilerin neden bu topraklarda yetişmediğini gençliğinden beri sorguladığını açıkladı.

Entellektüelliğin doğuşu için dinin yavaşça dogmatik yapısından sıyrılması gerektiğini belirten Sarfati, sanılanın aksine içinde ticaretin de bulunması gereken bir ortamın hazır olması gerektiğini belirtti. Ticarileşme ve bu ticarileşmenin gözlem altına alınmasının özgürleşmeyi getireceğini savunan Sarfati, günümüzde bu topraklarda zenginleşmenin özgürleşme olmaksızın da gelebildiğini bu sebeple entellektüel kimsenin yetişemediğini iddia ediyor.

İktisadi toplumun özüne dokunup eleştiren kimse olmadığının altını çizdiği gibi günümüzde hiç bir din adamının da haz toplumuna ilişkin bir eleştiri yapmadığını söylüyor. Sarfati ancak bunları eleştirenlerin günümüzde entellektüeller olduğunu söylüyor.

Sarfati, bu topraklarda bireysel Nazım Hikmet, Yaşar Kemal gibi tekil örnekler yetişmiş olsa da uygarlığa ivme verecek radikal bir kopuşun olmadığını, bu sebeple entellektüel yetişmediğini belirtiyor.

Bu toprakların Yahudi toplumundan neden bir Kafka çıkmadığını sorgulayan Sarfati, kendisine örnek olabilecek kimsenin çıkmadığından yakınıyor. İspanya’dan kaçarak Portekiz üzerinden Amsterdam’a gelen Spinoza’nın siyah saçlı siyah gözlü bir Sefarad Yahudisi olduğuna dikkat çekerken, aynı tarihlerde aynı rotalardan geçerek Amsterdam yerine Osmanlı topraklarına gelen dedelerinin Spinoza olamadığını belirtiyor. Bunun sebeplerinden birini ise dinin bu topraklarda hiç bir zaman yeniden ele alınmayışı olduğunu belirtiyor. Yahudi bir filozof olan Moses Mendelssohn’un yorumunu örnek gösteriyor: ‘Din orada yazıldığı şekilde yorumlanmak zorunda değildir. Gelin yeni baştan yorumlayalım.’  Sarfati bu topraklarda hiç bir hahamın dine böyle yaklaşmadığını belirtiyor.

Bu topraklardaki Türk toplumu ile Yahudi toplumunun birbirine benzediğine kanaat getiren Sarfati, bu toplumların zenginliğin de facto erdemi içerdiğini düşünmelerinden yakınıyor. Konuşmanın konusunun ‘Dolar ne olacak‘ olması halinde çok daha fazla kişinin yayını izleyeceğini belirtiyor.

Metin Sarfati bu tarz konulara Şalom Gazetesi’ndeki köşesinde yer vermeye devam edeceğini belirtiyor. Metin Sarfati’nin Şalom Gazetesi’nde yayınlanan son yazısını okumak için buraya tıklayın.

Yayının tamamını izlemek için buraya tıklayın.

Bunları da beğenebilirsiniz...