‘Yanyana’: Tekçilik dayatmasına bir karşı koyuş hikayesi

Rum Vakıfları Derneği tarafından yürütülen proje kapsamında geçtiğimiz ay ilk gösterimi gerçekleştirilen belgesel Türkiye’nin birçok kentinde gösterime giriyor.

Kaynak: Artı Gerçek

Zengin Anadolu coğrafyasında yer alan fakat, milliyetçi “tekçilik” politikaları ile yok olan Türkiye’nin kültürel çeşitliliği konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen “Yanyana Ortak Bir Gelecek” projesi kapsamında 85 dakikalık bir belgesel film hazırlandı.

Türkiye’de, Rum Vakıfları Derneği (RUMVADER) tarafından yürütülmekte olan bu Avrupa Birliği (AB) projesi, geçtiğimiz ay ilk gösterimi gerçekleştirilen Yan Yana adını taşıyan belgesel film ile Türkiye’nin çeşitli kentlerine uzanıyor.

Proje yürütücülerinin açıklamalarına göre; “Yanyana Ortak Bir Gelecek” projesi, Türkiyeli gençlerin, coğrafyanın kültürel çeşitliliğine daha duyarlı yaklaşmalarını, bunu yaparken de ‘nefret söylemi’ni de etkisiz kılmaya katkıyı hedefliyor.

Proje, aynı zamanda Müslüman olmayan azınlıkların tarihi, kültürü ve bugünkü ilişkileri açısından korkuyu ve bilgi eksikliğini azaltmayı, bu yolla da kültürlerarası diyaloğu güçlendirmeyi, insan haklarını, siyasal çoğulculuğu ve demokratik katılımın artmasına zemin hazırlamayı da önceliyor.

Nalan Sakızlı‘nın yapımcılığını üstlendiği ve bu proje kapsamında gerçekleşen belgesel filmin yönetmenleri ise; Enis Rıza Sakızlı ve Mesut Tufan.

İmroz, İzmir, İstanbul, Mardin, Antakya ve İskenderun’da gerçekleştirilen belgeselin çekimleri; dostluğun, bir arada yaşamın ve koyu sohbetlerin imgesi olarak kurulan yemek sofraları etrafında yapıldı.

Filmin Yönetmenlerinden Mesut Tufan, filmin ana teması olan ve adında da somutlaşan ‘yan yana’lık kavramını, “gayrimüslim azınlıkların bugüne ve geçmişe dair öykülerine, ailelerine, kimliklerine, işlerine, tasa ve sevinçlerine sofralardaki sohbetlerle” izleyiciye aktarılmak olarak açıklıyor…

“BİR YOL FİLMİ OLARAK TASARLADIK”

Gerçekleştirdikleri filmi bir yol filmi olarak niteleyen Yönetmen Mesut Tufan; Artı Gerçek’e yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti:

“Geçmişte oluşan talihsiz mesafeleri aşmak, birlikte ortak bir gelecek inşa etmek, fikrinden hareket ederek bir yol filmi olarak bu filmi tasarladık.

Filmin yönetmenleri olan bizler de, ne kadar sorunlu olsa da yakın geçmişteki beraber yaşamı kıyısından köşesinden ama ruhlarında ve yüreklerinde tatmış kişilerdik.

Yaşanan tatlı tatlı anıları onlarla birlikte geçen çocukluk ve gençliğimizde paylaşmıştık.

Bugün azınlıklar diye anılan, aslında Türkiye coğrafyasının binlerce yıldır ayrılmaz parçaları olan bu kadim topluluklar, asırlardan beri birbiriyle olan iç içe geçmiş yaşanmışlıkların ortak kültürün ve hafızanın da farklı renklerini oluşturuyorlardı.

Bugün mevcut olan ve ortak denebilecek birçok kültürel varlık, sanat ve zenaat yapıtı onların izini taşır.

Bir yüzyılda neredeyse nüfusun yarısına yakınını oluştururken, şimdilerde sayılarının binde birkaçı gibi üzücü bir orana düşmüş olmalarına karşın izleri yine de canlıdır.

Bu kültürel miras, akşamın son saatlerine doğru gövdeden çok daha büyük duran gölgelere benzer. Farklı kültürler şimdiye kadar süregelen zenginliklerin kaynağıydı, giderek tek tipleşen bir dünyaya sadece kültürel zenginlikle, bu farklılıkların korunmasıyla karşı durabilinir.

Yönetmenler olarak ben ve Enis Rıza Sakızlı’nın amacı da filmle bu bilinci canlı kılmak, ötekileştirilenlerin aslında ne kadar sa bizim bir parçamız olduğunu anlatabilmekti.

Hatta, onları ne kadar az tanıdığımızı , onların farklılıklarını bilmediğimizi göstermek ve onların yok olmasıyla aslında ne kadar bizlerin toplumumuzun eksildiğimizi anlatabilmekti…

Geçmişte olanları değiştirmemiz mümkün değil tabii. Ama yeni kuşaklara, gelecek hayatlara tüm acılardan arınabilmiş yeni bir ortak hafıza oluşturabilmek mümkün. Geleceği birlikte ve yan yana inşa edebilmeye bir katkı bizim de çabamız….”

BELGESELİN GÖSTERİMİ

Kosova “Prizren Doc. Fest.” Film festivali ve Kasım ayında Arnavutluk “Tiran Film Festivali”ne davet alan film, İstanbul’da iki gösterim yaptı. Ardından İzmir, Samsun, Ankara Bilkent’te izleyici ile buluştu.

Önümüzdeki günlerdeki gösterim programı da şöyle:

– 8 Mayıs Salı 15,00 Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Salon E3-101 (BUGÜN)

– 12/13 Mayıs Diyarbakır

– 19/20 Mayıs Antakya

– 26/27 Mayıs Eskişehir

– Mayıs ayı içinde Mardin.

* * *

Bunları da beğenebilirsiniz...