Türkiye Yahudi Toplumunda LGBTİ+: Geç Kalmış Bir Diyalog

Türkiye Yahudileri olarak azınlık olmaktan, ayrımcılıktan, geniş toplumda kabul görmemekten sıkça bahsediyoruz ve yakınıyoruz. Peki aramızda çifte azınlık olan, belki arkadaşımız, kardeşimiz ya da akrabamız olan lezbiyen, gey, biseksüel ya da trans kişilere nasıl davranıyoruz? Onlara destek oluyor muyuz? Yoksa Türkiye toplumunun çoğuyla beraber onları hor görüyor, Yahudi toplumdan itiyor muyuz?

Bu soruların cevaplarını tahmin etmek zor değil. Türkiye Yahudi toplumu, LGBTİ+ bireyleri genellikle yok sayma üzerine kurulu bir tavır alıyor. Sanki LGBTİ+ bireyler yabancı, bizim içimizden değilmiş gibi! Bu algıyı kırmak, arkadaşlarımızı, kuzenlerimizi, kardeşimizi, çocuğumuzu ve belki de kendimizi daha iyi anlamamızın en iyi yöntemi konuşmak, yani avlaremoz. LGBTİ+ olmayı anlamak ve LGBTİ+’lere nasıl destek olabileceğimizi öğrenmek ancak diyalog ile mümkün olur. Bunun için Türkiye Yahudileri’nden bazı LGBTİ+’lerle bir dizi röportaj yaptık. Röportajlarda Yahudi toplumuyla, cinsel kimlikle, dinle, aileleriyle ilişkilerini sorduk. Okunmasını kolaylaştırmak için cevaplarına da bir şey eklemeden derleyip tek bir parça haline getirdik.

Bu dizide konuştuğum ilk Yahudi LGBTİ+ kişi şu anda eğitim için zamanının çoğunu yurtdışında geçiren genç bir biseksüel kadın. Türkiye’de LGBTİ+ olmayı, LGBTİ+ Yahudi olmayı, açılmasını [cinsel kimliğini paylaşmak], dinle ilişkisini ve ailesindeki LGBTİ+ algısını anlattı. Sözü ona bırakıyorum.

 

“Biseksüellik birçok yakınımla bile paylaşamadığım önemli bir kimliğim. Çoğu arkadaşıma açığım, yurtdışında açığım. Kardeşime açığım onun dışında ailemin hiçbir ferdine açık değilim. Kız arkadaşım olursa aileme de açılmayı düşünüyorum ama yoksa bu stresi istemiyorum. Ama açıkça sorarlarsa inkâr etmem. Kız arkadaşım olmadığı için açılmaya gerek duymadım, yani böyle bir süreç olmadı.

“Cemaatin tepkisinden çekinirim”

Biseksüel olduğumu ilk söylediğim insanlar arasında bir sürü Yahudi vardı, ama o arkadaşlarım aynı zamanda okuldan tanıdığım insanlardı, bundan dolayı onları Yahudi kimliğiyle düşünmedim. Yani “Yahudi arkadaşlarım” olarak onları görmedim. Gençlik gruplarından tanıdıklarıma önce açık değildim. Dedikodu olur korkusu vardı. Oralardan tanıdığım arkadaşlarıma daha sonra açıldım. Açılırsam cemaatin tepkisinden çekinirim çünkü daha cemaatten insanların olduğu bir yerde, İstinye’de ya da Bebek’te kız arkadaşımla gezsem bir Yahudi görse hemen yayılır, aileme açık değilim onlara gidebilir. Sokakta cemaatten olmayan insanlar beni bir kızla görse en fazla o anda kötü bir şey olur, laf atabilir, ama cemaatten biri gördüğü anda orada bitmeyen bir laf oluşabilir, beni takip eder. İnsanlar ailemi tanıyor.

“Bu cemaatte bir tek LGBT birey bir tek ben mi varım?”

Türkiye’de tabi ki ayrımcılık var. Ben geniş topluma açık olmadığım için ayrımcılığa uğramadım, açık olsam uğrardım. Açık olacağım bir durum olmadı, sevgilim olmadığı için. Yani Pride’a gittik, TOMA’yla takip edildik. Tabii lisede korkum vardı, son sınıfa kadar hiç “açık” yoktu, özellikle kız. Hiç, bir yakın arkadaşım dışında, onun eşcinsel olduğunu öğrenene kadar, “bu cemaatte bir tek LGBT birey bir tek ben mi varım” diye düşündüm. Dedikodusu yapılan bile yoktu, hiç konuşulmazdı.

Onun dışında LGBT’lerle ilgili ailemle yaşadığım konuşmalar var ya da arkadaşlar arasında “ibne” gibi laflar duyuyorum rahatsız oluyorum. Mesela şunu duydum annemden: “Hayatta en çok korktuğum şey senin bir tarafa, kardeşinin öbür tarafa yönelmesi”. Cinsellik anlamında söyledi ve bu beni çok incitti, anneme açılmamamın bir sebebi bu. Ben zaten liberal bir insanım annem bunu biliyor, mesela Pride’a gittiğimi biliyordu çünkü destekçi olabileceğimi biliyor.

Annemle yaşadığım başka bir konuşmada bir gün şöyle demişti: “Sakın kızlarla bir şeyler yapma, üniversitede böyle şeylere merakın olmasın.” Amerika’da bir tanıdığımın bir kızı lezbiyenle aynı evde kalmış, sonra ona taciz etmeye çalışmış gibi laflar var. Annemin arkadaşları bir sefer şöyle bir şey dediler, bir şirkette bir lezbiyen kadın varmış, bu kadınla aynı anda tuvalete girmeye korkuyorlarmış. Onlara başka türlü bakıyormuş falan. Bir de tabii hep bir damat, erkek arkadaş muhabbeti var. Mesela ben bir kızdan hoşlanırken, ailemden onların, erkek arkadaş bile değil, damat ile ilgili hayallerini, temennilerini dinlemek, yok “Neve Şalom’da evleneceksin” falan gibi laflar duymak incitiyor tabii.

“Cemaatin çok parçası değilim”

Dine inanmıyorum, Siyonizm’e de çok bağlı değilim. Kendime Deist diyebilirim; Ateist değilim ama dine inanmıyorum. Dinden uzaklaşmamla cinsel yönelimimi fark etmem paralel olarak gelişti ama neden sonuç ilişkisi yoktu. Biseksüel olduğumu fark edip dinden uzaklaşmadım, din buna sebep olmadı. Olgunlaştığım zaman da iki konuda da ayrı ayrı farkındalığım arttı. Aynı anda hem dinsel konularda hem cinsel konularda düşünmeye ve sorgulamaya başladım, birbirinden ayrı olarak. Tabii kültürel olarak Yahudi’yim, kimliğimle gurur duyuyorum, ama cemaatin çok parçası değilim. Gençlik gruplarına gittim, ama ilkokuldayken tek Yahudi’diydim, ondan dolayı daha çok Yahudi olmayan arkadaşım vardı. Büyükada’da ya da Burgaz’da evimiz yoktu, ondan o çevrenin parçası değildim.

Sevgilimin Yahudi olması özellikle aradığım bir şey değil. Ama eğer evlenmeyi düşündüğüm biriyse, ailem çok tercih ettiği için, bu konuyu daha çok düşünürüm. Çok sevdiğim biriyse Yahudi olmayabilir, bu konuda ailemi karşıma alabilirim. Kızlar arasında seçenek daraldığı için illa sevgilim Yahudi olsun diye bir seçicilik yapmıyorum. Daha ileriki yaşlarda, evlenmeyi düşünürsem önemseyebilirim.

Arkadaş çevrem nerdeyse tamamen hetero. Daha çok LGBT arkadaşım olmasını isterim ama ben çok sosyal, dışadönük değilim ondan çevrem biraz şansa oluştu. Dating app [flört için kullanılan uygulama] kullanıyorum, hiç işe yaramıyor ama neyse. LGBT partilere gittim ama çok tanışabileceğim bir insan olmadı. Üniversitedeki LGBT kulübüyle çok bağlantı kuramadım. Aslında genel olarak insanlarla rahatça tanışamıyorum. LGBT bar ve kulüp var ama oraya gidecek arkadaş lazım. Çok yakın gey arkadaşım yok, denk gelmedi yani biraz şans.

“Ülkeye daha çok önem vermeye, ülkenin dertlerini dert edinmeye başladım”

Türkiyeli olma bilincim liseye kadar yoktu, milli maçlarda bile milli takımı tutmazdım. Türkiye’ye karşı biraz çekincem vardı, yani uzak hissediyordum. Politik bilincim azdı ve kapalı bir balonda yaşıyordum. Şöyle ki; zengin, İstanbullu, Yahudi! Ama Gezi’den sonra Türkiye’ye biraz daha uyandım, burada daha değişik bir toplum olduğunu fark ettim. Ülkeye daha çok önem vermeye, ülkenin dertlerini dert edinmeye başladım.

Türkiye’de LGBT oluşumlarından bildiğim belli dernekleri ve dergileri Twitter’dan takip ediyorum. Herhangi bir oluşuma üye değilim, zaten zamanımın çoğu yurtdışında geçiyor. Bu oluşumların varlığını destekliyorum, olmaları lazım ama çok içinde olmadığım için belirli bir fikrim yok.

Türkiye’ye şu anda geri dönmek istemiyorum, belki yüksek lisans ya da doktora yapacağım. Avrupa’da olabilir, ama politik durum düzelirse bir noktada Türkiye’ye dönmek istiyorum. Ama eğer yurtdışında bir kızla çıkmaya başlasam, Türk olsa bile, Türkiye’ye dönmek istemem çünkü orada açık yaşayamayız. Lezbiyen olsam da dönmek istemem, çünkü Türkiye’de tanışabileceğim çevre çok kısıtlı. Ama emekliliğimi Türkiye’de geçirebilirim.

“LGBT konusu hiç konuşulmuyor cemaatte, sanki hiç LGBT birey yokmuş gibi davranılıyor”

Türkiye’deki olayları takip etmeye çalışıyorum, Ankara Valiliği’nin olayını (Ankara’da LGBTİ+ etkinliklerin yasaklanması) biliyordum. Türkiye medyasından görüyorum. Cemaatte olan LGBT olaylarını da takip ediyorum. Mesela konsolosla ilgili olan olayın haberini [İsrail İstanbul Konsolosunun gey olması ve buna olan tepki] ve altındaki yorumları okudum. Bir adam “dinin kurallarına uyması gerek, ibadethanenin kuralları var” gibi bir şey yazmış, Konsolosu sinagoga çağırmamaları haklıymış gibi. Bu tabii LGBT bireyleri dinden uzaklaştırıyor. Eğer LGBT olmak bir günahsa çizgi nerede? Domuz yiyen insan da mı sinagoga çağırılmasın? Başka biri “cemaati niye kötü gösteriyorsunuz?” diye habere sitem etmiş. Burada bir sorun varsa neden üstü kapatılsın? Bunları görünce gerçekten üzüldüm. LGBT konusu hiç konuşulmuyor cemaatte, sanki hiç LGBT birey yokmuş gibi davranılıyor. Böyle bir açılma girişimi de yok, bu üzücü. Dosyanın yayınlanmasıyla, cemaatte diğer LGBT olanlar belki; “başkaları da varmış ve onlar da benim sorunlarımı yaşamıyormuş” diyebilir. Buradan birbirimize destek amaçlı kapalı bir grup oluşturulabilir.”

Bunları da beğenebilirsiniz...