80’lerin Almanya’sından Bir Duvar Yazısı: “En İyi Alman Adolf Hitler’di” – Serdar Korucu

Günter Wallraff’ın “En Alttakiler” kitabının yayımlanmasının üstünden 33 yıl geçti. Wallraff’ın kitabı Türk işçilerinin o dönem yaşadıklarına ayna tutarken, Alman toplumunda süregelen antisemitizmi de gözler önüne seriyor.

Alman yazar Günter Wallraf’ın “En Alttakiler” kitabı 1985’te yayımlandı. Kitap Almanya’da büyük tartışma yarattı. Nedeniyse ülkedeki Türk işçilerin durumunu en gerçekçi haliyle aktarmasıydı.

Kitabının önsözünde “Toplumun maskesini indirmek için maske takmak zorunlu oluyor. İnsanların ve kurumların gerçek yüzlerini görebilmek için insanın kendi yüzünü saklaması gerekebiliyor” diyen Wallraff’ın kitabı için yolculuğu, 1983 yılında Mart ayında gazetelere verdiği bir ilanla başladı: “Sağlam yapılı yabancı işçi iş arıyor. Ağır ve pis işlerde de çalışabilirim. Ücret önemli değil. Başvuru için: 358458.”

Günter Wallraff, bu ilan sonrasında hayatını ve kimliğini değiştirdi. Bir gözlükçüde kendisine, koyu renkli, çok ince gece-gündüz kullanabileceği lensler yaptırdı. Müşterileri çoğunlukla göz renklerini maviye çeviren gözlükçü Wallraff’ın koyu renkli lens talebine şaşırıyor ve şöyle diyordu: “Akdeniz ülkelerinden gelenler gibi keskin bakışlı birisi oldunuz”

Fakat bu daha başlangıçtı. Seyrelmiş saçlarını siyah bir peruka ile örten Wallraff, 43 yaşında olsa da 25-30 yaşlarında göstermeye başladı. Bunda Türk işçisi kılığına girmeden önce yaptığı yoğun sporun da etkisi vardı. Zor olan anadili Almancayı “yabancı” gibi konuşmaktı. Türk ya da Yunan işçilerin Almancasını dikkatli dinleyen biri kenisinin kötü bir taklit yaptığını anlayabilirdi fakat Wallraff şanslıydı. Çünkü yabancı işçileri kimsenin dinlediği yoktu!

Günter Wallraff, yeni büründüğü “Ali Levent” kimliği ile Bavyera’daki Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi CSU’nun karnaval toplantısına gidiyordu. Ve orada “Türk” olduğu için yalnız bırakılıyordu. Wallraff bu durumu şöyle aktaracaktı: Vaktiyle Nazilerin Münih birahanelerinde düzenledikleri toplantıların birinde onların aralarına düşen bir Yahudi de aynı duygulara kapılırdı sanırım. En azından bana öyle geldi.” Fakat gördüğü ırk ayrımcılığının yanı sıra ülkedeki antisemitizm gerçeği ile de karşılaşacaktı. İkinci Dünya Savaşı’nın üzerinden 40 yıl geçmiş olmasına rağmen…

Mesela Thyssen işletmelerindeki tuvaletlerin, kantin duvarının çoğu yabancı düşmanı karalamalarla dolu olduğunu fark ediyordu. “Türkler Dışarı! Almanya Almanlarındır!” gibi. Hemen ardındansa Nazi dönemini öven mesajlar başlıyordu: “Nazi Domuzu Olmayı Türk Domuzu Olmaya Tercih Ederim”, “Gelmiş Geçmiş En İyi Alman Adolf Hitler’di” gibi. Fakat bu mesajlar daha başlangıçtı…

İKİNCİ BÖLÜM: İKİ ALMAN İŞÇİDEN TÜRK İŞÇİ ALİ’YE HİTLER ÖVGÜSÜ

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: “İŞSİZ ORDUSU ARTSIN YİNE BİR HİTLER GELİR BAŞIMIZA”

Bunları da beğenebilirsiniz...