Herschel Grynszpan için – Lev Troçki

Kaynak: Marxists.org 

Kristallnacht (Kristal Gece) pogromunun “gerekçesi”, 17 yaşındaki Polonyalı Yahudi Herschel Grynszpan’ın 7 Kasım 1938’de Alman diplomat Ernst vom Roth’u öldürmesiydi. Ailesinin diğer 17 bin Polonyalı Yahudi ile sınırdışı edilmesini protesto etmek için Paris’teki Alman Büyükelçiliğinde bu suikastı gerçekleştirmişti. Bu suikastı fırsat bilen Naziler de Yahudilere yönelik pogrom başlatmış, pogromda 91 Yahudi öldürülmüş, binlerce iş yeri ve 177 sinagog yağmalanmıştı. Troçki, Grynszpan’a yönelik ithamlara karşı, aşağıdaki yazıyı kaleme almıştı;

Doğrudan ve bazen kasten şiddet eylemlerini provoke eden faşist çetelerin siyasetini barındıran siyasi tarihle haşır neşir olanlar için durum aşikar. Asıl şaşırtıcı olan  Grynszpan’ın şu ana kadar tek örnek olması. Şüphesiz bu gibi eylemler artacaktır.

Biz Marksistler için, bireysel şiddet eylemleri, işçi sınıfının ve aynı zamanda ezilen ulusların özgürlüşme mücadelesinde amaca uygun düşmeyen eylemlerdir. Tek, yalıtılmış kahramanlar, kitlelerin yerini tutamaz. Fakat, bu gibi umutsuzluk ve intikamla gerçekleşen, çaresiz çırpınışları şüphesiz anlarız. Tüm hislerimiz ve tüm sempatimiz, doğru yolu bulma yetisine haiz olamasa bile, bu uğurda kendini kurban eden intikamcılarladır. Sempatimiz yoğundur, çünkü Grynszpan politik bir militan değil, öfkesinin rehberliğinde toy bir delikanlıydı. Grynszpan’ı, kapitalist diplomasinin hayrı için başını kesebilecek kapitalist adaletin ellerinden almak, enternasyonal işçi sınıfının zorunlu ve acil görevidir!

Polisin ahmaklığı ve anlatılamaz boyutlardaki şiddetle birlikte, Kremlin’in emriyle uluslararası Stalinist basında Grynszpan’a yönelik tiksindirici bir kampanya başlamış durumda. Onu, Nazilerin ya da Nazilerle işbirliğindeki Troçkistlerin bir ajanı olarak göstermeye çalışıyorlar. Provokatör ve onun kurbanını aynı potada birleştirerek, Stalinistler Grynszpan’ı, Hitler’in pogromu için elverişli bahaneler yaratma maksadına isnat ediyor. Uzunca süredir utancın kırıntısı kalmayan bu rüşvetçi “gazeteciler” için ne denebilir ki? Sosyalist hareketin başlangıcından bu yana, burjuvazi, tüm şiddet dolu öfke eylemlerini, bilhassa terörist faaliyetleri, Marksizmin yozlaşmış etkilerine bağladı. Stalinistler burada da, gericiliğin en iğrenç geleneğini miras aldı. Dördüncü Enternasyonal, haklı olarak, Stalinistler dahil tüm gerici pisliklerin, her cüretkar hareketi, protestoyu, her öfke patlamasını, infazcılara vurulan her darbeyi otomatik bir biçimde Dördüncü Enternasyonalle ilişkilendirmesinden gurur duymalıdır.

Marx’ın zamanındaki Enternasyonal’le çok benziyor durum. Açık ahlaki dayanışma bağlarıyla Grynszpan’a bağlıyız doğal olarak, onun “demokratik” gardiyanlarına ya da Moskova adaletinin hükümlerine tarafgirlikle ve dolaylı yoldan olsa bile dayanak yapmak için Grynszpan’ın cesedine muhtaç olan Stalinist müfterilere değil. İliklerine kadar yozlaşan Kremlin diplomasisi, bu “mutlu” vakayı, karşılıklı terörist değişimi yapmak için, Hitler ve Mussolini dahil çeşitli hükümetlerle yaptığı uluslararası anlaşmalarda entrikalarını tazeleme  fırsatı olarak kullanıyor. Ağır olun, sahtekarlığın ustaları! Böyle bir yasanın uygulanması, en azından on kadar hükümet için Stalin’in acilen hüküm giymesini gerektirebilir.

Grynszpan’ın “Troçkistlerle bir buluşmaya” katılacağına dair Stalinist feryat, polislerin kulaklarında.  Fakat, bu maalesef doğru değil. Dördüncü Enternasyonal’in çevresinde olsaydı, devrimci enerjisi için farklı ve daha etkili bir yol keşfetmiş olabilirdi. Adaletsizlik ve zalimliğe karşı ateş püskürmek kolaydır, fakat Grynszpan gibi, eyleme geçmeyi göze alan, gerektiğinde kendi hayatını kurban edenler, insanlığın kıymetli mayasıdır.

Ahlaki anlamda, eylem yönteminin yanlışlığına rağmen, Grynszpan tüm genç devrimcilere örnek teşkil ediyor. Grynszpan’la kurduğumuz açık, ahlaki dayanışma, tüm diğer potansiyel Grynszpan’lara, despotlara ve zalimlere karşı mücadelede kendilerini kurban edebileceklere şunu demek hakkını veriyor: Başka bir yol mümkün!

Yalnız intikamcılar değil sadece büyük devrimci kitle hareketi ezilmişleri özgürleştirebilir, sınıfsal sömürünün, ulusal baskının, ırkçı eziyetin tüm kalıntılarından sıyrılacak bir hareket… Faşizmin eşi benzeri görülmemiş suçları, tamamiyle haklı çıkarılabilen bir intikam özlemi yaratıyor. Suçlarının kapsamı korkunç derecede büyük, tek tek faşist bürokratları infaz etmek, bu intikam özlemini tatmin etmeye yetmeyecek. Bunun için, milyonları harekete geçirmeliyiz, tüm dünya çapında ezilen on milyonlarca, yüz milyonlarca insanı… Ve eski toplumun kalelerine saldırmalıyız. Ancak köleliğin tüm formlarını devirmek, faşizme mutlak yıkımı yaşatmak, çağdaş çetelerin ve haydutların merhametsiz adaletini alaşağı etmek, öfkeli insanlar için gerçek bir tatmin sağlayabilir. Bu tam olarak Dördüncü Enternasyonal’in kendisine biçtiği görevdir. Bu görev, işçi sınıfını, Stalinizmin vebasından temizleyecek, gençliğin kahraman nesliyle bir arada yürüyecek, daha müreffeh ve insancıl bir geleceğin yolunu açacak.

(Makalenin aslı 14 Şubat 1939’da Socialist Appeal’da yayınlanmıştır.)

Çeviri: Ozan Ekin Gökşin

Bunları da beğenebilirsiniz...