İçeriğe geç

Yahudi Dayanışması: Siyonist toplum neden dünyanın en ırkçı toplumudur? – Asaf Ronel

Yazan Asaf Ronel
Yahudi Dayanışması: Siyonist toplum neden dünyanın en ırkçı toplumudur? – Asaf Ronel
Yayınlanma tarihi:

Onlarca yıl, Siyonistler Filistin’deki toplumlarının dayanışmasıyla iftihar ettiler. “New York’ta düşseniz kimse dönüp bakmaz, Tel Aviv’in aksine” sözü toplumumuzun faydalarına kendilerini ikna etmek için Siyonistlerin sıklıkla başvurduğu bir argümandı. Bu efsane iki yanılgıya dayanıyor. Bunlardan biri, maddi (bilhassa ekonomik) koşulların toplumsal uyumdaki rolünün yanlış anlaşılmasıydı. 80’lerde Kudüs’te büyüdüm, küçük bir çocukken her gün hava kararana dek sokaklarda oynardık. Bugün, küçük kızlarımın sokakta bir başına ya da arkadaşlarıyla vakit geçirmesine izin vermezdim. Fakat, küçük kızlarımın büyüdüğü Yafa’da, evler çok küçük ve hava sıcak olduğu için komşular mahallede sokaklarda olurdu. Birine bir şey olduğunda, onları eve getirmek için yardım edecek birileri olduğunu bilirdik.

Bu bu küçük bir yanlış anlaşılma. İkinci ve daha önemlisi, -çocukların öğleden sonra aktivitelerinin etkilerine kıyasla- hepimizin Yahudi olduğu ve dolayısıyla neredeyse bir aile olduğumuz mitidir. Binlerce yıl boyunca Avrupalı Yahudiler, çevrelerindeki toplumlardan zarar görmedikleri zamanlarda bile, tehdidin her zaman hissedildiği küçük topluluklar olarak yaşadılar. Böyle bir durumda, toplumsal uyum ve Yahudi dayanışması hayatta kalmak için bir gereklilikti.

Fakat modern Siyonist devlette, bu dayanışmadan geride kalan Siyonist toplumun kendi içindeki ırkçılığı ve ayrımcılığı gizlemek için kullanılan dayanışma maskesidir. (Filistinlilere ve toplumdaki diğer “Yahudi olmayanlara” yönelik ırkçılığın meşrulaştırılması açısından ne anlama geldiğinden bahsetmiyorum bile). Siyonist toplumun, toplumun her kesiminin diğer tüm kesimlere göre karmaşık bir “üstünlük” ve “aşağılık” ilişkisi içinde olduğu, Siyonist metropollerden (çoğunlukla Tel Aviv ve Batı Kudüs) gelen erkek Aşkenazi Yahudilerinin en tepede oturduğu, son derece karmaşık bir ayrımcılık piramidine dönüşmesini sağlayan şey budur.

“Hepimiz Yahudiyiz. Bir Yahudi diğerine nasıl ırkçı davranabilir?”, günümüz dünyasındaki hiçbir ulusal toplumla kıyaslanamayacak kadar karmaşık olan bu ayrımcı yapıyı ayakta tutan temel “dayanışma” mantığıdır. Oysa aslında herkes, dünyanın dört bir yanındaki ailesinin kökenleri ve ailesinin Siyonist tarihteki “sicili” ile tanımlanır. “Büyükbabası Palmach’taydı [Filistin’deki seçkin 1948 öncesi Siyonist milis gücü]” ifadesi onlarca yıl boyunca bir onur nişanesiydi.

Bu ayrımcılık piramidi son on yıllarda çatırdıyor. Benyamin Netanyahu’nun tüm siyasi kariyeri, hem bu karmaşık toplumsal yapının Siyonist toplum içinde yarattığı öfkeye odaklanmış hem de onu yıkmak için oldukça başarılı bir girişim olarak görülebilir.

7 Ekim saldırısı birçok açıdan bu parçalanma sürecini hızlandırdı. İlk olarak temel Siyonist dayanışma mitini yerle bir etti. 7 Ekim günü ordu, Gazze’ye kaçırılmasınlar diye sayısı hâlâ saklanan birçok İsrailliyi kasten öldürdü. O günden bu yana iki yıldır, Siyonist toplum, İsrailli rehine ve esirlerle dayanışmak yerine Gazze’deki Filistinlilerin soykırımına öncelik verdi. Gazze’deki  rehineleri güvende tutmak yerine daha çok öldürmek ve savaşı kazanmak için Siyonist saldırılarla birçok diğer İsrailli ile birlikte, Ariel ve Kfir Bibas’ı ve annelerini (kasten?) bombaladı ve öldürdü. (Siyonist saldırılarla?) öldürülen rehinelerin son cesetleri Gazze’den geri dönerken, bunu hatırlamak önemli.

Aldanmayın. Bu “Netanyahu ve onun hükümeti” meselesi değil. Siyonist toplumun oldukça geniş kesimi, kendi vatandaşlarına (Filistinlilerin öldürülmesini desteklemelerinden bahsetmiyorum) yapılan bu korkunç suçları alenen destekliyor. Hatta sözde “liberal Siyonist” muhalefet kampı da, Gazze’ye ve orada tutulan İsrailli rehine ve tutsaklara -hava kuvvetleri pilotları ve elit muharebe birliklerinin yanı sıra bu tür toplu katliamları mümkün kılan seçkin teknolojik birimler olarak- karşı en ölümcül saldırıları yönetenlerin çocuklarıdır.

Siyonist eylemlerin son derece antisemit hale geldiği yer burası: İşleri daha da kötüleştirmek için, Gazze’deki tüm soykırım bu “Yahudi dayanışması” ile meşrulaştırıldı ve hâlâ da devam ediyor. Siyonist toplum, iki yıl boyunca, kendi üyelerini benzeri görülmemiş bir şiddet ve cinayet çılgınlığı uğruna feda etmeyi, hem uğruna feda ettikleri kişiler adına hem de Yahudi Halkı adına, fiilen tercih etti.

Ve hâlâ bunu yapıyorlar. Bana inanmıyor musunuz? Sosyal medyada, Gazze’de yol açtığımız ölüm ve yıkım görüntülerini paylaşan ya da yorum yapan Siyonistlere bakın; hepsi aynı fikrin farklı varyasyonlarını dile getiriyor: “Artık kimse Yahudi Halkı ile uğraşmaya cesaret edemeyecek.”

Görsel: Kibbutz Beeri. İsrail ordusu, 7 Ekim’de İsrailli tutsakların bulunduğu evi bombalamıştı. (Reuters)
Çeviri: Ozan Ekin Gökşin

Bu kategoride daha fazla: Makaleler

Tümünü gör

Daha fazlası: Asaf Ronel

Tümünü gör