Aki estamos (buradayız): Paris’te ve her yerde Ladino’yu yaşatmak

Kaynak: Stroum Center

Yazan: Molly FitzMorris

Çeviren: Nesi Altaras

Aki estamos. Buradayız.

Paris’te bu yaz dördüncüsü gerçekleşen Yahudi Yaz Üniversitesi’ni (Ladino: Universita d’enverano de djudyo) düzenleyen Fransız Sefarad kültür organizasyonunun adı üzerine önceden pek düşünmemiştim. Ancak grubun başkanı Jenny Laneurie-Fresco’nun açılış konuşması sırasında etrafa baktığımda 200 kadar kişi olduğunu gördüm ve ismi anlamaya başladım.

2018 Universita’nın posteri

Bu gerçekten türünün tek örneği bir buluşmaydı ve Ladino dilinin ve Sefarad kültürünün devamını dünyaya hatırlatıyordu. Ladino öldü sanıyorsunuz ama hala buradayız.

Universita d’enverano de djudyo biraz akademik konferans, biraz yaz okulu, biraz da Sefarad kültür festivalinden oluşan bir haftalık bir program. Katılanlar, benim gözlediğim kadarıyla, dünyanın her tarafından akademisyenler, Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yerlerinden Avrupa’ya taşınmış Ladino konuşanlar ve Fransa’da evde Ladino dinleyerek ancak konuşmadan büyüyen Sefaradlardı.

“La vida djudia de ayer a oy en la familya de Moiz” adlı oyundan (“Moiz’in ailesinde geçmişten günümüze Yahudi hayatı”)

Gün ortası akademik sunumlar sabah ve öğleden sonra atölyelerle çevriliydi. Atölyelerde Ladino dilinden Sefarad kültürüne, Sefarad müziğinden yemeğine birçok konu anlatıldı. Akşamları da müzik, tiyatro ve film gibi Ladino eğlencelerle doluydu.

Evet, tamamen Ladino oynanan bir saatlik bir oyun vardı. La vida djudia de ayer a oy en la famiya de Moiz (Moiz’in ailesinde geçmişten günümüze Yahudi hayatı”) İstanbullu üç oyuncu tarafından oynandı. (Dr. Bryan Kirschen’in Twitter hesabından videoları izleyebilirsiniz.)

Belki de benim en sevdiğim akşam eğlencesi Kouklaki adlı bir grubun konseriydi. Yirmili yaşlarında 5 Parisli müzisyen geleneksel Balkan, Yunan ve Türk tarzlarında müzik yapıyor. “Morenika” şarkısını nasıl söylediklerini buradan izleyebilirsiniz.

Bugün birçok genç müzisyen geleneksel Sefarad müziğiyle ilgilense de, Kouklaki’yi farklı bulmamın sebebi müziği modernleştirmeye çalışmaması. Bu müziği yirmi birinci yüzyıla taşıma isteğini anlasam da 500 sene önceki haliyle bu şarkıları söylemenin bir özelliği olduğunu düşünüyorum.

Universita’nın bir diğer parçası da, hafta boyu süren kitap fuarıydı. Tarz olarak okullarda kurulanlara benzese de renkli Scholastic ve Harry Potter kitapları yerine bu fuarda zor bulunan Ladino ve Sefarad tarihi kitapları sunuluyordu. Ben de fırsattan istifade Matilda Koen-Sarano’nun “El Kurtijo Enkantado” (“Büyülü Bahçe”) adlı Sefarad öykü kitabını aldım.

Eğer Seattlelıysanız Fransa’da birçok Ladino konuşan olduğuna şaşırabilirsiniz. Bilmukabele Fransa’dakiler de Seattle’da çok Ladino konuşan olmasına şaşırdı. Ayrıca Aki Estamos’un başkan yardımcısı ve Lior Yayınları’nın kurucusu François Azar’ın birçok Ladino çocuk kitabı yazdığına da şaşırabilirsiniz. Bu kitaplarla ve geniş bir alan olan Sefarad öyküleriyle ilgili bilgi almak istiyorsanız 5 Aralık’ta Seattle Ladino Günü kutlamalarına bekliyoruz. François bizzat bu konudan bahsedecek.

Paris’te benim sunumumun başında Seattle’ın Ladino’sundan bahsettim. “Vozotros saviash ke ay una komunita ladinoavlante en Siatli (Siz Seattle’da Ladino konuşan bir topluluk olduğunu biliyor musunuz)?” diye sorduğumda herkes kafasını hayır anlamında salladı ve beni şaşırttı.

Benim Fransız aksanlı Paris Ladino’sundan etkilendiğim gibi Parisli Ladino konuşanlar da benim gösterdiğim Amerikan aksanlı Ladino kayıtlarını komik buldular.


Soldan sağa panelistlerden Bryan Kirschen, Marie-Christine Bornes Varol, Molly FitzMorris (yazar), Judith K. Lang Hilgartner, Sarah Gimenez, Ioana Nechiti, ve David Benhamu Jimenez

Ladino’yla ilgili her toplantıya katıldığımda yine şunu hatırlıyorum: evet bu dil tehlike altında ama onu kayıt altına almak, devam ettirmek ve yaşatmak için çalışan çok insan var. Universita’da başka bir deneyim yaşadım. Hem bir hafta boyunca Ladino dinledim ve hakkında öğrendim hem de Avrupalı Ladino konuşanlara “aki vozotros estash en Siatli” dedim – yani “siz de Seattle’da buradasınız.”

Ladino’nun geleceğine bakarken bu bağlantıları görmek ve Ladino topluluklarının bu gayrette hep beraber olduğumuzu hatırlamak çok önemli. Çünkü yalnız değiliz, aslında aki estamos endjuntos: hep beraber buradayız.

Bunları da beğenebilirsiniz...