Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün 17’ncisi, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Bu yıl ödül, Türkiye’den gıda güvenliği alanındaki çalışmalarıyla tanınan Bülent Şık ile İspanya’dan göçmen hakları savunucusu Helena Maleno Garzón’a verildi.
Törende sunuculuğu Hazal Türesan üstlenirken, açılış konuşmasını Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink yaptı. Dink, “Hukuk hepimize lazım. Hukukun olmadığı yerde, güvensizlik, huzursuzluk, kargaşa, kaygı, keder olur. Şiddet ve zorbalık, öfke, kin, nefret çoğalır. Kimin eli kimin cebinde belli olmaz. Adalete hepimizin ihtiyaç duyduğu gerçektir – su gibi, hava gibi. Güçlü olan adil değilse vay gelmiş zayıfın, güçsüzün başına.” sözleriyle adaletin önemini vurguladı.
Uluslararası Hrant Dink Ödülü Komite Başkanı Ayşe Kadıoğlu ise “Biz bu akşam buraya ışığı kucaklamaya geldik, birbirimizden güç ve cesaret almaya geldik. Henüz bitmedik, ölmedik demeye geldik. İletişimden vazgeçmeyenleri alkışlamaya geldik.” ifadeleriyle törenin dayanışma ruhuna dikkat çekti.
Ödül Sahiplerinin Mesajları
Bülent Şık, yaptığı konuşmada çevre kirliliğine değinerek, “Bir ülkenin havası kirletiliyor, suları zehirleniyor, toprakları ağır metallerle doluyor; üstelik bunlar bilindiği hâlde susuluyorsa orada ne adalet kalır ne eşitlik ne de onurlu bir yaşam. Böylesi bir tabloda yalnızca doğa değil, insanın insana olan bağı da zehirlenir. Oysa insan bir ada değildir; hayat başkalarıyla mümkündür.” dedi.
Helena Maleno Garzón ise, göçmen hakları mücadelesinde kaybedilen yaşamları anarak, “Bizler buradayız. Çünkü ölümü ve acıyı besleyen ideolojinin temelini oluşturan ırkçılıkla yüzleşmek istiyoruz. Bizler buradayız çünkü Caminando Fronteras adlı kuruluşumuz tarafından 2018’den bu yana İspanya ve Afrika sınırlarında hayatlarını kaybettikleri belgelenen 31.258 kişinin ve her gün sınır bölgelerinde hayatlarını kaybeden binlerce kişiyi onurlandırmak istiyoruz. Onların hafızası bizi ayakta tutuyor. Onların anısına duyduğumuz saygı gereği, umutsuzluğa veya korkuya teslim olamayız. Hayatın ve dayanışmanın kökleri pek çok cepheden saldırı altındayken, ilerlemenin yolu haysiyetten geçiyor.” ifadelerini kullandı.
Sanat ve Dayanışma
Törende müzik ve sanat performansları da yer aldı. Sayat Nova’nın Nazani eserini Sibil, Zelişah, Ari Hergel, Sevan İnyapan ve Sevan Karabetoğlu birlikte seslendirdi. Ermenistan’dan Amran Gisher şarkısı geceye eşlik ederken, Selin Sümbültepe ve Erkan Zeki Ar da Hatay için yazılmış Akantüs / Hatay’a Ağıt performansıyla sahnede yer aldı.
Gevende grubu özgün besteleriyle, Hüsnü Arkan ve Ceylan Ertem ise ilk kez seslendirilen Ahparig şarkısıyla izleyicilerle buluştu.
Jüri Kadrosu
Bu yılki jüride, 2024 ödül sahipleri Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ve Rugiatu Neneh Turay’ın yanı sıra; hukukçu ve akademisyen Aslı Bâli, siyaset bilimci Fatmagül Berktay, avukatlar Ara Ghazarian ve Wolfgang Kaleck, akademisyen Reşat Kasaba, orkestra şefi Cem Mansur, gazeteci-yazar Zeynep Oral, tiyatrocu Tilbe Saran ve Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink yer aldı.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da ödül töreninde, dünyanın dört bir yanından insan hakları, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesi yürüten kişi ve toplulukların “ışıkları” da anıldı.
Kaynak: HrantDinkVakfı
Fotoğraf: İşhan Erdinç