İstanbul Üsküdar’daki Surp Garabet Ermeni Mezarlığı’na 8 Temmuz gecesi saldıran zanlı tutuklandı. Altı mezar ve bir çeşmeye zarar verilen saldırı, Meclis gündemine taşındı.
Türkiye’de yaşayan farklı inanç topluluklarına yönelik gerçekleştirilen nefret suçlarına bir yenisi daha eklendi.
İstanbul’un Üsküdar ilçesine bağlı Bağlarbaşı semtinde bulunan Surp Garabet Ermeni Mezarlığı, 8 Temmuz gecesi tahrip edildi. Gece saatlerinde mezarlık duvarını aşarak içeri giren saldırgan, altı mezar ve bir çeşmeye zarar verdi.
Patrikhaneden açıklama
Olayın ardından Türkiye Ermeni Patrikliği, Facebook'ta konuya ilişkin açıklama yaptı. Patriklik sayfasından, Üsküdar Surp Garabet Kilisesi Vakfı yönetim kurulunun, emniyet birimlerine haber verdiği ve saldırganın henüz yakalanmadığı aktarıldı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Üsküdar Surp Garabet Kilisesi Vakıf Yönetim Kurulu tarafından Patriklik Makamı’na iletilen bilgiye göre, 7 Temmuz’u 8 Temmuz’a bağlayan gece saatlerinde Bağlarbaşı Surp Garabet Mezarlığı’nda toplumumuzu derinden üzen bir olay yaşanmıştır. Mezarlığın duvarını aşarak içeri giren bir şahıs, altı mezara ve bir çeşmeye zarar vermiştir. Söz konusu menfur saldırı, Vakıf Yönetim Kurulu tarafından vakit kaybedilmeksizin emniyet birimlerine bildirilmiştir.
Emniyet birimleri, olayın aydınlatılması, saldırganın tespit edilerek yakalanması ve adalet önüne çıkarılması amacıyla hızlı ve kararlı bir şekilde soruşturma başlatmıştır. Patriklik Makamı, toplumumuzun kutsal değerlerine ve ebedî istirahatgâhlarına yönelik bu menfur saldırıyı şiddetle kınamakta; olayın aydınlatılması için hassasiyetle çalışmalarını sürdüren emniyet birimlerine teşekkür etmektedir. Gelişmeler Patriklik Makamı tarafından yakından takip edilmektedir.”

Tutuklandı
Yürütülen soruşturma kapsamında, 9 Temmuz’da M.K. isimli şüpheli gözaltına alındı. Ardından 10 Temmuz’da hakimlik kararıyla tutuklandı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “8 Temmuz 2026'da Üsküdar'da bulunan Surp Garabed Ermeni Mezarlığı'nda mezarlarda tahribat yapıldığı ihbarı üzerine resen soruşturma başlatıldığı” belirtildi. Araştırma sonucunda, M.K. isimli şüphelinin 9 Temmuz'da tespit edilerek gözaltına alındığı, 10 Temmuz’da da başsavcılık tarafından tutuklanması talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildiği aktarıldı. Zanlının tutuklandığını duyuran başsavcılık, “soruşturmanın tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürüldüğünü” ifade etti.
Araştırma ve soru önergesi verildi
Saldırı, dijital medyada pek çok kesimin tepkisine yol açtı. Ayrıca konu Meclis gündemine de taşındı. DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, Ermeni ve Hıristiyan topluluklara ait mezarlıklarla ibadet yerlerine yönelik saldırıların araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırması önergesi verdi. Dindar, bununla birlikte İçişleri Bakanlığı'na da soru önergesi sunarak, nefret suçu vakaları, soruşturmalar ve koruma önlemlerine ilişkin açıklama istedi.
Araştırma önergesinde, söz konusu saldırıların "ölüye saygı hakkını, din ve vicdan özgürlüğünü, kültürel mirasın korunmasını ve Türkiye'de yaşayan Hıristiyan yurttaşların güvenlik duygusunu doğrudan hedef alan ciddi bir nefret suçu niteliği taşıdığı" vurgulandı. Ayrıca Ermeni, Rum, Süryani ve diğer Hıristiyan topluluklara ait mezarlıklar, kiliseler ve tarihi yapılara yönelik saldırılarda faillerin çoğu zaman tespit edilemediği veya etkili soruşturma yürütülmediği belirtilerek, bunun cezasızlık algısını güçlendirdiği ifade edildi. Önergenin gerekçe bölümünde, geçmişte Surp Haç Tıbrevank Lisesi, Kalfayan Ermeni İlköğretim Okulu ve Kuzguncuk Surp Kirkor Lusavoriç Kilisesi'ne yönelik nefret içerikli saldırılar da anımsatılarak, benzer olaylarda faillerin bulunamaması veya etkili soruşturma yürütülmediği yönündeki eleştirilere dikkat çekildi.
Türkiye’nin mezarlık saldırıları geçmişi
Türkiye’de özellikle Hıristiyan, Musevi, Alevi ve Ezidi topluluklara yönelik gerçekleştirilen nefret suçları, uzun yıllardır sürüyor. Çok sayıda kilise, sinagog, mezarlık, şapel tahrip edildi ya da farklı amaçlarla kullanılmak üzere “dönüştürüldü”. Mezarlıkların birçoğu “altın var” iddiası üzerine kazıldı, tahrip edildi.
Üsküdar’daki saldırı örneğinin bir benzeri de 2024 yılında yaşandı. İstanbul’un Şişli ilçesine bağlı Kurtuluş semtindeki Aya Lefter Kurtuluş Rum Ortodoks Mezarlığı’na, Ağustos ayında sabaha karşı saldırı düzenlenmişti.
2022 yılına baktığımızda da Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Anhil (Yemişli) köyünde Mor Petrus ve Mor Pavlus Süryani Şapeli Mezarlığı saldırıya uğradı. Mezar taşları kırıldı ve bazı mezarlar açılarak kemikler dışarı atıldı.
Aynı yıl yine İstanbul Beyoğlu’ndaki Hasköy Mezarlığı’nda da Yahudilerin mezar taşları kırıldı. Türkiye Hahambaşılığı Vakfı, mezar taşlarından 36’sına zarar verildiğini açıklamıştı.
Şırnak’ın İdil ilçesindeki Süryani Mezarlığı’nın da 2021 yılında koruma duvarları yıkıldı, bazı mezar taşları kırıldı ve mezarlık alanı tahrip edildi.
2020’de ise Van’ın Tuşba ilçesine bağlı olan ve Lezk adıyla bilinen Kalecik Mahallesi’ndeki Ermeni mezarlığı, Mart ayında arsa sahibi olduğu iddia edilen bir kişi tarafından iş makineleriyle yerle bir edildi. Mezar taşlarının üzerine toprak döküldü, mezarlıkta bulunan bazı kemikler ise ortalığa saçıldı.
Ayrıca 27 Mart günü de Aydın’da Alevi mezarlarına saldırıldı, taşları kırıldı. Üstelik aynı gün, Mardin’in Çilesiz Mahallesi’ndeki (Mezre Mihoka) 300 yıllık Hesen Beg Ezidi mezarlığına da saldırı gerçekleştirildi.