1964 yılında İstanbul’da yaşayan Yunan uyruklu nüfusun Kıbrıs politikasında koz olarak kullanılması sonucu sınır dışı edilmesiyle, İstanbul Rum cemaatinin nüfusunda radikal bir düşüş yaşandı. Yunan uyruklularla evli olan T.
İskelede, yan yana dizilmiş lokantalardan birinde yapılan bir doğum günü kutlamasında Rumca, İbranice, Türkçe şarkılar hep bir ağızdan söyleniyordu. Ben de aynı lokantada başka bir masada arkadaşlarımla beraberdim; şarkıları dinlerken
Kulüp birçok açıdan ilklere imza attı ve Yahudileri gerçekçi olarak ekrana taşıyışıyla övgü aldı. Ancak, dizide aynı özenin ve klişelerden uzak yaklaşımın Rumlar için gösterildiğini söylemek maalesef zor. Bu yazıda
Kaynak: T24, Tuba Çandar
Şimdi artık ada bir renginden daha yoksun; biraz daha solgun…
Ben Adalıyım. Adada doğmadım, ama adada büyüdüm. Yazlıkçı olarak değil; yazıyla güzüyle, kışıyla baharıyla adayı dolu
Nisan 2015’te dönemin CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir Türk Vatandaşlığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi adlı yasa tasarısını ilk defa Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuyor. Resmi özete
Bizim ev işte Mösyö Apostol’un evi ve marangoz atölyesi olan binanın bitişiğindeki iki bitişik tahta binadan birincisindeydi. 3. katta biz oturuyorduk.
Yazan: Rafael Sadi Kaynak: Odatv
Bugün bir sipariş
Türkiye işçileri, Ermeniler, Yahudiler, Rumlar, ve Türkler, elinizi verin, iş kollarınızdaki sendikalarda sosyalistçe birleşin. (Ergatis Temmuz 1910)
Bugün ‘normal’ hatta ‘hakkımız’ olarak gördüğümüz hafta sonu tatili, sekiz saatlik iş günü,
6 Ağustos’ta Halkların Demokratik Partisi yönetiminde çalışan ve iki sefer milletvekili adayı olan, Ermeni siyasi yapılanması Nor Zartonk‘ta aktif rol alan Murad Mıhçı ile Türkiyeli gayrimüslim azınlıkların siyasetle
Fener’in eski bir Rum mahallesi, Balat ve Hasköy’ü Yahudilerin doldurduğu veya İstanbul’un aslında Bizans’ın başkenti olarak kurulduğunu birçok kişi gibi ben de biliyordum. Ama Ahmet Faik
Yazarlarımızdan Özgür Kaymak ile geçtiğimiz günlerde keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Konu, dört yıllık emeğinin sonucunda ortaya çıkan ve sonrasında kitaba dönüşen doktora teziydi. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi
Mösyö Nahum, 1492 göçüyle Çanakkale’ye yerleşmiş pek çok Yahudi aile gibi yüzyıllarca orada yaşamış bir ailenin ferdiydi. 1960’lı yıllarda Çanakkale’den İstanbul’a eğitimi için ailesi ile göç