Knesset tarafından 48’e karşı 62 oyla kabul edilen yeni idam yasası, uluslararası kamuoyunda “fiilen etnik temelli bir ceza rejimi oluşturduğu” gerekçesiyle sert eleştirilerin hedefi oldu.
Yasa, ölümle sonuçlanan saldırılar kapsamında mahkûm edilen kişiler için idam cezasını varsayılan yaptırım haline getirirken, infazların yaklaşık 90 gün içinde gerçekleştirilmesini öngörüyor. Ayrıca mahkemeler, oy birliğiyle değil, oy çokluğu ile idam kararı verebilecek.
Batı Şeria’daki Filistinliler İsrail askeri mahkemelerinde yargılanırken, İsrailli Yahudi yerleşimciler sivil mahkemelerde yargılanıyor. Yeni yasanın askeri mahkemeler üzerinden uygulanacak olması, idam cezasının fiilen yalnızca Filistinli sanıklar için devreye girmesini sağlıyor.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, bu yapının “aynı coğrafyada yaşayan iki farklı topluluk için iki ayrı ceza rejimi” anlamına geldiğini vurgulayarak, düzenlemenin ayrımcı sonuçlar doğuracağını ifade ediyor. Hukukçular ise temyiz ve denetim mekanizmalarının sınırlanmasının, geri dönüşü olmayan yargı hataları riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.
Mahkumların infazı
İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumlar, eziyet, işkence, cinsel saldırı, tıbbi yardımın ulaştırılmaması ve aç bırakma ile cezalandırılıyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana 96 Filistinli mahkum öldü. Gazzeli mahkumlar arasında tespit edilen 65 ölüm vakasında, 21’i militanken 44’ü İsrail’e göre bile sivildi. Batı Şerialı 23 ölüm vakasında ise 3’ü İsrail vatandaşıydı. Tespit edilen son ölüm vakasında, 29 Mart’ta Megiddo hapishanesinde ölen Marwan Herzallah 54 yaşındaydı, 1990’larda İsrail’in saldırısında bir bacağını kaybetmişti ve Ocak ayından beri tutukluydu. 7 Ekim’den bu yana 19.500 Filistinli tutuklandı, hâlâ 9.500 Filistinli apartheid İsrail hapishane ve tutukluluk merkezlerinde rehin tutuluyor. Güncel verilere göre bu mahkumların 3329’unu suçlama olmaksızın rehin tutulan idari tutuklular oluşturuyor.
1967'den bu yana İsrail hapishanelerinde ölen Filistinli mahkumların toplam sayısı 326'ya ulaştı; İsrailli yetkililer bu kişilerden 97'sinin cesedini elinde bulunduruyor.
Hapishanelerde cinsel şiddet
İsrail cezaevlerinde tutulan Filistinli mahkûmların anlatımlarına göre, mahkûmlar, gardiyanlar tarafından hem fiziksel hem de cinsel saldırıya uğruyorlar, anal penetrasyon da dahil olmak üzere ağır cinsel taciz ve tecavüz benzeri istismara maruz bırakılıyorlar. Tanıklık yapan Sami al‑Saei ve Tamer Qarmut gibi mahkumlar, bu tür istismarların sistematik olduğunu ifade ediyor.
Gazzeli rehinelerin tutulduğu Sde Teiman’da da, Filistinlilere yönelik ağır cinsel saldırılar belgelenmişti. Dokuz İsrail askeri gözaltına alınmıştı. Aşırı sağcılar İsrailliler tecavüzcü askerlerle dayanışmak için Sde Teiman’ı bastı. Olayların ardından beş İsrail askeri şiddet ve cinsel saldırı suçuyla yargılanmıştı ve sonunda dava düşürülerek tecavüzcü İsrail askerleri aklanmıştı.