Göze Çarpanlar Varlık Vergisi

Taksim Palas Apartmanı

Kaynak: Nilay Örnek

Nilay Örnek’in @herumutortakarar isimli Instagram hesabından yaptığı paylaşımı sizlerle paylaşıyoruz…

Apartmanda satış saat 10.30’da başlamıştı… Apartman dardı. Odalar küçüktü. Koridordan gelip geçmek güçtü. Nohut oda bakla sofa içinde en azından 100-150 kişi toplanmıştı. Hiç kimse önündeki kadının veya adamın arkasından ilerisini göremiyor, tellalın sesi gayya kuyusundan çıkar gibi derinden ve görünmez bir yerden geliyordu. Çamurlu ayakkaplarla kuş tüyü koltukların, kanepelerin, maroken sandalyelerın, lâke masaların üzerine çıkıp birbirlerinin omuzlarından aşarak satılan eşyayı görmeye çalışanların hepsi de kelepir mal alma sevdasına düşmüş insanlardı … Satılığa çıkarılan mallar arasında topyekûn bir yemek odası, bir yatak odası, iki oturma salonu, bir kütüphane ve istirahat odası ve bu odalardaki eşyanın kâffesi vardı. Aile albümleri elden ele dolaşıyor, resimler inceden inceye gözden geçiriliyor, kıymetli ve stil eşya ayrı ayrı tetkik olunuyor, antikalar, biblolar, yağlı boya tablolar hayran hayran seyrediliyordu.

Gazeteci Sait Kesler, avukat Şekip Adut’un evindeki ev mezatını böyle anlatmış. (Tan Gazetesi, 5 Şubat 1943.)

Şekip Bey, Varlık Vergisi’nin simge isimlerinden. Ünlü bir Musevi avukat ve kendisi için ön görülen 375 bin TL verginin 4 bin lirasını ödeyerek protesto etmiş, 27 Ocak 1943’te -yaş sınırı değiştirilerek 63 yaşında- Aşkale’ye gönderilmiş ve ibreti alem olması için hakkında pek çok haber yapılmış, kâh ahırda yatar, kâh kar kürerken fotoğrafları yayımlanmış.

Yukardaki gazete anlatısını Ayhan Aktar’ın Kıraathane’de konuşmasından (podcast’i var) dinleyip “Acaba hangi apartmandı bahsedilen?” diye araştırınca eski gazete ilanlarından Taksim Palas’ı buldum.

Şekip Adut’un bol odalı, dar uzun koridorlu, güzel eşyalı o ‘nohut oda bakla sofa’ dairesi mimarının Victor Adaman olduğunu kapısına gidince öğrendiğim İstiklal Caddesi’nin hemen girişindeki TaximPalace imiş!

Avlaremoz’un resmi bir görüşü yoktur. Yayımlanan yazılar, yazı sahibinin kendi görüşleridir. Çok sesli bir platform olma amacı taşıyan Avlaremoz’da, nefret söylemi içermedikçe, farklı düşünceler kendisine yer bulmaktadır.