Müthiş heybetli yapısı ile Büyükada’nın tepesinde konumlanan, onca zamandır tüm kötü hava koşullarına, yangına, depreme, olumsuz çevresel dinamiklere ve de ihmale sessizce direnen ve ayakta kalmaya tutunan, 1903’ten
Prens Adaları… Ama özellikle Heybeliada ve Büyükada. Çocukluğumun anıları bu iki adaya ait. Zihnimde bu adaların ayrı ayrı sembolleri vardı. Heybeliada iskelesinin yanındaki Deniz Harp Okulu ve tabii ki Heybeliada
Derinliklerden beslenerek büyüyen bir tepenin üzerinde zarifçe yükselir
Ve zirvesinden durup da aşağıya bakanlara
Yer çekimini alt etmiş uçan bir bina hissini verir.
Bir yüzünü kente ve Heybeli’ye doğru
Gözlerim bir fotoğrafta, aklım adada. Hiç mezun olmak istemediğim bir öğrencilik hayatım Prens Adalarında… Bendeniz Agatha Christie gibi bir dedektifçilik oynama yollarındayım…
Zaman geçer bazı şeyler değişmez
Ben bir yaşındayken
1918’de başta Çanakkale şehitlerinin çocukları için kurulan ve daha sonra anne veya baba tarafından yetim tüm çocukları kabul eden El-Orfelinato senelerdir terk edilmiş binası ile Ortaköy Palanga Caddesi’nde
6 Eylül 2017 günü açılışı gerçekleşen El Orfelinato Sergisi 20 Eylül’e dek açık olacak.
6 Eylül günü Ortaköy, Palanga Caddesi’nde yer alan eski Yahudi Yetimhanesi binasında gerçekleşen sergi
“SO Art” sanat grubunun son projesi olan “El Orfelinato Art Exhibition” Ortaköy Yetimhanesi’ nde 6 Eylül’de sanatseverlerle buluşacak.
Beşiktaş Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen sergi 6-20 Eylül tarihleri arasında seyirciye
Norayr Olgar
Doğduğu, büyüdüğü topraklardan onu koparanlara, halkını katledenlere geçmişini silmeye çalışanlara bir daha asla demek için bir mücadele ruhu Misak Manuşyan. Soykırımın yükünü sırtında yüklemiş Suriye yetimhanesinin çocuk şairi,