Sara Yanarocak’ın yeni kitabı Torunuma Mektuplar yayınlandı. Yazarın yaşam felsefesini ve hayattaki duruşunu yansıtan eser Avlaremoz’un da ilk kitabı olma niteliğini taşıyor.
Torunuma Mektuplar, Sara Yanarocak’ın torunu
Son birkaç yıl içinde Türkiye medyasında Cumhuriyet döneminin ayrımcı politikalarından olan Varlık Vergisi açıkça bahsedilen, kınanan ve anılan bir mesele haline geldi. Azınlıkların vergi adı altında soyulduğu ve elinde avucunda
Bağımsız grup ve insiyatiflerin toplumsal, ekolojik, politik ve sanatsal çalışmalarını bir araya getiren 17. İstanbul Bienali’nde İtaatsizlik Arşivi [Ders Bitti] bir direniş korosu sunuyor.
Kaynak: Argonotlar
Bu seneki bienali
Avlaremoz yazarlarından Dr. Anna Maria Beylunioğlu’nun yöneticiliğinde düzenlenen, Yahudi mutfağının Şef Sibel Cuniman Pinto tarafından işleneceği ve Yesayan Salonu’nun etkinliği olan Türkiye’de Hristiyan ve Yahudi Sofraları atölyesi
Hayatının büyük kısmını mücadele ve yoksullukla geçirmiş Yahudi bir marangozdu Mordehay Gebirtig. Müthiş yeteneği sesleri melodilere ve şiirlere dönüştürmeseydi belki de onu tanımıyor olacaktık. Ayrıca örgütlü bir sosyalistti, daha güzel
Elias Canetti Bulgaristan’ın Rusçuk kentinde, Sefarad bir ailede doğmuş, Ladino konuşarak büyümüştü. Baba tarafı Edirneli olan Canetti, genç yaşta ailesiyle birlikte Viyana’ya yerleşmiş ve Almanca’da ustalaşmıştı. Ona
İstanbul’u farklı rotalarla mobil cihazınızdan gezmenizi sağlayan KarDes uygulaması yeni rotasıyla gezginlerle buluşuyor. Çokkültürlü Kadın Hikayeleri’ni konu alan KarDes’in bu yeni rotası sizi, Aliye Berger’den Madam
Çizer İrvin Mandel’in 1992 yılından beri sürdürdüğü “Mozotros Ailesi” serisinin 30. yılı için yeni bir albüm hazırlandı ve Mozotros Ailesi özel sergisi Schneidertempel Sanat Merkezi’nde. 17 Şubat’ta
Kaynak: Oanagnostis Yunancadan Çeviren: Melike Karaosmanoğlu
Gazeteci İasonas Nevris’in Selanikli Yahudi Antolojist Leon Nar ile röportajı
Sefarad şarkıları hakkındaki iki kitap Leon Nar ile röportaj yapmama bahane oldu. Koleksiyoncu
Sefarad müziğinin tanınmış isimlerinden İzzet Bana, Kula 930 oyunu ve müzikalinin ortaya çıkış hikayesini anlatıyor.
Kula, İstanbul sahnelerinde Ladino/Djudeo-Espanyol lisanında oynanan ilk oyundur. Kula’dan önce oynanan Fikso isimli
2013-2019 seneleri arasında New York Üniversitesi’nde doktora yaparken peşinde olduğum bir soru zinciri vardı: Türkiyeli Yahudilerin kültürel mirasını hangi politik, sosyal ve kültürel bağlamda anlayabiliriz? Bu kültürel mirası kim,
Yazan: Rıza Oylum Kaynak: Gazeteduvar
Ulusal sinemada Yahudiler, adeta yokmuşçasına birkaç karikatür tiplemenin ötesine geçemediler. Geniş toplum kesimleri için bilinmezliklerini korudular. “Kulüp” dizisinde bir anda karşımızda beliren İstanbul fonundaki Yahudi