Işıl Demirel
Daha sonra hayatım boyunca unutamayacağım şu sahne yaşandı: Doktor, kalp-damar hastalığının genetik olup olmadığını anlamak için babaanneme basit bir soru sordu.
“Anneniz, babanız hangi hastalıktan öldü?”
Babaannem sustu.
Kaynak: Radikal
Struma, İstanbul’a sığınmasından tam 72 gün sonra, 24 Şubat 1942 tarihinde, yıllar sonra ortaya çıktığı gibi, onu Alman yolcu gemisi sanan bir Sovyet denizaltısı (SC-213) tarafından batırıldı!
Kaynak: Sendika.org
ayşe düzkan
zaten bu ülkede antisemitizm böyle, sadece resmi ideolojinin değil, genelgeçer bilincin de sağlam bir parçası; ikinci dünya savaşı’na dair bütün hollywood filmlerini izlemiş bile
13 Mart Pazar günü, Anne Frank – Günümüz için bir Tarih sergisinin açılışı ve Holokost, Hatırlatma/Hafızalaştırma ve Eğitim konulu bir sunum gerçekleşecek.
Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği (SEHAK) ve Anne
Bir tweet atarsınız. Bol antisemitizm soslu. Sonra “Pişmanım” dersiniz. “Benim de Yahudi arkadaşlarım var” klişesinin arkasına sığınırsınız. Yıllar geçince unutulur sandığınız mesajlar tekrar karşınıza çıkınca o arkadaşlarınızdan biri yardımınıza yetişir.
Kassel – Almanya, bir dağ kasabası
Aynalı pazar yerinin sessiz sakini olmak artık eskisi kadar cazip değildi Madam Frida için. Sincaplara ilgi de çoktandır azalmıştı. Hırsızların işini zorlaştırmak için konulan aynalar,
Karel Valansi
Lisedeyken tarihe meraklı bir çocuk olarak hep sorgulardım, tarih neden 1923’te biter diye. Osmanlı’nın zaferleri ve yükselişi uzun uzun anlatılır sonra o kadar becerikli olmayan padişahlar,
Bir halk; soykırım gerçeğini inkâr etmek varken, tarihiyle nasıl yüzleşir?
Çocukken II. Dünya Savaşı’nı takiben Almanya’nın Nazileri hemen yargıladığını ve Auschwitz’de yaşananların halka hemen aktarıldığını düşünmüştüm. Alman
Getto ve çalışma kampından sağ çıkabilmeyi başarmış Yahudi bir şairdi Paul Celan. 23 Kasım 1920’de eskiden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun sınırları içinde olan Czernowitz (Romanya) şehrinde dünyaya geldi. Ana dili
Melih Cılga
Batı Almanya’nın Yahudi Soykırımı’yla yüzleşmesi kolay bir süreç olmadı. Gerçi 1952 yılında Alman devleti İsrail’e soykırım tazminatı ödemeyi kabul etmişti, ama sokaktaki vatandaş açısından baktığımızda,
1958 yılında Federal Almanya Cumhuriyeti uluslararası arenaya dönmüş, geçmişi unutmuştur. Nazilerin nerede olduğunu da, kamplarda kimlerin öldürüldüğünü de kimse hatırlamamaktadır. Almanya’nın Oscar adayı Yalan Labirenti, Yabancı Dilde En İyi