İki dünya savaşı arasındaki yıllar, insanlık tarihi açısından çok karanlık yıllardır. Yaklaşık 30 yıl süren bu dönemde dünyada ciddi bir demokrasi krizi yaşanmış, 1920’lerde dünya yüzünde 35 anayasal ve
Trakya Olayları’nın resmi dayanağını oluşturan İskan Kanunu 1934 yılında olaylardan kısa bir süre evvel ilan edilecekti.
1930’lu yıllar, Türkiye’de milliyetçiliğin etnik ve dinsel temeller üzerinden oturtulmaya çalışıldığı
İnsanın hatırlaması, duygusal, kültürel biçimlendirme ve kopmayı aşarak geçmişle kurulan bilinçli bir ilişkidir. Bu yüzdendir ki insan geçmişle kurduğu ilişkide kimi zaman yaşanan bazı anıları hatırlamayı seçerken, kimi zaman da
Konuşmayı, unutmak yerine hatırlamayı tercih eden tanıklardan benim için belki de en özel olanlardan biri benim ona verdiğim isimle Madam Dora’ydı. Bir tesadüf eseri tanıştığım ve Çanakkaleli olduğunu öğrendiğim
Tam 83 yıl önce, 10 Mayıs 1933’te Nazi Almanyası’nda öğrenciler “Alman olmayan” 25.000 kadar kitap yaktı. Bu davranışları, devlet sansürü ve kültürün kontrol edileceği bir çağın habercisiydi.
İber Yarımadası’nda Yahudi varlığının Eski Roma döneminden beri süregeldiği bilinmektedir. Özellikle 8. yüzyılda 756 yılında kurulan Endülüs Emevi Devleti’nin egemen olduğu İspanya’nın güney bölgesinde Müslümanlar, Yahudiler ve
Kaynak: T24, 27.02.2016
24 Şubat, Struma faciasının yıldönümü. 1942 yılında Nazi zulmünden kaçan 768 Yahudi, batırılan bu gemide hayatlarını kaybetti. İlk defa geçen yıl resmi törenle anılmaya başlanan
Kaynak: Altüst
Doğan Akhanlı
Struma Vapuru 12 Aralık 1942 Cuma günü Romanya’nın Köstence limanından demir aldığında, Alman ordusu Avrupa’nın neredeyse tamamını ele geçirmiş, kuzeyde Leningrad’ı kuşatmış, Moskova
Kaynak: Radikal
Struma, İstanbul’a sığınmasından tam 72 gün sonra, 24 Şubat 1942 tarihinde, yıllar sonra ortaya çıktığı gibi, onu Alman yolcu gemisi sanan bir Sovyet denizaltısı (SC-213) tarafından batırıldı!
kız çocukları sıtmayı ağzına deniyor
birbirini, ağzını
size göre bir uzakta bekletiliyor
bize göre ‘İstanbul limanında 1941 Aralık’ı’
dili kaç gram karanın ki
ölümü ötmüyor?
olmayanlar gemiden size göre
1940 yılının sonlarına doğru soykırım tehdidi altında kalan Yahudiler ellerindeki her türlü imkân ve vasıtayı kullanarak bulundukları ülkelerden kaçmaya çalıştılar. Tarafsız kalan İspanya, İsviçre ve Türkiye, Yahudiler için önemli birer
“Kelebek Korse, benim akciğerim, soluduğum havaydı”
Beyoğlu, gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi geçti. Son yıllarda hızlanarak, bir esnaf ruhu, bir alışveriş geleneği sona erdi, bir devir kapandı. Her gün