Kaynak: toplumsol
11 Kasım 1942’de çıkarılan bir kanun, Türkiye’nin yakın tarihinde büyük kırılma noktalarından birine işaret etmektedir. Varlık Vergisi Kanunu. Bu Kanunla Türkiye’de yaşayan Rum, Ermeni ve
Saraçoğlu hükümetinin ilk icraatı, beklentileri karşılamayan Milli Korunma Kanunu’nun yerini alacak Varlık Vergisi Kanunu’nu çıkarmak oldu. 11 Kasım 1942 tarihinde TBMM’de oturumda hazır bulunan 350 milletvekilinin oybirliğiyle
Kaynak: listelist.com
Varlık Vergisi’nin adı bile yeterince soğuktu. Görünüşte II. Dünya Savaşı’nın çetin koşullarında sosyal adaleti sağlamak için çıkarılmıştı. Hesaba göre, karaborsacılık ve vurgunculukla zenginleşenler, bedelini ödeyecekti.
Kaynak: Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi, Voyvoda Caddesi Toplantıları
Varlık Vergisi, basit bir vergi kanunu uygulaması değil, kökleri Osmanlı devletinin son yıllarında İttihat ve Terakki iktidarında atılmış ve giderek
Suriye iç savaşının vurduğu, ülkenin en büyük şehri Halep’te yakın döneme kadar devam eden Yahudi toplumunun varlığı, Ermeni Soykırımı mağdurlarının hatıraları ve eserlerinde de yer alıyor. O kitaplardan biri
Paris’te Alman konsolos yardımcısının vurulması bahane edilerek 9-10 Kasım 1938’de Alman ve Avusturya Yahudilerine karşı başlatılan saldırılar bir anlamda Holokost’un başlangıcı idi. Nazi ideolojisinin sürüklediği kişiler tarafından
Kaynak: Marxists.org
Kristallnacht (Kristal Gece) pogromunun “gerekçesi”, 17 yaşındaki Polonyalı Yahudi Herschel Grynszpan’ın 7 Kasım 1938’de Alman diplomat Ernst vom Roth’u öldürmesiydi. Ailesinin diğer 17 bin
“Öteki” yi yaratan iklim daima “Biz”i kutsallaştırır. Dışlananlar önce kınanır, yerilir, hiçleştirilir. Sonra sıra devletin şiddet çarkını harekete geçirmesiyle fiziksel yok etmeye gelir. Zaten sınırların ötesinde gözlerini kutsal “Biz”
1938 yılının 9 Kasım günü Almanya ve Avusturya’nın birçok kentinde faşist militanlar Yahudi işyerlerine saldırdı. Binlerce işyeri, yüzlerce sinagog, mezarlık, ev tahrip oldu. 100’e yakın Yahudi öldürüldü. Saldırılar
Köylülüğün ve küçük burjuvazinin daha güçlü bir tabaka oluşturduğu Bavyera’da faşistler giderek daha fazla ortaya çıkmaya başlıyordu. Nazi Partisi bu bölgede tanınıyor, kuzeye doğru da sıçramak istiyordu. Adolf Hitler,
Özgür Kaymak[1]
Adayı çok seviyorum demek az kalıyor, sanki bir insan varmış gibi ona sarılasım geliyor. (Yahudi, yaş:55, Erkek)
Doktora tezimin kapsamı dahilinde (2013-2016) yılllarında İstanbul’daki Yahudilerle
Bülent Ecevit’in 1950 ile 1961 yılları arasında Türkçe ve İngilizce dillerinde kaleme aldığı gazete yazıları internet ortamına taşındı. Yazılarının arasında Türkiye’deki Yahudi nüfusu ve dönemin dünyasındaki antisemitizm ile