18 Eylül günü paylaşılan bir videoda Brooklyn’in Williamsburg mahallesinde Ortodoks Yahudi bir adama saldırıldığı görülüyor.
Yahudi nüfusunun en yüksek şehirlerden biri olan New York’ta ve geleneksel olarak Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı Brooklyn’de böylesine bir saldırının gerçekleşmiş olması Twitter’da sert tepkilerin gösterilmesine sebebiyet verdi. Ortodokslar kimliklerini belli eden kıyafetlerle gezdikleri için nefret saldırılarına daha kolay ve sık hedef oluyorlar. Geçtiğimiz yıl boyunca Ortodoks nüfusu yüksek olan Brooklyn’de bu tarz sokak saldırıları giderek arttı. Yorumcular bu artışın sebebinin ABD Başkanı Donald Trump’ın antisemitizme ve her türlü ırkçılığa karşı aleni desteği olduğunu belirtiyorlar.
Türkiye’deki dijital ortam çok uzun zamandır öfke, nefret ve önyargının ucuz ve algoritmik bir silah hâline geldiği bir gösteri sirkine dönüşmüştü. YouTube, Instagram ve TikTok gibi platformlarda kendini “doğrucu
Şarkıcı Yaşar İpek, sosyal medyada yaptığı paylaşımda "Sokağa Yahudi avına çıkalım, şahsen ben sokakta gördüğüm ilk Yahudi’yi Allaha’a yemin olsun hastanelik edene kadar elime alacağım” demişti. Türkiye
Bosch'un anneler gününü konu alan ve bir köpek annesinin alışverişini anlatan reklamı, aile kurumunu zedelediği "gerekçesiyle" infial yarattı ve RTÜK inceleme başlattı. Reklam yayından kaldırıldı.
Aile
İsrail'i destekleyenleri eleştireceğiz diye yola çıkıp antisemitizme saplanan bir içerik daha sosyal medya gündemine düştü.
Daha önce çocuk içerikleri hazırlayan bir YouTube içerik üreticisi, İsrail'i desteklediğine
This article was initially published in the Stroum Center for Jewish Studies – University of Washington
Until I moved to the U.S. at 18, I lived my entire life in
Ada, sadece çocukluk yazları Büyükada’da geçen benim için değil, genel anlamda çocuklukla özdeşleşen bir yer. Çocukken adaya gelince bambaşka bir hayat tarzına geçmiş olurduk. Okul kapanınca adaya çıkar -bazen
Diyarbakır’da küçük bir Yahudi toplumu yüzyıllarca yaşadı. Kentte ve kalbi olan Sur’da bu toplumdan geriye kalmış bir şey var mı diye aradım taradım ancak elle tutulur hiçbir şey
Son birkaç gündür 2009’da gerçekleşen Münevver Karabulut cinayeti oyuncu Nilperi Şahinkaya’nın Cem Garipoğlu’nun kardeşi Sakine Garipoğlu ile aynı kare içerisinde yer almasının üzerine yeniden gündeme geldi. Karabulut’