Bir Temel Atıldı, Kaç Tane Yıkıldı? – Nesi Altaras

3 Ağustos Cumartesi günü Yeşilköy’de, Süryani Kadim Ortodoks toplumunun İstanbul’daki kilisesi olacak Mor Efrem’in temel atma töreni Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İBB Başkanı İmamoğlu dahil birçok yetkilinin katılımıyla gerçekleşti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Süryani kilisesinin inşaatına başlandı. Bu gelişme tabii ki Türkiye’deki gayrimüslim varlığının sürdürülmesi için umut vericidir.

Ancak Mor Efrem’in inşaatını kutlarken Cumhuriyet dönemi boyunca yıkılan yüzlerce kilise ve sinagog unutulmamalıdır. Yeşilköy’de temel atma gerçekleşirken Türkiye Cumhuriyeti Süryanilerin Tur Abdin’de Mor Gabriel Manastırı’nın topraklarını hala gasp etme çabası içinde.

Sadece bir kilisenin sıfırdan inşaatı, vardan yok edilen tüm azınlık kutsal mekanları için devede kulak kalıyor. Bunun benzeri bir durum Edirne Sinagogu restorasyonunda da olmuştu. Büyük haber ve kutlamalarla Edirne Sinagogu, restorasyondan sonra açıldıktan sonra Trakya’nın ve özellikle Edirne’nin Yahudi geçmişi anılmış ve kutlanmıştı. Ancak buradaki Yahudilerin nasıl oradan kaçırıldığı ( 1934 Trakya Olayları) ve sinagogun neden restorasyona muhtaç bir halde metruk bırakıldığı hiç sorgulanmadı. Yine Trakya’da yol yapımı için yıkılan ahşap Tekirdağ Sinagogu veya camiye dönüştürülen Çorlu Sinagogu için hiçbir söylemde bulunulmadı. Türkiye’nin her köşesinden buna benzer örnekler verilebilir. Van Başkale’de ev olarak kullanılan sinagogdan; belediyenin kültür merkezine dönüştürdüğü ve sinagog tabelasını bile kaldırdığı Gaziantep’e kadar… Soykırım sonrası cami olan, taşları farklı yerlere dağılıp inşaatlarda kullanılan tüm Anadolu kiliseleri zaten saymakla bitmez.

Kısacası Süryani toplumunun İstanbul’daki ibadethane ihtiyacı için Mor Efrem’in temelinin atması çok hayırlı olmuştur. Ancak devletin büyük bir temel atma töreniyle sanki azınlık varlıklarının üstüne çökmemiş, onları yıkmamış gibi davranması kimsenin gözünü boyamaya yetmemiştir.

*Avlaremoz’un resmi bir görüşü yoktur. Yayımlanan yazılar, yazı sahibinin kendi görüşleridir. Çok sesli bir platform olma amacı taşıyan Avlaremoz’da, nefret söylemi içermedikçe, farklı düşünceler kendisine yer bulmaktadır.

Bunları da beğenebilirsiniz...