İlhan Omar Tartışmasında Çirkin Çifte Standart

Kaynak: The Forward, Peter Beinart

Çeviri: Nesi Altaras

Göçmenlik üzerine konuşma yapan Milletvekili İlhan Omar. Minnesota’yı temsil eden Omar Amerikan tarihin ilk başörtülü temsilcisi. Amerika’ya Somali’den mülteci olarak geldi.

İki şey doğru. Birincisi, Temsilci İlhan Omar Amerikan hükümetinin İsrail’e olan desteğinin sadece “Benjaminler” [100 dolarda Benjamin Franklin olduğu için para anlamına geliyor] sebebiyle olduğunu iddia etmesi hatalı bir davranıştı. İkincisi, grotesk bir çifte standart üzerinden yargılanıyor. En keskin eleştiriler Kongre’de çok daha beter ayrımcılıktan suçlu olanlardan geliyor.

Omar’ın tweeti hatalıydı. Evet, tabi ki AIPAC’in [Amerika’daki en büyük İsrail lobisi] etkisinin bir kısmı üyelerinin kongre adaylarına yaptığı bağışlardan geliyor. Ancak bunun üstüne beyaz Hristiyan muhafazakarların İsrail’e derin kültürel ve dini sempatisi de ekleniyor. Bu insanlar için İsrail kendi ülkelerine ve dinlerine karşı, düşmanca bölgedeki Amerikan yanlısı, “Yahudi-Hristiyan” değerleri taşıyan bir ada. (Amerikan muhafazakarlar uzun hep Amerikan düşmanlarının egemen olduğu bölgelerde küçük Amerikancı ülkelere bayılırlar. Soğuk Savaş sırasındaki Litvanya, Letonya ve Polonya sevgileri veya tarihsel olarak apartheid Güney Afrikası veya Tayvan’ı sevmeleri gibi).

Omar’ın tweeti sorumsuzdu. Sorumsuzdu çünkü liderler tarihsel bağlamı anlayarak kelimelerini seçmeli. AIPAC gibi çoğunlukla (ama resmi olarak değil) Yahudi bir kurumu siyasetçileri satın almakla suçlamak silah lobisini veya ilaç sektörünü suçlamakla aynı değil. Modern tarih silah veya ilaç üreticilerinin gizlice paralarıyla hükümetleri ele geçirip cani komplo teorilerine yol açtıklarıyla dolu değil.

Trump AIPAC konferansında konuşurken

Bu AIPAC’in parasını konuşmak uygunsuzdur demek değil ki. Ancak bu tartışmanın getirdiği kirli basmakalıpları düşününce dikkatle yapılması gerektiği kesin.

İlhan Omar maalesef öyle yapmadı. Bu nedenle özür dilemekte haklıydı. Ve bu nedenle 2012’de Gazze’deki İsrail aksiyonlarıyla ilgili attığı ve İsrail’i “dünyayı hipnotize etmekle” suçladığı antisemit kalıpları hatırlatan tweet için özür dilemekte de haklıydı.

Ama eğer siyasetçilerden ayrımcı ve ırkçı hareketler için özür bekleyeceksek İlhan Omar’da duramayız. Onu eleştirenlere de aynı standartları uygulayalım.

Bir bölgede iki yasal sistem uygulanması – biri Yahudiler biri Filistinlilere, Batı Şeria’da İsrail’in yaptığı gibi – ayrımcılıktır. Oradaki Yahudilere vatandaşlık garantisi, hukuk hakkı, seyahat özgürlüğü, oy verme hakkı verip, Filistinli komşularına vermemek ayrımcılıktır. Bu Omar’ın antisemitizmle olan ilişkisinden çok daha elle tutulur bir ayrımcılıktır ve neredeyse 50 senedir sürüyor.

Ancak Omar’ın tüm Cumhuriyetçi karşıtları Kongre’de bu ayrımcılığı destekliyor. 2016’da Cumhuriyetçi parti programı “İsrail’in [Batı Şeria’da] işgalci olduğunu reddediyoruz” dedi. Yani bir yasaysa Yahudileri, başka yasayla Filistinleri yönetmeyi kabul ettiler. Geçtiğimiz Aralık, Omar’ın komitelerden kovulmasını söyleyen Cumhuriyetçi Temsilci Lee Zeldin Batı Şeria’da Filistinlilerin yaşamasının yasak olduğu Bet El adlı bir inşaat projesi için para toplama kampayasında konuştu. İsrail Yüksek Mahkemesine göre bu proje Filistinlilerden zorla alınan toprağa yapılmıştı.

Tweetleri için Omar tüm Demokrat yönetimi tarafından eleştirildi ancak toprak hırsızlığı ve devlet destekli ayrımcılığa yardım ve yataklık eden Zeldin’e Kongre’de gık diyen olmadı. Tam tersi, kendisi Cumhuriyetçiler arasında yükselen genç bir isim.

Temsilci Lee Zeldin (en sol) Yeruşalayim’deki Amerikan Büyükelçiliği açılışında Netanyahu çifti ve Ivanka Trump- Jared Kushner’la poz verirken.

Çünkü bugünün Washington’unda Filistinlilere ayrımcılık mazur görülmek bir yana açıkça ödüllendiriliyor.

Aynısı Müslümanlara ayrımcılık için de geçerli. Aralık 2015’te Trump Müslümanların Amerika’ya girişini yasaklamak istediğinde Cumhuriyetçiler arasında desteği arttı.

2006’da Roy Moore Kongre’ye yemin ederken Kuran’a el basmak isteyen Müslümanların kovulması gerektiğini yazdı. Kampanyası 2017 yılında hala buna inandığını söyledi. Cumhuriyetçi Parti Meclisi Moore’un Senato kampanyasını yine de desteledi. 2013 yılında Temsilci Mike Pompeo “Amerika’nın her yerinden İslami liderleri” Boston maraton bombalamasını kınamamakla suçladı ve bu uydurma “sessizliğin İslam’a inanan herkesin barışa bağlılığına gölge düşürdüğünü” iddia etti.

2016 yılında Pompeo ACT for America adlı İslam karşıtı gruptan bir ödül kabul eti. İki sene sonra (şehir dışında olan John McCain dışında) tüm Cumhuriyetçi senatörler Pompeo’nun Dışişleri Bakanlığına gelişini onayladı.

Bunların hiçbiri Omar’ın tweetini temiz kılmıyor. Ancak onu eleştirenlerin art niyetlerini gösteriyor. Eğer Omar’a kızan Cumhuriyetçiler gerçekten ayrımcılığa karşı olsalardı Amerikalı Müslümanlara ve Filistinlilere Batı Şeria’da yapılan ayrımcılığı kutlamazlardı. Eğer Cumhuriyetçiler gerçekten antisemitizme karşı olsalardı Donald Trump’ı desteklemezlerdi. Mesela Trump 2013 yılında “Jonathan Leibowitz’ten – pardon Jon Stewart’tan – çok daha akıllıyım” diye bir tweet atmıştı. [Kendisini eleştiren komedyen Stewart’ın Yahudi olduğunu böylece açıklamak ve sadece Yahudi olduğu için onu eleştirdiğini ima etmek istemişti.]

1930’lardan kalma antisemit bir sloganla kampanya yaptı: “Önca Amerika.” 2015 yılında Yahudi bir gruba “Bana destek vermeyeceksiniz çünkü ben paranızı istemiyorum… Ama sorun değil kendi politikacılarınızı kontrol edin o yeter.”

2016’da Hillary Clinton’ın parayla çevrili ve David’in yıldızını içeren bir resmini retweetledi. Kampanyasının son reklamında üç Yahudi’yi gösterdi – [FED Başkanı] Janet Yellen, Lloyd Blankfein ve George Soros – ve “küresel güçlere” ve “Washington’da güç mekanizmasını kontrol edenlere” rağmen kazanacağını söyledi.

2017 yılında neo-Naziler Charlottesville’de yürüdükten sonra aralarında “çok kaliteli insanlar” olduğunu söyledi. Ve 2018’de Orta Amerika’dan gelen göçmenlerle ilgili yaptığı ırkçı dolduruş Pittsburgh’da bir adamın Amerikan tarihinin en kötü antisemit saldırısını yapmasını provoke etti. Omar’ın aksine, bunların hiçbiri için özür dilemedi.

Nazi bayraklarıyla “Yahudiler bizim yerimizi alamaz” diye slogan atılan Charlottesville yürüşü için Trump orada çok kaliteli insanlar da olduğunu söylemişti.

Eğer Omar’ı kınayıp Donald Trump’ı destekliyorsanız gerçekten ayrımcılığa karşı değilsiniz. Hatta gerçekten antisemitizme karşı bile değilsiniz. Karşı olduğunuz şey aslında İsrail eleştirisi. Bu nedenle Cumhuriyetçiler Trump’a değil Omar’a tweetleri yüzünden kızıyor. Antisemitizmi ya da ayrımcılığı durdurmaya çalışmıyorlar. Antisemitizmi kullanarak Amerika’daki İsrail tartışmasını dıurdurmaya çalışıyorlar.

İlhan Omar farkında olmadan onların eline malzeme verdi. Bunu anlaması lazım ve bu eşitsiz çifte standart yüzünden antisemitizm konusunda İsrail’i eleştirenlerin fazlasıyla dikkatli konuşması lazım. Diğer hepimiz de İsrail destekçileri arasında antisemitizmin İsrail’i eleştirenlerinki kadar kabul edilemez olduğunun altını çizmeliyiz. Müslümanlara ve Filistinlilere ayrımcılığı Yahudilere olan kadar kabul edilemez olduğunu söylemeliyiz.

İlhan Omar özür dilediği için memnumun. Ama Lee Zeldin özür dilediğinde daha da mutlu olacağım.

Bunları da beğenebilirsiniz...