ABD Temsilciler Meclisi’nin Ermeni Soykırımı tanıma kararının ardından CNN Türk’te Hakan Çelik’e konuşan İlber Ortaylı Ermeni Soykırımı’nı Almanya’nın uydurduğunu, 1.5 milyon Anadolulu Ermeni’nin
Hasköy’deki Terzi Hayim ve Basmacı Avram gibi Yahudi sokak adları erken Cumhuriyet döneminde Türkleştirilmiş. İBB Başkanı İmamoğlu’nu orijinal isimleri geri getirmeye çağırıyorum.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Twitter hesabı
Ölüm yıldönümünde 1995’te İsrail Başbakanı görevindeyken katledilen Yitzhak Rabin’i hatırlıyoruz.
Annesi Belarus, babası ise Polonya/Ukrayna topraklarında büyüyen Rabin 1922’de Tel Aviv’de doğdu. Rabin’in babası
31 Ekim günü Sözcü gazetesindeki köşesinde ‘Sevinçliyim…Mutluyum…’ başlıklı kısa yazısında Soner Yalçın, birçok farklı yönden Yahudi düşmanlığı yaydı ve Ermeni Soykırımı’nı inkar etti.
ABD Temsilciler Meclisi’nin 29
Sukot Bayramı’nın kutsal limonsu meyvesi etrog. Seneden seneye sinagoglarda hazırlanan sukalarda gördüğümüz etrog yeni yeni Türkiye’de yetişmeye başladı. Elbette, turunçgil yetiştiricilerinin kalbi Adana’da. Türkiye’nin tek etrog
23 Eylül 2019 tarihinde Ermeni Patriğinin seçimine ilişkin İçişleri Bakanlığı talimatnamesi Patrikhane’ye ve Müteşebbis Heyet’e ulaştı. Talimatnamede düzenlenmiş birtakım hususlar tartışmaya sebep oldu. Bunların başında elbette şimdiye kadar
Dini kıyafet, özellikle kipa, Türkiye Yahudi toplumunun hem dışarıdan yaşadığı antisemitizm baskısına, hem de içerisindeki dindarlık göstergesi ile ilgili tartışmalara mercek oluyor.
Son yıllarda birçok ülkede toplumsal alanda dini kıyafetleri
Editörlerimizden Nesi Altaras ve Betsy Penso’nun geçtiğimiz ay eleştirdiği, Dr. Zehra Aslan tarafından Independent Türkçe’de kaleme alınan ‘Cumhuriyet Tarihinde Yahudiler’ konulu yazı dizisine devam ediyor. Aslan’ın bu
“Okula giderken 15 dakikalık yolda sürekli olarak ‘gavur’ kelimesi işitiyordum”
Kaynak: T24, Emircan Kükürt
Ama geçmişi geri getiremezler. Başka birileri var artık.
O hayata değmemiş, oradan geçmemiş insanlar.”
Uğur Yücel,
1918’de başta Çanakkale şehitlerinin çocukları için kurulan ve daha sonra anne veya baba tarafından yetim tüm çocukları kabul eden El-Orfelinato senelerdir terk edilmiş binası ile Ortaköy Palanga Caddesi’nde
Spinoza hakkında Türkçe yazılmış metinlere ve videolara bakarken Metin Sarfati’nin “Bu topraklarda neden bir Spinoza yetişmiyor?” sorusunu sorduğu programı izlemiştim. Yorumları, referansları kendisi ile tanışma, sohbet etme isteği uyandırmıştı.
Elindeki sopayla cam kıran bıyıklı kepli bir adamın fotoğrafına bakınca şunu düşündüm: Bu adam sonraki gün utandı mı?
Yoksa oraya verdiği zararla gurur mu duydu?
Belki oradan bir şeyler çaldı.