Yazı The Jerusalem Post’tan derlenmiştir. Yazının İngilizce aslına buradan ulaşabilirsiniz.
Dünyada en çok matsayı eski Sovyetler Birliği’ndeki Yahudiler yerler – Neden?
Ukrayna’daki Tiferet Hamatzot fabrikasında bir çalışan hamur
Maskeler, kostümler derken anlamını kolayca kaçırdığım bayram, Purim bayramı yaklaşıyor…
Yahudi inanışına göre Purim bayramı gizli mucizelerin bayramı, amacı ise, baktığımızda göremediğimiz dünyanın yöneticisini (ya da bizim kontrolde olmadığımızı) hatırlamak
Daphne İçin Bir Tarif (A Recipe for Daphne) adlı romanında Nektaria Anastasiadou hem İstanbul’un Rum toplumuna hem de nostaljik İstanbul’a pencere açıyor.
Hikayenin merkezindeki Daphne, Türkiyeli göçmen bir
22 Ocak’ta Yahudi, Rum, Ermeni ve Süryani gençlerden oluşan bir grup sarayda Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile buluştu. Paylaşımında Türk Yahudi Toplumu inşaat süreci tartışmalı olan sarayın
Prof. Esra Özyürek’in bu yazısının orijinali 1 Şubat 2021’de Haaretz’de “German Muslims’ ‘Shocking’ Response to the Holocaust” başlığıyla yayımlanmıştır.
Çeviri: Tuğba Yavuz
Aşırı sağ ve ırkçı ideolojiler
1800’lerin sonunda İstanbul’da dünyaya gelmişti. Yaşı bilinmesin diye ne zaman doğduğunu söylemezdi, hala tam olarak bilmiyoruz. Ailesi çok yoksuldu. İş bulma umuduyla önce Holokost’a dek Avrupa’nın
Yunanca adıyla Holokost (holókaustos; ὅλος hólos, “tüm” + καυστός kaustós, “yakılmış”) veya İbranice adlandırılışıyla Shoah (שואה; felaket) şüphesiz tarihin en iyi belgelenmiş soykırımlarından biri.[1] II.Dünya Savaşı sırasında altı milyon
Elza Niyego‘nun cenazesinde “adalet isteriz” diye bağırdığı için taşkınlık çıkardığı iddia edilen Musevilerin mahkemesi devam ederken, Yunus Nadi Cumhuriyet gazetesinde bu mesele üzerine yazılar kaleme alıyordu.
Yazan: Evrim Kepenek
Türkiye’de Komplo Teoriler: Komplo Millet (Conspiracy Theories in Turkey: Conspiracy Nation) adlı yeni kitabında akademisyen Doğan Gürpınar Türkiye komplo teorilerini tarihsel bağlama yerleştiriyor ve komploların farklı kaynaklarını sistematik bir
Türkiye’de ırkçıların, ismi katliamlarla, soykırımlarla anılanların isimlerini sokaklara, okullara vermek adeta adettendir. Bu isim veriş halleri bazen devletin Türkleştirme politikası olarak kendisini gösterirken bazen de bu ‘mühim şahıslara’ verilen
Yirminci yüzyılın en ilginç figürlerinden Simone Weil zamanının sınırlarını ve etiketlerini aşan bir filozoftu. Birçok kişi tarafından farklı şekillerde betimleniyordu.
Weil, Troçki için “melankolik bir devrimci”, André Gide için “dışlanmışların
Yazı ilk olarak Aralık, 2015’te marksist.org sitesinde yayımlanmıştır. -Avlaremoz o sırada Ocak ayında açılmak üzere test yayınındaydı.
Cumartesi akşamı, Hanuka’nın son gecesi olan Pazar günü Ortaköy Meydanı’