Hrant Dink anısına açılan 23,5 Hafıza Mekânı’nı ziyaret ettikten sonra aklımda bir fikir iyice perçinlendi. Türkiyeli olma halinin, bu üst kimlik odaklı, dayatmasız vatandaşlık anlayışının miladı Hrant Dink.
Hrant Dink Vakfı 22-23 Mart tarihlerinde 8 ayrı panelden oluşan ve pek çok farklı müze ve anma merkezini ağırlayacağı konferansını Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezi Loca’da gerçekleştiriyor.
Konferansta Auschwitz-Birkenau
Hrant Dink Vakfı Tarih Programı kapsamında Sosyal Bilimler Lisansüstü Öğrenci Çalıştayları serisi devam ediyor. Düzenlenen bu çalıştaylarda, tezlerin tartışmaya açılmasını sağlamak ve araştırmacıların diyaloğunu pekiştirmek ve akademisyenler ile araştırmacılar arasında
“Kendi kimliğinizi oraya koyduğunuzda rahatsızlık hissediyorsanız orada bir nefret söylemi vardır”
Kaynak: Sivil Sayfalar, Erdal Aktaş
Ayrımcılık suçu ve nefret söylemi Türkiye adalet sisteminde halen etkin bir biçimde cezalandırılmazken, nefret
Agos Gazetesi Editörü Yazar Pakrat Estukyan, nefret söylemini üreten en önemli unsurun siyasetçiler olduğunu söyledi.
Kaynak: evrensel
Cumhuriyet tarihi boyunca canlı tutulan nefret söylemiyle toplumun zehirlendiğini belirten Agos Gazetesi Editörü
Hrant Dink Vakfı’nın, yazılı basında tarama yapıp haftalık olarak yayımladığı Nefret Söylemi Haftalık Z Raporu’nda 14-20 Ağustos tarihleri arasında Milat Gazetesi’nin “Yahudi önce yıktı sonra vurdu” haberi
Hrant Dink Vakfı çatısı altında 2009’dan beri devam eden ‘Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi’ projesinin Ocak-Nisan 2017 dönemini kapsayan dört aylık raporu yayımlandı.
Kaynak: Agos
Rapora göre dört ayda ulusal,
Ermeni araştırmaları ve Türkiye’deki azınlıklarla ilgili araştırma yapanlar ve bu konulara ilgi duyanlar için önemli bir kaynak niteliği taşıyan kütüphane Hrant Dink Vakfı bünyesinde açıldı.
Vahakn Keşişyan kütüphaneyi 2008