Hristiyan toplumlarında Ağustos ayında Hazreti Meryem’in ölümünün kutlandığı Theotokia bayramının altıncısı bu yıl da İstanbul’da Yeniköy Panayia Kilisesi’nin festivaliyle kutlanıyor.
İstanbul Rum Patriği I. Bartholomeos’un düzenlediği
Cumhuriyet dönemi Türkiye siyasetinde gayrimüslim azınlıklara dair olumsuz ton içeren konuşmaların önemli bir kısmının hedefi Ermenilerdi. Bu süreci ASALA terörü, soykırım tartışmaları, Dink cinayeti gibi yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı birçok
Yerli sinemaya bir süre sonra “Türk Sineması” denmeye başlandı. 1960-80 arasında altın çağını yaşayan Türk Sineması adı “Türk” olmasına rağmen, oyuncularının önemli kısmı azınlıklardan; Ermeni ve Rum’un yanında Kürt,
Levinas’a göre Totalité’nin (bütüncülük) hemen yanı başında dimdik duran benzer olma, özdeşliktir (identité). Levinas özdeş olmayı bir tür özdeşleştirme yani benzeşmenin zorlanması olarak görür. Mesela Almanlarda Ben ile
İçinden geçtiğimiz bu garip zamanlarda Fransız Yahudisi filozof Emmanuel Levinas’ın deneyimden beslenen düşüncelerinin- kavrayan için tıkanıklığa çare olabileceği düşüncesiyle- üzerinde durma gereği duydum. Başta Jean-Paul Sartre ve Jacques Derrida
Kaynak: Independent Türkçe, Abdülhakim Günaydın
Türkiye, Türk, Kürt ve Alevilerin dışında Süryani, Laz, Caferi, Roman, Rum, Kafkas, Ezidi ve Yahudi gibi geniş bir etnik, dilsel ve dinsel çeşitliliğe ev sahipliği
Devrimci Sosyalist İşçi Partisi 1 Ağustos Kadıköy birim toplantısı düzenliyor. Toplantıda konuşmacılar arasında Avlaremoz yazarlarından Işıl Demirel ve Serdar Korucu da bulunuyor.
?”Azınlıklardan Suriyeli göçmenlere: Irkçılık”
Konuşmacılar: Özden Dönmez, Işıl
Yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini bu sefer 800 binden fazla farkla kazanan Ekrem İmamoğlu zafer konuşmasında şehrin yönetiminde kucaklayacı olacağını söyledi.
İmamoğlu, daha önce söyleşilerde de açıkladığı görüşünü yineleyerek
Kaynak: Gazete Duvar, Serap Güneş
Derya Bayır, ‘Türk Hukukunda Azınlıklar ve Milliyetçilik’ kitabı ile okuru Türk hukuk sisteminin labirentlerinde dolaştırarak 2 ana kısma ayırdığı kitabında; 6 bölüm içinde azınlık haklarındaki
“Azınlık olmayı her gün yaşıyoruz! Biz Yahudi olduğumuzu unutsak bile hayatın bir yerinde, bir noktasında birileri bize hatırlatıyor.”
Hem Sefarad hem de Aşkenaz kökleri olan Selen’in ailesinin bir bölümü
Kaynak: listelist.com
Varlık Vergisi’nin adı bile yeterince soğuktu. Görünüşte II. Dünya Savaşı’nın çetin koşullarında sosyal adaleti sağlamak için çıkarılmıştı. Hesaba göre, karaborsacılık ve vurgunculukla zenginleşenler, bedelini ödeyecekti.