Müthiş heybetli yapısı ile Büyükada’nın tepesinde konumlanan, onca zamandır tüm kötü hava koşullarına, yangına, depreme, olumsuz çevresel dinamiklere ve de ihmale sessizce direnen ve ayakta kalmaya tutunan, 1903’ten
Başlarken yazardan not: Hikayeyi bu müzik listesi eşliğinde dinleyin! https://open.spotify.com/track/4zIO3ilp5HvTeK3HJHxhMP?si=_jUIUJD7RUq83OLkwG_P1g
“Bunu yapmak istediğinize emin misiniz?”
“Evet.. Çok istiyorum…”
“Bakın, bu daha önce
Adanın en yüksek tepesine Aya Yorgi Kudunas Manastırı hakimdir. Kuzey rüzgarlarından korunmuş, kocayemişlerin, zeytin ağaçlarının ve fundalıkların arasında, gri renkte koskoca kayalıkların tepesine tünemiş, çepeçevre deniz manzarasına hakim konumdadır.
Aya
Ada, sadece çocukluk yazları Büyükada’da geçen benim için değil, genel anlamda çocuklukla özdeşleşen bir yer. Çocukken adaya gelince bambaşka bir hayat tarzına geçmiş olurduk. Okul kapanınca adaya çıkar -bazen