Edirne’de yüz yıl önce sayıları yirmi binleri bulan Yahudiler’in hatıraları, Büyük Sinagog’un hemen arkasındaki Vakıf Binası’nda, Sefarad yemeklerinin tadıldığı gösterişli bir sofrada canlandı. Şef İvet Acu
Leopoldine Elisabeth Morawitz, 25 Eylül 1924’te Viyana’da dünyaya geldi. Kötü zamanlardı. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından büyüyen ekonomik yıkım; açlık, sefalet ve acı olarak kendisini gösteriyordu, Hristiyan-Katolik bir
Türkiye’de bugün Yahudilerin artık yaşamadığı birçok yerde mezarlıkların bakımsız ve yıkık olduğu, cemaatsiz kalan sinagogların tahrip edildiği biliniyor. Bornova Yahudi mezarlığı ile ilgili benzer bir haber ve bir arkadaşlık
‘Hitler Yahudilerin kökünü kesmediği için çok kötü bir şey yapmış. Onların kökünü tamamen kesmeliydi. Yapmışken temiz iş olacak yani.’
Bu cümle İsveç’te, Stockholm’de yaşayan bir Türkiye vatandaşı tarafından
Ne 1975-80 arası öğrencilik yıllarımda ne de daha sonraki 1993’ten beri gidiş gelişlerimde, Bursa’da bir Yahudi azınlığın yaşadığını duymuştum. 70’li yılların günlük hengamesi, 90’lı yılların “turistik”
Agos’taki yazı ve röportajlarıyla tanıdığımız Rita Ender çeşitli kesimlerden kadınlarla hamilelik deneyimleri üzerine röportajlarını biraraya getirdi. Kendisinin de hamile olduğu bir süreçte bu röportajları gerçekleştiren Ender ile kitabı ve
Margot Friedländer’ın, bir asrı geçen yaşamı faşizmin bir toplumu nasıl canavarlaştırdığını gösteren anıttır. O, Nazizm ve faşizm karşıtı mücadelesiyle bir deniz feneri gibi aydınlattı çevresini.
Yazan: Özgür Çoban
Hava
Yazan: Rıza Oylum Kaynak: Gazeteduvar
Ulusal sinemada Yahudiler, adeta yokmuşçasına birkaç karikatür tiplemenin ötesine geçemediler. Geniş toplum kesimleri için bilinmezliklerini korudular. “Kulüp” dizisinde bir anda karşımızda beliren İstanbul fonundaki Yahudi
Kulüp birçok açıdan ilklere imza attı ve Yahudileri gerçekçi olarak ekrana taşıyışıyla övgü aldı. Ancak, dizide aynı özenin ve klişelerden uzak yaklaşımın Rumlar için gösterildiğini söylemek maalesef zor. Bu yazıda
26 Ocak Çarşamba akşamı Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Despertar İzmir projesi tarafından düzenlenen tematik buluşmaların onuncusu kapsamında Avlaremoz yazarlarından antropolog, Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Işıl
Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Holokost Kurbanlarını Anma Günü olarak belirlenen ve Auschwitz Birkenau ölüm kampının özgürleştirilmesinin yıldönümü olan 27 Ocak tarihine bir haftadan az kalmışken, her sene sayısı giderek azalan
Kızılca kıyamet kopuyordu benliğinde. 1933 yılı iyi başlamamıştı ve kötü devam ediyordu. Veda vakti gelmişti. Birkaç metre uzakta bekleyen arabanın egzozundan çıkan dumanın kesif kokusu ciğerlerine işliyordu. Nasıl da büyük