Taşların Hafızaları Vardır! – Ortaköylü Mişon

Hasköy’de son izleri silinmiş bir Yahudi mirası ve hüzünlü hikayesi…

** Hazret-i Abdülhamid Han devrinin asarına Adı İhsan-ı amimi gibi yokdur intiha İşte ez cümle bu ra’na mekteb-i Sibyan içün Museviler ruz u şeb eyler ana şükr ü sena

** Günümüzde Kadir Has Üniversitesi Öğrenci Konukevi levhası ile üstü kapatılan, Yahudi toplumunun okul yapımına istinaden Sultan II.Abdülhamid’e yazdıkları şükran nişanesini barındıran manzum kitabe. Hemen yanında da “Alliance Israélite Ecole des Garçons” yazısı yer alır.

Hatırlamak eski bir binayı harabeye dönmüş taşlarıyla restore etmeye çalışmak gibidir. Çünkü taşların hafızaları vardır. Israilli yazar Amos Oz yakın zamanda sinemaya uyarlanan “Aşk ve Karanlık” isimli eserinde geçmişte kaybedilenlere dair hüznü bu cümlelerle dile getirir. Biz Türkiyeli Yahudiler için ise hatırlamak yakın tarihte yaşadığımız ortak acılara rağmen her nesil kendi gerçeklerimizle geleceğe umutla bakmak demektir. Geçtiğimiz Pazar günü uzun bir aradan sonra Hasköy’ün ara sokaklarında tarihimize tanıklık etmiş ancak şimdilerde unutulmaya yüz tutan mekânlarımızı gezerken, hatıralarımıza dair bir kanıtın daha silinmesini üzülerek gözlemledim. Kısa bir süre önce Yahudi toplumunun azalan demografik yapısına paralel olarak gittikçe düşen gelir kaynaklarına destek olmak amacı ile Kadir Has Üniversitesi’ne öğrenci konukevi olarak kiraya verilen eski İhtiyarlar Yurdu Binası’nın 1888 yılına ait kitabesi okul yönetimi tarafından üstü kapatılıp, yerine Konukevi tabelası yerleştirilmişti. Şüphesiz bu binada birkaç yıl evvel yaşlılarımızı ziyaret etmiş, her geldiğimde ilgiyle mekânın bir dönem Alliance Okulları’ndan birine ev sahipliği yaptığını bu tabela sayesinde öğrenmiş bir genç olarak, bir eğitim kurumunun tam tersine bu bilgiyi gururla aktarmak varken, Sultan Abdülhamid Han’a teşekkür edilen bir kitabenin üzerini kapatmasını üzülerek yadırgadım.

Nitekim 1860’lı yıllardan itibaren A.I.U Evrensel Yahudi Birliği adı ile özellikle Ortadoğu, Kuzey Afrika’da Avrupa uygarlığından yoksun Yahudi toplumlarını eğitim yolu ile modernleşmelerini sağlamak amacı ile kurulan Alliance okullarının en eskilerinden biri de 1874 yılında bu binada faaliyete geçen Hasköy Alliance Kız Okulu idi. 1877 yılında aynı okulda erkek öğrencilere de eğitim verilmeye başlanması okulun kitabesine “Alliance Israélite Ecole des Garçons” ibaresinin Sultan II.Abdülhamid’e teşekkür nişanesi ile birlikte konmasının da sebebi olur. Kitabenin ortasında da sağlık Tanrısı Asklepios’un atribüsü olan birbirine sarılı iki yılan kabartması bulunur. Okulun bir bölümü Fransızca,Türkçe ve İbranice ders verirken diğer yanındaki Ruhban Okulu’nda da öğrenciler din dersleri almaya başlarlar. Merhum Hahambaşımız Rav David Asseo 1955-1961 yıllarında Hasköy Ruhani Okulu’nun müdürlük görevini üstlenir. Rav Yeuda Adoni ise 1963 yılına kadar hem ilkokul hem de ruhban okulunda ders vermeye devam eder. Okulun 1963 yılında ruhani bölümü öğrenci azlığından, ilkokul ise Galata’ya taşınacağından dolayı kapanır. Yahudiler artık daha yoğunlukla Galata bölgesindedirler. Rav Adoni, 2.Karma İlkokulu adı ile şimdiki Or-Yom binasında öğretmenliğe devam eder. Kurum, 1963 yılında Merhum Rav David Asseo’nun önderliğinde İhtiyarlara Yardım Derneği’ne dönüştürülür ve yaklaşık 50 yıl bir fiil bu binada faaliyetine gün geçtikçe gelişerek devam eder. Hayırsever bağışçıların yardımları sayesinde İhtiyarlara Yardım Derneği uzun yıllar Yahudi toplumunun gurur kaynağı ve yaşlılarını güvenle teslim ettiği bir kurum görevini sürdürür. Son dönemde ise toplumun almak zorunda olduğu tasarruf kararları neticesinde artık hayatını Or-Yom çatısı altında Barınyurt ile birleşerek daha modern bir yapıda Galata’da sürdürmektedir.

Eminim şimdileri Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen onlarca üniversite talebesi yaklaşık dört yılını geçirecekleri bu binanın tarihçesini bilseler, belki de hem Türkiyeli Yahudileri daha iyi tanır, hem de yaşamış oldukları binanın toplumumuz için ne ifade ettiğini daha iyi hissederlerdi. Tıpkı Galata’da Beyoğlu Musevi Lisesi olarak kullanılan ancak buna ait kapısında herhangi bir bilgiye rastlamadığımız bina gibi, bu değerli yapının kitabesi bir gurur kaynağı olarak korumaya alınmak yerine günümüzde üstü kapatılarak bir tarih ve yaşanmışlıklar karanlık sayfalara gömülmektedir. Dileğimiz yaklaşık 100 yıllık bir kuruma ev sahipliği yapmış bu binanın anlamına uygun şekilde öneminin yetkililerce kavranması ve ilgili panonun kaldırılıp, eski haline getirilip korunması ile bu tarihe sahip çıkılmasıdır. Kadir Has gibi köklü bir kuruma da yakışan bu tarihi öğrencileri ile paylaşmasıdır.

Dileğim yakın zamanda restore edilip toplumumuza tekrardan kazandırılmasını umduğumuz Abudara Sinagogu, Mayor Sinagogu ve Sinyora Sinagogları’nın da tıpkı Maallem Sinagogu gibi ışıl ışıl faaliyet göstermesi ve bizlerin hep birlikte bu mekânları tarihin hüzünlü sayfaları olarak anlatmak yerine bu toprakların ortak kültürel mirası olarak hep beraber sahip çıkmamızdır.

Bunları da beğenebilirsiniz...