Edirne Belediye Başkanı’na bireysel bir teşekkür – Sinyora Öjeni

1246443_620x410

Zamanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın da en büyük üçüncü sinagogu olan Büyük Edirne Sinagogu, ihtişamıyla alay eden, göreni utandıran metruk bir dış yüzeyle durdu Edirne’de yıllarca. Soldu, yıprandı, parça parça döküldü, tekrar tekrar yağmalandı ama yıkılmadı. Edirne’deki Yahudi varlığını unutturmamanın inadını üstlenmiş bir şekilde, belki de görenler “İyi de Yahudiler neden gitmiş ki Edirne’den?” desin diye, vakur ve sitemkar bekleyişini sürdürdü.

Bekleyen elbette sadece sinagogun kalıntıları değildi. Türkiye Yahudileri de beklemişti. 1934’te yaşananların yok sayılmadığı, aksine tanındığı ve bütün bunlara birlik olunarak cevap verileceği günün gelmesiydi beklenen. Edirne Yahudileri de özlenmeyi beklemişti belki, kim bilir…

En güzel cevap, bu Pazar günü verildi. 2015’te hizmete açılan sinagog, yeni renkleri ile adeta gülümseyerek karşıladı biz düğün davetlilerini. Hareket edebilseydi eminim sarılırdı hepimize, bunu bildiğim için ben sarıldım sinagoga, duvarına, sütununa… Çok beklemişti, çok da yalnız beklemişti, hakkı değil miydi onun da biraz şefkat…

Düğün sırasında birçok kişi söz aldı, sinagogda evlenen son çiftin gelinin anne ve babası olduğunun altı çizildi, törende yer alan dini pratikler davetlilere açıklandı. Benim için ise törenin en göze çarpan, içimi ısıtan kısmı Edirne Belediye Başkanı Sayın Recep Gürkan’ın konuşması oldu. Bu bekleyişe düğüne yakışan bir şıklıkla karşılık verdi. Bu düğünün tarihe hem tanıklık eden hem de tarihi yaşatan bir niteliği olduğunu dile getirerek, bu çatı altındaki ilk nikahı kıyıyor olmasını heyecan, mutluluk ve onur kelimeleri ile anlattı ve sözlerine şöyle devam etti:

“Edirne Büyük Sinagogu tekrar restore edilmesi, hizmete açılması ve Edirne’den İstanbul’a, Edirne’den Türkiye’nin değişik yerlerine gitmiş bütün kadim dostlarımızın, Yahudi dostlarımızın bu vesileyle tekrar Edirne’ye geliyor olması da bizim için ayrı bir mutluluk, ayrı bir heyecan ve gerçekten ayrı bir gurur. Bu vesileyle bütün başta Edirneli Yahudi dostlarım olmak üzere, hemşerilerim olmak üzere, şehrimize gelen tüm dostlarımıza bir kez daha hoşgeldiniz diyor, saygıyla selamlıyorum. Tabii olanlar için tekrar geri getirmek mümkün değildir, keşke gitmeseydiniz diyeceğim ama bunu düzeltmek mümkün değil ama lütfen Edirne’ye daha çok, daha çok, daha çok geliniz. Sizleri bekliyorum.”

Sizi duydum Sayın Gürkan. Duygudaş olmaktaki samimiyetinizi anladım. Yahudilerin bu coğrafyadan isteyerek gitmediğini, aksine kovulduğunu bildiğinizi hissettim. Bu toprakların tarihinden silinmemek için direniyorken aralanan her kapıdan içeri girmeye gönüllü olan bizlere uzattığınız eli gördüm. Kendinize ait bir şeyler söylemek için değil de, bizler için bir şeyler söyleme niyetiyle orada olduğunuzu fark ettim.

O günkü dualardan da anlaşılacağı üzere minnet Yahudi kültürünün önemli bir parçası, bu yüzden benim teşekkürüm bende kalsın istemedim.

Bunları da beğenebilirsiniz...