Kahve makinesinin düğmesine bastım. Çıplak ayak, mutfaktan koridora geçmek iyi geldi. Serin. Yazı sevemedim bu sene. Çocuk muyum ki yaz gelince delireyim. Telefonlar susmadı. Mailler durmadı. İşin her zamanki yoğunluğu
Kabataş’ta buluşmaya sözleşmiştik. Aramızda bir şey var mıydı, yok muydu? Vardı elbet ama ismini koymaya cesaret edemezdik. Sözleşmelerimiz, buluşmalarımız öylesine gibi davranırdık. Arkadaş sayılmazdık fakat kesinlikle sevgili de değildik.