“Gençler AVM’ye gidip boş boş oturmayı gelip kültür grubu dinlemekten daha “cool” buluyorlar. Çünkü o artık büyüdü, ailesinden bağımsız gezebilir, ‘ben niye gidip orada bunları dinleyeyim ki? Zaten haftanın
“Ben babama her zaman ‘ben bir gün Musevi biriyle evleneceğim ama o güne kadar olan bütün kız arkadaşlarımı buna göre seçmeyeceğim, sen de bana saygı duymalısın’ demiştim. İddialı konuşmamın tek
“Liseyi bitirdiğim 2003 senesinde patlamalar oldu. Ondan sonra ‘İsrail’in veya Amerika’nın politikalarını beğenmeyen insanlar gelip burada seni öldürebiliyor’ kavramına bir anda aşina oluyorsun. Tabii ki illa duyuyorsun sağdan
“Bazıları İsrail ve Yahudiliği iki farklı kefeye koyuyorlar ki kesinlikle iki farklı şeydir. Ama bir o kadar da iç içedir. Mesela İsrail politikalarından Yahudiler, özellikle buradaki Yahudiler kesinlikle sorumlu tutulamaz”
“Lisedeyken ‘benim toplumum çok korkak, suya sabuna dokunmuyorlar, çok sorumsuzlar, sinikler’ diye düşünüyordum. Ama nasıl sinmişler sorusunu sormayı o zaman akıl edemiyordum.”
Leyla ile Arnavutköy’de öğleden sonra bir kafede
“Biliyorum ki belli yerlere çıkamazsın bu toplumda. Belli yerlere gelemezsin. Belli yerlerde bazen isminden dolayı dışarı atılabilirsin, bazen de isminden dolayı seni sarmalayabilirler. İşin o tarafı da var.”
Lena’yla,
“Sadece antisemit olaylar olduğunda değil, örneğin Alevilerin evleri işaretlendiğinde de buradaki cahilliğe, ırkçılığa sinirlenmeli. Ortalama bir Yahudi sadece antisemit olana sinir oluyor ama olay o değil, biraz geniş bakacaksın. Çünkü
Kula Müzikali’nin 40. senesinde yeniden gösterilecek olması sebebiyle, müzikalin organizatörlerinden Beno Çukran ile söyleştik.
“Kula bizim geçmişimizi, Galata Kulesi civarı yaşayan Yahudi toplumunun yaşam tarzını, orada yaşanmış olayları anlatıyor.
Yoğun çalışma temposu olan Vanessa ile iş çıkışı saatinde, onun iş yerine yakın bir alışveriş merkezinde bir akşam yemeği yedik. Ailesi, yaklaşık 580 yıl önce İspanya’dan göç eden Vanessa,
“Türkiye’deki Yahudi için görünmez yaşar, görünmez olur derler. Doğru ne yazık ki.”
36 yaşında bir Modalı olan Amir ile Kadıköy’de Yeldeğirmeni Mahallesi’nde görüştük. Oturur oturmaz dinsel gelenekten
“Mesele isim. Tamamen isim. İsmi buraya adapte edersen sorun yaşamıyorsun.”
Kadıköy’de bir kafede bir akşamüzeri, Emre ile çaylarımız eşliğinde sohbet ettik. Türkiyeli bir Yahudi olmanın boyutlarını konuşurken kendisine Emre
24-28 Temmuz tarihleri arasinda Heybeliada Ruhban Okulu’nda gerçekleştirilen Yanyana Projesi’nin son gününde programın katılımcıları ile söyleştik. Dört gün süren etkinlikte 18-32 yaş arasında Rum, Ermeni, Süryani ve Yahudi