Jaymi Benbanaste’nin 2010’dan beri Burgaz üzerine düşüncelerini kaleme aldığı notlarından bir derleme…
Burgazlı kimdir?
Burgazlı durmaz. Burgazlı duygusaldır, toprağı sever, deniz kirlense bile geçicidir der; bir şey ters
Bir adada yaşamak, adalı olmak nasıl bir duygudur? Bu sorunun cevabı benim için aslında çok karışık ve derindir. Fakat sizi yormaya niyetim yok. Tek cevapla yetineceğim; özgürlük. Yalnızlık, uzaklık, özgürlük,
Kaynak: herumutortakarar, Nilay Örnek
Hafta içinde mimar Hasan Çalışlar’ın bir grup mimar için Kalebodur ile birlikte düzenlediği “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” turundan bahsetmiş, Hasan’ın adıyla burada da bu
İnsan, çocukluğu boyunca nerede mutlu olduysa, en çok orayı özler durur derler. Hayatım boyunca hep çok özlediğim, gitmediğim bir sene dahi olmayan, başkalarına göre belki ‘sıradan’, küçük, ama benim için
Kaynak: Serbestiyet
İstanbul’daki Maçka Parkı’nda Nazi sempatizanları 30 Ağustos buluşması yaptı. Buluşmaya ait fotoğraf, “Kimseden korktuğumuz yok! Gözünüzün önünde açtık bayrağımızı” notuyla paylaşıldı.
Nazi sempatizanı bir X kullanıcısı,
Kaynak: Gazete Duvar, Berken Döner
Böylesi bir renkte, böylesi kokular içinde… Usulcuoğulları’nın köşküne misafirliğe gidiyormuşuz gibi… Eksik olmasınmış, mesela biri de bir demet yasemin toplamış gibi…Vasiliki, Elli ve
*Yazı ilk olarak 19 Ocak 2016’da Agos’ta yayımlanmıştır.
Nar Çiçeği’yle kesişen Akgünlük Sokak’tan, o dik yokuştan aşağıya indiniz mi, iki çınar çıkar karşınıza. Balıkçı barınağının iskelesinden
Haber Vakti adlı internet sitesi, Türkiye Aşkenaz cemaati hahamı Mendy Chitrik’e yönelik bir nefret kampanyası başlattı. Site, Chitrik hakkında asılsız iddialarla haberler üretiyor.
Taksim Camii Kültür Merkezinde gerçekleşmesi planlanan
Hepimizin küçüklüğünün, çocukluğunun, gençlik anılarının geçtiği yerdir aslında ada. Ne kadar eski çekiciliğini kimileri için kaybetmiş olsa bile, hala insanların adımını attığında geçmişini hatırlayabildiği bir yerdir aslında ada.
Ben Heybeliadalıyım.
Çeviri: Albert Berk Toledo
Yedi yıl önce Türk eşim ile birlikte taşındığımız ilk andan itibaren adaya karşı çok güçlü bir bağ ve enerji hissettim, sanki daha önceki bir hayatımda burada
Geçmişin kapısını aralayarak Adalar’a, sanatçıların ve edebiyatçıların ilham perisi olarak bakmak ve onların açtığı patikadan ilerlemek akşam güneşinin sanki yüze vurması gibi bir etkidir. Osmanlı’nın son zamanlarına ve
Kabataş’ta buluşmaya sözleşmiştik. Aramızda bir şey var mıydı, yok muydu? Vardı elbet ama ismini koymaya cesaret edemezdik. Sözleşmelerimiz, buluşmalarımız öylesine gibi davranırdık. Arkadaş sayılmazdık fakat kesinlikle sevgili de değildik.