1980 darbesi ile çarşı-pazar ve günlük yaşam huzura kavuşurken, bu olaylara politik olarak dahil olan insanların ve ailelerinin başına karanlık çökmüştü. 12 Eylül’de neler olmuştu? Türk Silahlı Kuvvetleri’nin
Kaynak: Sara Yanarocak
1980 yılının kışı çok soğuk geçiyordu. Yeni evimizde ise yaşam çok güzeldi. Soni yeni odasına bayılmıştı ama, annemin evini de çok özlüyordu. O yüzden sabah kahvaltı eder,
Kaynak: Sara Yanarocak
1979 Eylül ayında David eve döndükten kısa bir süre sonra, kendini çok güçsüz hissetmeye başlamıştı. Ardından sık sık yediklerini çıkartıyor ve hep uzanmak istiyordu. Bütün ısrarlarıma rağmen
Kaynak: Lavarla, Can Bulubay
Kentlerin ve toplumun geçmişine ışık tutabilmenin en faydalı ve pürüzsüz yollarından biri şüphesiz ki sözlü tarih tanıklıklarıdır. Caunce’a göre [1] günümüzü daha iyi anlayabilmek ve
Kaynak: Sara Yanarocak
78 yılı artık bitmek üzereydi. Ben çocukla haşır neşir, bazı arkadaşlarımla ev ziyaretleri yaparak, çokça ablamla birlikte olarak, her gece de daha saat 17.00 iken takvimin
Kaynak: Sara Yanarocak
1977 yılının sonbaharında havalar harika gidiyordu. Sanırım “pastırma yazı” dedikleri bir tatlı hava hüküm sürüyordu. Soni 15 günlük olduğu zaman, onu ilk defa mavi renkli yüksek arabasına
1977 yılının ilk ayından itibaren hamileydim. İlk başlarda aşerme krizleri geçirirken, iki buçuk aylık hamileyken, çok tehlikeli arz etmeyen düşük tehlikesi geçirdiğimden, doktorum bir hafta boyunca yatmam gerektiğini söylemişti. Sanırım
Sukot zamanında, keila’da*, iki farklı düzen dikkatimi çekerdi: Sokak kapısından girdiğinizde, solda Suka* bizleri karşılardı. Ana salona geçtiğinizde, orta yürüyüş yolunun sıralar birleştirilerek kapatıldığı, solda ve sağda iki geçiş
Yazan: Berken Döner Kaynak: Gazete Duvar
Markırit Atmaca’yla Kuzguncuk’u konuştuk. Atmaca, “Keşke Kuzguncuk’un adını değiştirseler. Cahilce bir cesaret ile Kuzguncuk güzellemesi yapıyorlar. Günümüzde Kuzguncuk diye bir yer
Evlilik hayatının benim için genç kızlıktan pek farkı yoktu. Çünkü annemlerin evinde oturuyorduk. Sabah kalkılınca tek işim yatağımızı toplamak ve odamızın tozunu almaktı. Gerisini zaten mutad olduğu üzere bana yaptırmazlardı.
Kaynak: Sara Yanarocak
1976 yılı hayatımın en kayda değer yıllarından biriydi. O sene gelin olmuştum. Her genç kızın hayallerini ta küçük yaşından itibaren gelin olmak süsler. Ben de ablamın, kızı
Kaynak: Sara Yanarocak
David’le nişan töreninden sonra artık günlük hayatımıza dalmıştık. Biraz bizde, biraz karşı tarafta, fakat hep birlikteydik. Tabii o günlerin adetlerine göre, nişana davet edilemeyen, örneğin annemin