Her yazarın bir meskeni vardır gibi gelir bana. Nereye giderse gitsin, dünyanın öbür ucundayken bile “o yerde” atar kalbi. Sait Faik, bugün bile Burgazada’sında, elinde kağıt kalem Bayraktepe’de
Tüm çocukluğumu ve gençliğimi geçirdiğim Büyükada’da
artık üç-dört günden fazla geçirince
içimdeki ‘Issız Adam’ bu cümleyi kuruyor. İlk fırsatta adadan çıkıp İstanbul’un
kalabalığına karışıyorum. Ama hayat işte filmlerdeki
Kaynak: the magger, Lisya Kalma
Dönem film ve dizilerini oldum olası çok severim. Özellikle İstanbul’da geçiyorsa… Ve özellikle o dönemin İstanbul’unu doğru bir şekilde yansıtıyorsa. Geçmiş zamanlardaki Beyoğlu’
Çeviri: Albert Berk Toledo
New York’ta Kübalı Yahudi bir ailede büyürken, geçmişi sürgünlerle dolu bir ailenin çocuğu olduğumun farkındaydım. Anne tarafım Aşkenazdı, doğu Avrupa’lı. Anneannem ‘Baba’ Polonyalıydı, dedem
Kahve makinesinin düğmesine bastım. Çıplak ayak, mutfaktan koridora geçmek iyi geldi. Serin. Yazı sevemedim bu sene. Çocuk muyum ki yaz gelince delireyim. Telefonlar susmadı. Mailler durmadı. İşin her zamanki yoğunluğu
Fayton sesi ilk anılarımdan biri olmalı. Bir yaz sabahı odamın açık penceresinden uykumun arasında duyduğum at nallarının Arnavut kaldırımı döşeli yollarda çıkardığı ses, koşumların tıngırtısı, kampana sesi, faytoncunun “heyyop” narası.
Editörün notu: Ada dosyamızın çağrısını yaparken, birbirinden habersiz bir hala ve yeğenin aynı evdeki anılarını yazacaklarını bilmiyorduk. Bugün sizi hem Suzi Sabaner hem de Can Sabaner’in yazılarıyla buluşturuyoruz.
“Banyo
Editörün notu: Ada dosyamızın çağrısını yaparken, birbirinden habersiz bir hala ve yeğenin aynı evdeki anılarını yazacaklarını bilmiyorduk. Bugün sizi hem Suzi Sabaner hem de Can Sabaner’in yazılarıyla buluşturuyoruz.
“Beni
sokaklar mı küçüldü,
ben mi büyüdüm?
bir vapur içinde hatıralarımı okudum, hafif bir rüzgar, içimde bir heyecan,
çocukluğuma gittik dün gece…
çocukluğumu aradık anılarımla birlikte.
ben mi büyümüştüm, yoksa sokaklar
“Ermenilerin yaşadığı bir ada mı var?”
Geçtiğimiz hafta bir telefon aldım. Konuştuğum kişi yurt dışında yaşayan Ermeni bir öğretmendi. Batı Ermenicesi içerik üretilen, “Aghvor Paner” sayfasında gezerken benimle yapılan söyleşiye
Adanın en yüksek tepesine Aya Yorgi Kudunas Manastırı hakimdir. Kuzey rüzgarlarından korunmuş, kocayemişlerin, zeytin ağaçlarının ve fundalıkların arasında, gri renkte koskoca kayalıkların tepesine tünemiş, çepeçevre deniz manzarasına hakim konumdadır.
Aya
UYARI: Yüksek miktarda ada, börek, çörek ve kurabiye özlemi içerir. Sıcacık çayınızı ve muadili atıştırmalıklarınızı aldıysanız, başlıyoruz!
Sabah işe, okula veya dershaneye gideceksiniz, önünden geçer yolluk alırsınız. Gece sabahlara kadar