Röportajlar

Despertar Projesi’nden İzmirli Kadınlar Belgeseli: Röportaj

AB destekli Despertar İzmir projesi ile İzmirli Yahudiler birçok alanda yeni faaliyetler yürütüyor. Bunlardan biri de Sarit Bonfil ve Nuray İsrael’in İzmirli Yahudi kadınları konu alan belgesel filmi. Hem projeyi hem de yapımı süren bu belgeseli konuştuk.

Projenizden bahsetmeden önce, okurlarımız için kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

Sarit: İzmir’de doğup büyüdüm ve halen İzmir’de yaşıyorum. İngiliz Dili ve Edebiyatı dalında lisans ve lisansüstü eğitim aldım. Özel sektörde bir süre çalıştıktan sonra son 15 yıldır İzmir Yahudi tarihi üzerine araştırmalar ve sözlü tarih çalışmaları yapıyorum. Bu konuda yayınlanmış birkaç makalem var. 2009-2016 yılları arasında Rafael Algranati’nin yayın yönetmenliğini yaptığı Diyalog: İzmir Türk Musevileri e-Haber Bülteni- Revista Digital de Los Judios Turkanos de Izmir için haber ve söyleşiler hazırladım. Ladino dilinde video-röportajlardan oluşan “Dünden Bugüne İzmir Sefarad Düğünleri” (2012) belgeselinin yönetmenlerinden biriyim. 

Sarit Bonfil
Nuray İsrael

Nuray: İzmirliyim ve burada yaşıyorum. Ekonomi Bölümü mezunuyum ve 2013 yılına kadar Konteyner Taşımacılığı sektöründe çalıştım. İşi bıraktıktan sonra ilgi alanım olan Fotoğrafçılık ve Grafik Tasarım Bölümü’nde eğitim görüp 4 yıllık bir diploma aldım.  O dönemde Konak Belediyesi’nin Sinema ve Kurgu Atölyesine katıldım. Yurtiçi ve yurtdışından birçok üniversite ve kurumun sinema ve dijital hikaye aktarıcılığı konularındaki online kurslarına katıldım. Son zamanlarda daha çok Avrupa Birliği projeleri için görsel hikayeler oluşturuyorum. Bunun yanında Pandeminin bana kazandırdığı üçüncü meslek de Türkçe öğretmenliği oldu. Türkçe öğrenmek isteyen yabancılara online Türkçe Dersi veriyorum.

Despertar İzmir projesinden biraz bahsedebilir misiniz? Bu proje ne zaman başladı? Ana hedefleri nedir?

İzmirli gençlerimizden Ceki Hazan’ın insiyatifi ile İzmir Musevi Cemaati Vakfı 2019’un yazında AB’nin “Sivil Toplum Destek Programı”na başvurdu, Aralık 2019’da kabul edildi. Bu bir Avrupa Birliği projesi ve dolayısıyla Avrupa Birliği Komisyonu tarafından finanse edilecek.

Proje kapsamında gezi, belgesel çekimi, kültür festivali, ulusal konferans gibi birçok faaliyet yer alıyor.

Despertar (Uyanış) adıyla anılan projenin resmi adı “İzmir Musevi Cemaatini Kapsayıcı Liderlikle Güçlendirme Projesi”.  Projenin koordinatörü Ceki Hazan. Proje partneri ise Kentimiz İzmir Derneği.  Projenin genel amacı tüm Yahudi cemaati üyelerini kapsayacak şekilde vakfın insan kaynağı ve kurumsal kapasitesini geliştirmek. Nisan 2021’de başlayan çalışmalar 30 Haziran 2022’de tamamlanacak. Programın hedef kitlesi kadınlar, gençler ve topluluk yönetiminde aktif rol oynamak isteyenler.

Projede topluluk üyelerine açık eğitimlerin yanında gezi, belgesel çekimi, kültür festivali, ulusal konferans gibi birçok faaliyet yer alıyor.  İzmir Yahudi toplumu üyelerinin sosyal platformda ve kurumlarımızdaki faaliyetlerine canlılık kazandırmak amacını güden çalışma işte bu nedenle bir önceki vakıf başkanı Sami Azar’ın isim babası olduğu Despertar İzmir adıyla anılıyor.

Despertar İzmir projesi çerçevesinde bir belgesel üzerine çalışıyorsunuz. Belgesel filmiyle ilgili detayları paylaşabilir misiniz? Konusu nedir? İlham kaynağınız neydi?

Bu projenin içinde yer alan belgesel çekimini biz (Sarit Bonfil ve Nuray İsrael) gerçekleştiriyoruz. Belgeselin yönetmeni Sarit, Nuray ise video-röportaj çekimlerini yapıyor. Her türlü planlama ve organizasyonu uyum içinde birlikte yürütüyor, fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bizi bir araya getiren Ceki’ye buradan teşekkür etmek isteriz. 

Sarit: Ceki bana bir belgesel yapma önerisiyle geldiğinde, kadınlara odaklanmanın Despertar projesinin amacıyla örtüşeceğini düşündüm ve zihnimde konu o anda şekilleniverdi: Geçmişten günümüze İzmir Yahudi toplumundaki kadınların topluma katkıları. Konuyu geniş bir perspektiften ele almayı düşündüm. Kurumlarımızda (Liga, Azil, Talmud-Tora, vb) ya da toplumsal fayda sağlayan projelerde(Sefarad yemek kitabı, Parohet projesi…vb) yer alan  kadınlarımız belgeselin ana konusu…Ayrıca kadınlarımızın geniş topluma ait yardım dernekleri (örneğin, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, EÇEV, Rotary, vb.) veya kültür projelerinde yaptıkları çalışmalara da filmde mümkün olduğunca yer vermeyi umuyorum. Bence, kadınlarımızın yaşadığımız geniş topluma katkıları konunun vurgulanması gereken önemli bir boyutu.  

Çekimlerden bir kare

Belgesel, kadınlarımızın ne çok kayda değer işler başardığını yansıtırken, bir yandan da kurumlarımızın geçirdiği evreleri gözler önüne serecek. Zamanın neleri değiştirdiğine ve belki de neleri hiç değiştirmediğine tanıklık edeceğiz. Zaman tünelinde geriye giderken artık aramızda olmayan kişilerle yaptığım video-röportajlardan ve eşim Selim Bonfil’in yıllardır ailelerden toplayıp dijital arşivinde depoladığı fotoğraflardan da yararlanacağız. Toplum için gönüllü çalışma kavramının güçlü olduğu bir ailede büyüdüm. Bu konuya çok duyarlı olmam da bu nedenden sanırım. Benim aile büyüklerimin geçmiş yıllardaki önemli faaliyetleri de belgesele katkı sağlayacak.

Şu anda pandemi elverdiğince çekimlere devam ediyoruz. Süremiz dar ve konu oldukça geniş ve kapsamlı. İzleyicilerin sıkılmadan takip edecekleri uzunluk ve akıcılıkta bir film yapabilmek için var gücümüzle gayret edeceğiz.

‘Hedef kitlemiz gençler’

Sizin için bu projenin önemi nedir? İzmirli Yahudi kadınları ele alan buna benzer başka projeler olmuş mu önceden? 

Sarit: Bu projenin İzmir Yahudi yaşamının belleğine kalıcı bir kayıt bırakmasını umuyoruz.  Geçmişten günümüze, toplumun yaşamından bir kesit, kadınların yaptığı katkılar üzerinden belgelenmiş olacak. Bu, tüm emek vermiş kadınlara bir vefa borcu ve gelecek nesillere düşülen bir not aynı zamanda. Şu ana kadar yaptığımız röportajlardan gördüğüm kadarıyla, kişilerin toplumumuzla kurdukları derin bağlar, yaptıkları işten aldıkları haz ve tatmin duygusu filme yansıyacaktır diye düşünüyorum. İzmir Yahudi toplumu gibi küçülen bir topluluğun yaşadığı sorunlar da belgeselin ortaya koyacağı diğer bir konu olacak.

Aslında bu belgesel aracılığıyla en çok ulaşmak istediğim kesim gençler. Dileğim, zengin geçmişimizin, kültürümüzün ve bütün bunları ayakta tutmak için harcanan çabaların farkında olmaları ve kurumlarımızda aktif rol almaya istekli olmaları. Despertar’ın amacı ile birebir örtüşen bir konu bu. Burada az sayıda genç kalmış olsa da, onların desteğine büyüyen bir ihtiyaç var. İzmir dışında olanlar bile ilgilerini kesmedikleri sürece bir biçimde katkı sağlayabilirler. 

‘Kadınlara odaklanması açısından bu belgesel bir ilk’

Daha önce İzmir Yahudileri ile ilgili yapılan belgesellerde her zaman kadınlara önemli bir yer verildi. Çünkü anıların ve kültürün aktarılmasında kadınların rolü büyüktür.  Sanırım öncelikle toplumumuzdaki kadınlara odaklanması açısından bu belgesel bir ilk olacak.

Nuray: Böyle bir projenin içinde ve çekimlerde yer almak bana çok keyif veriyor ve bu proje şu yönden oldukça anlamlı; büyük bir kültürel mirasın sözel tarih aracılığıyla ekrana yansımasını göreceğiz. Senaryo doğal olarak oluşacak. Yahudi toplumuna ve yaşadıkları çevreye çok büyük emek ve değerler katmış birbirinden özel kadınların kendi özgün deneyimleri, anıları ve paylaşımları bir akış olarak ortaya çıkacak. Ben çekimleri yaparken daha önce tanımadığım çok özel insanlarla tanışma fırsatı yakalıyorum.

O kadar çok kadın bu topluma hizmet etmiş ve bunu gönüllü olarak yapmışlar ki bu gerçekten farklı bir dönemin ruhu gibi geliyor. Bu belgeselde pandemi dolayısıyla herkese ulaşamayacağız belki ama toplum hizmetine adanmış hayatların bir kesitini bile olsa belgesele görüntüsel olarak aktarmaktan dolayı çok mutluyum. Sarit ile bu belgesel vasıtasıyla tanıştık. Bugüne kadar sözlü tarih araştırmacısı ile tanışma fırsatım olmamıştı. Kendimi çok şanslı görüyorum; onun sayesinde kitaplarda okuyamayacağım bilgileri öğrenmiş oldum.

Pandemi Şartlarında Çekimler Sürüyor, Belgesel Haziran 2022’de

Bazı insanların toplumlar üzerinde yarattıkları pozitif değişim hareketleri her zaman ilgimi çekmiştir. Biyografik kitapları ve belgeselleri ayrıca çok severim. Bu tür hikayeler ilham vericidir, geçmişe ve geleceğe ışık tutar. Umarım ortaya çıkan yapıt kültürel değerlere daha çok ilgi duyulmasına yol açar. Genç kuşaklar için bu belgesel sahip oldukları zengin kültürel geçmişle farklı bir boyutta tanışma ve bağlantı kurma görevini üstlenebilir. Bu değerleri yaşamış kuşaklar için ise anıların canlanması ve gönüllülük ruhuna dönmek için büyük bir ilham kaynağı olacağını düşünüyorum. Çünkü bu projenin insanları benim için bir esin kaynağına dönüştü diyebilirim.

Filmin çıkış tarihi ne zaman için planlanıyor? Projenizi nereden takip edebiliriz?

Filmin Haziran 2022’de çıkması planlanıyor. Topluma açık bir film gösterimi ile izleyiciyle buluşacak.

Çok teşekkürler Sarit ve Nuray. Okurlara iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Bu belgeselle ilgili İzmir Yahudi toplumuna açık çağrı yaptık ve arzu edenleri belgeselde video-röportaj vererek yer almaya veya bilgi, belge, fotoğraf paylaşarak katkı sağlamaya davet ettik. Buradan da bu çağrıyı yenilemiş olalım.

Büyük bir heyecanla çalışmalarımızı sürdürdüğümüz bu günlerde bize projemizi tanıtma fırsatı verdiğin ve daha geniş bir kitleye duyurmamızı sağladığın için çok teşekkürler. 

Despertar İzmir çalışmalarını İnstagram, Facebook, Twitter, Linkedin ve Youtube’dan takip edebilirsiniz.