Makaleler

Uzak Komşular Kilis Sinagogu’nda Hanuka’yı Beraber Kutladı – Esra İslamoğlu

Kilis Sinagogu’ndaki Hanuka kutlamasından izlenimler

“Hâkim sanığa sormuş, söylemek istediğin bir şey var mı diye, sanık demiş ki, hâkim bey, avukatımı dinledikten sonra ikna oldum ki ben hırsız değilim!” 

Hahambaşı İsak Haleva, ilk şakasını daha yemek yiyeceğimiz restorana girmeden yapıyor. Davet sahibi Kilis Baro Başkanı ve Kent Konseyi Başkanı Av. Muammer Fazlıağaoğlu’na “avukatım!” diye hitap ediyor sürekli. Misafirlerini mükemmel ağırlamak isteyen Muammer Bey organizasyonda pürüzler çıktıkça geriliyor, Hahambaşı “üzmeyin benim avukatımı” diyor, “sen üzülürsen ben de üzülürüm” diye yanına çağırıp, elini tutup oturtuyor sol tarafına. Kent Konseyi üyesi olarak katıldığım bu toplantıda ben, kendisinin sağında oturuyorum. Uzun uzun sohbet ediyor benimle, türlü anekdotlar anlatıyor, esprileri hiç eksik olmuyor.

Sinagog girişi

2 Aralık Perşembe günü Hanuka Bayramını kutlamak için 40 kişilik bir topluluk Kilis’e geldi. Ancak grup kendi içinde ikiye bölünmüş, öğle yemeği yiyen bizler on beş kişi kadarız. Aralarında Hahambaşı’ndan başka Naftali Haleva, Moris Levi, Hayim Hason, Mayir Saranga, Silvyo Ovadya, Mendy Chitrik ve Yusuf Kohen de var. Türkiye Hahambaşılığı Vakfı Başkanı İshak İbrahimzadeh ve Kilis Valisi Recep Soytürk aramızda sonradan katılıyor.

Kilis Sinagogu’nun İşlevi Nedir?

Yemek eşliğinde sohbet ederken konu  –niyetlendiğimiz gibi– Kilis Sinagogu’nun yeniden işlevlendirilmesine geliyor. Muammer bey “hoca’ olarak benim düşüncelerimi aktarmamı istiyor, öncelikle misafirlerimizle bu konu üzerine teati etmek istediğimizi belirtip, koruma ve yeniden işlevlendirme ilkelerine kısaca değinip, Kilis Sinagogu’nun, kentin ve içinde bulunduğu coğrafyanın çokkültürlü geçmişini hatırlatan bir hafıza mekânına dönüşmesini arzuladığımızı söylüyorum. Toplumsal belleği esas alan bir yeniden işlevlendirme projesi, o belleği canlı tutar… Vali Bey’in de katıldığı uzun tartışmalar başlıyor, kendisine burayı butik otel olarak kullanma isteğiyle başvuran birilerinin olduğunu, ancak uygun olmadığını söyleyip reddettiğini anlatıyor. İnsan bir ibadet yeri için nasıl böyle bir teklifte bulunabilir diye düşünürken, söz alan kişileri dinlemeye devam ediyorum.

Sinagog olarak kullanımının artık gerçekçi olmadığını, ancak yapının taşıdığı miras değerlerini göz ardı etmeyen, belleğini yok etmeyen, bugün olduğu gibi önemli bazı günlerde Yahudi cemaatinin gelip kullanmasına müsait bir işlev seçilmesini uygun gördüklerini söylüyorlar ekseriyetle. Ancak bir karara varamıyoruz. Sanat galerisi, kültür merkezi, gençlik merkezi zikrediliyor… Mekânın hafızasını koruyup yüceltmektense yıkıma uğratmaya meyilli bir yeniden işlevlendirme pratiğinin bu coğrafyada ne kadar yaygın olduğunun farkında, tedirgin hissediyorum. Yassıada’nın imara açılarak bir oteller adasına çevrilmesi, Madımak Oteli’nin kamulaştırılarak “Sivas İl Özel İdaresi Bilim ve Kültür Merkezi” olarak yeniden kullanımı, birkaç ay önce Diyarbakır Cezaevi’nin kültür merkezi olarak hizmete gireceğinin açıklanması gibi çarpıcı örnekler aklıma geliyor.

Sefer torah dolabı ve örtüsü (parohet)

Kısa Bir Kilis Turu

Yemekten sonra araçlara binip şehir merkezine geliyoruz. Tarihi kent dokusu ve miras yapılarıyla ilgili bilgi aktarmak benim görevim bugün. Büyükçe bir grup halinde, bize katılan meraklı kişilerle sayımız gitgide artarak, önce 1525 yapım tarihli ve Türkiye’de günümüze gelebilen otuz iki mevlevihaneden biri olan Kilis Mevlevihanesi’nin önüne, sonra şehrin mimari açıdan en nitelikli yapısı Canbolat Paşa Camii’ne (1553) geliyoruz. Tarihi doku içinde oldukça sıkışık bir yapılanma, dar ve çıkmaz sokakların çokluğu dışardan gelen herkes gibi bugünkü misafirlerimizin de dikkatini çekiyor. Camii avlusunu yan sokağa bağlayan bir kabaltıdan, yani üstüne bina yapılan kemeraltı sokak geçidinden geçtikten hemen sonra, asıl işlevi zeytinyağı mahseresi (Kilis’te zeytinyağı üretilen küçük aile işletmeleri böyle anılıyor) olan, restorasyonunun ardından Gençlik Merkezi olarak yeniden kullanılmaya başlanan yapıya geliyoruz. Burayı da gezdikten sonra Muammer Bey konuğuna “Üstadım, biraz daha yolumuz var, yürüyebilir misiniz?” diye soruyor. Hahambaşı “Ben senin gibi yaşlı mıyım canım!” diyor ve gülüşerek yolumuza devam ediyoruz.

Artık kentin bir zamanlar Yahudilerle de meskûn olan mahallesindeyiz. Konuklar önünden geçtiğimiz her evi ilgiyle inceliyor ve gözleriyle Yahudi mirasından izler arıyor, zira onlara bazı evlerin giriş kapılarının üzerinde hala altı köşeli yıldız bulunduğunu anlatmıştık. Daracık sokaklar sürprizli bir kıvrılmayla kentin Ulu Camii’ne (1339) çıkarıyor bizi. Bir Memlûk eseri olan bu camii, birazdan göreceğimiz sinagogda da olduğu gibi, göz önünde olmayan, içe dönük, yoğun kent dokusu içerisinde bir ferahlama alanı yaratma felsefesiyle inşa edilmiş bir yapı olmasıyla, bambaşka zamanların ruhunu yansıtıyor ve her göreni etkisi altına alıyor. Camii imamı Abdullah Bey istek üzerine avluda gür sesiyle bize güzel bir ezan okuyor. “Şimdi gerçekten ezan okundu sanıp namaza gelmesin cemaat!” diye espri yapıyor konuklardan biri, yavaş yavaş avludan çıkıyoruz. Sıradaki durağımız sinagog artık. Ulu Camii’ye iki yüz elli metre mesafede; 17. yüzyıla tarihlenen Muallak Camii ile aralarında yalnızca elli metre var. 

Boş bir sefer torah dolabı

Halep-Kilis-Antep Yahudileri

19. yüzyıl sonlarına doğru yapıldığı tahmin edilen Kilis Sinagogu, yine tahminlere göre o dönemde 300 haneden oluşan bir cemaate hizmet veriyordu. Halep Vilayeti’nin kendisiyle aynı adı taşıyan sancağının merkezi olan Kilis şehri, Antep ve Halep arasındaki yol üzerinde önemini koruduğu dönemlerde ve sonrasında Gaziantep ilinin bir ilçesi olarak 1960’lara kadar Mizrahi, yani doğu Yahudisi oldukları düşünülen, dışarıda Türkçe, evlerinde ise Arapça konuşan bir Yahudi topluluğunun memleketiydi. 

Avlunun üç tarafını kuşatan ibadet mekânı, lojman ve tek bir sınıftan oluşan okuldan ibaret olan sinagog, 60 yıldan fazla zamandır ilk defa böyle bir kalabalığı ağırlıyor. Hahambaşı’nın da aralarında bulunduğu bir grup misafir, yapının her köşesini inceleyerek çeşitli yorumlarda bulunuyor: “Gaziantep Sinagogu’ndan daha sevimli bir yapı.” “Beklediğimizden daha görkemli. Fakat kadınların ibadete eşlik ettikleri bölüm nerede?” Plan şeması anlaşılmaya çalışılıyor, pek yardımcı olamıyorum. Bana bir sinagogun işlev şemasını izah ediyorlar bir yandan. Bir mikve, yani İslam dinindeki gusül abdestine benzer bir temizlenme ritüelinin yapıldığı havuz yok burada; bu ihtiyacın 200 metre ilerideki 1562 yapım tarihli Eski Hamam’ın içinde, ılıklık bölümünün bir köşesinde, yerel dilde “makdas” denilen bir bölmenin içinde bulunan küçük bir mikve havuzunda karşılandığını bilgisini veriyorum. Nitekim Kilis ve Antep hamamlarının çoğunda Yahudi cemaatin kullanması için küçük bir mikve bölümü vardır.

Pencere önünde kipalar ve dua kitapları (Siddur Kol Yaakov)

Yapıyı incelemeye devam ediyoruz. Hahambaşı İsak Haleva ile Rabbi Mendy Chitrik sinagogun altı kitabesini tek tek okuyorlar. Mendy Bey kısa süre önce Kilis’e yaptığı bir başka ziyaretten sonra yazdığı yazıda kitabelerde neler yazdığına ilişkin bilgi vermiş: Bir kitabede “Burası büyük âlim Moshe Di Pinto tarafından yaptırılmıştır” yazar, bir diğeri ise genç yaşta vefat eden bekar oğlu adına yaptırıldığını belirtir. Başka bir kitabe ise “İyilik Cemiyeti”nden bahseder – “Tanrı onları ödüllendirsin” verdikleri emek için! Kitabelerin biri ters asılmış. Bunu davetliler arasında olan, restorasyon projesini hazırlayan mimar Sıdıka Bebekoğlu’na bildirebileceğimizi söylüyorum. “Ziyanı yok, başka restorasyon çalışmalarında da denk geliyoruz ters asılmış kitabelere, düzeltiveriyorlar!” diyorlar. Sıdıka Hanım işiyle gurur duyabilir, restorasyon oldukça başarılı bulunuyor.

Kilis’ten Gidenler ve Gidenlerin Anıları

O esnada yerli halkın da katıldığı kalabalığın geri kalanı Sefarad müziklerinin çalmaya başladığı avluda sohbet halinde. Misafirler arasındaki aile kökleri Kilis’te olan bir hanımefendi kısa sohbetimiz sırasında bana tarifsiz duygular yaşadığını söylüyor. “Her türlü göç deneyiminde yası ve onun zorluklarını görürüz.” der Vamık Volkan, “Eğer yer değişikliği gönüllü olursa, özellikle zorunlu göç ve bununla ilişkili travmanın sebep olduğu komplikasyonlar görülmeyebilir.” Bu hanımefendi nasıl hisler yaşıyor? Bilmeme imkân yok. Ama şunu biliyorum ki, Kilisli Yahudiler, memleketlerini gönüllü olarak terk etmediler. Bugün anlatılan o tatlı anılar, “Şabat günlerinde Yahudi komşularımızın ateşini yakardık” hikayeleri hakikidir elbette, ama her şey iyi ve güzeldiyse neden yüzlerce aile memleketlerini terk etti?

Kilis Sinagogu avlusu

Nihayet ibadete geçeceklerini ve benim de kadınlar bölümünde onları izleyebileceğimi söylüyor cemaatten birisi: “İkindi namazı gibi bişey şimdi yapacağımız!” Hahambaşı İsak Haleva’nın ve Cemaat Başkanı İshak İbrahimzadeh’in konuşmaları, ardından günün son ibadeti geliyor. Sonrasında Hanuka kutlamasına geçiyoruz. Dokuz kollu şamdan avluda, Hahambaşı mumu yakarken coşku dorukta. Bir kenardan kutlamayı izliyorum. Biri bana “Daha önce Hanuka kutlaması görmüş müydünüz hiç?” diyor. Hayır diyorum ve düşünüyorum: İki kez Kudüs’e gittim, ancak bir Hanuka kutlamasına memleketimde, Kilis’te denk geliyorum! Yine burada, ancak başka türlü olabilirdi düşünceleri eşliğinde kalabalığı izleyerek hayallere dalıyorum. Herkes mutlu görünüyor ama biz ev sahibiyiz, onlarsa misafir. Bunun neden böyle olduğunu kimsenin sorgulamıyor göründüğü gün nihayete yaklaşıyor. Akşam saatlerinde yavaş yavaş dağılmaya başlıyoruz, vedalaşmak üzere yanına yaklaştığım Hahambaşı İsak Haleva bana gülümsüyor: “Artık İstanbul’a gelince bizdesin!” 

Bunun öylesine söylenmiş bir söz olmadığından emin, mutlulukla eve dönüyorum. Misafirlerimizin hangileri buruk hisler içinde “memleketlerine” dönüyorlar, merak ediyorum.

Hanukiya yakılırken

Yararlanılan kaynaklar

Bebekoğlu, S., Tektuna, M. (2008). Kilis Kültür Envanteri: Kentsel Mimari, Kırsal Mimari, Yazıt Eserleri. Ankara: Kilis Valiliği.

Chitrik, M. (2021, 22 Ekim). “An unforgettable day in Kilis and Gaziantep!”, Erişim adresi: https://blogs.timesofisrael.com/an-unforgettable-day-in-kilis-and-gaziantep/.

Kurtuba, A. (2017, 13 Şubat). “Kilis Havrası (Sinagog)”, Erişim adresi: https://www.academia.edu/31583469/Kilis_Havrası_Sinagog_.

Volkan, V. (1999). “Nostalgia as a linking phenomenon”, Journal of Applied Psychoanalytic Studies, 1:169-179.

2 comments on “Uzak Komşular Kilis Sinagogu’nda Hanuka’yı Beraber Kutladı – Esra İslamoğlu

  1. […] Yahudileri var. Arap dili konuşan zamanın Halep vilayetine bağlı Yahudiler var Antep’ten, Kilis’ten, Antakya’dan. Tabii Romanyot Yahudileri var, tüm Ege sahillerinde. Sefarad Yahudileri […]

Comments are closed.