Makaleler

Restorasyondan Sonra Bergama Sinagogu

Restorasyon öncesi tavan süslemelerinin hali

Yahudilerin yüzyıllarca yaşadıkları Bergama’daki Yabets Sinagogu özellikle detaylı tavan süslemeriyle biliniyordu. 1950’lerden beri durumu giderek kötüleşen bina devlet restorasyon çalışmalarıyla ziyarete uygun hale getirildi. Restorasyonu 2014’te biten Bergama, bir süredir devam eden sinagog restorasyon projelerinin ilki olmuştu. Ardından Edirne, Antep ve en son da Kilis sinagogları da açıldı.

Bergama ile ilgili bir sosyal medya paylaşımında Türkiye Yahudi Toplumu hesabı fotoğraflarla beraber şöyle dedi:

Bergama’da, Turabey Mahallesi Fabrika caddesinde eskiden beri mevcut sinagogun 1862’de inşa edildiği sanılmaktadır. 1896 depreminde büyük kısmı yıkılan sinagog aynı alanda yeniden inşa edilmiş ve genişletilmiştir. Bu bina 1955 yılında Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından kullanılmaya başlandı. 1972 tarihli resmi belgelere göre “otuz yıldan beri (1942’den beri) metruk vaziyette” olan Yabets Sinagogu, 2010 yılında Bergama Belediyesince İl Özel İdaresinden katkı payı alınarak restore edildi ve 11 Mayıs 2014 günü düzenlenen bir törenle yeniden kapılarını açtı.

Bergama Sinagogu Nasıl Devlet Eline Geçti?

Burada pek değinilmeyen sinagogun 1950’lerin başına kadar Yahudi cemaati tarafından kullanıldığı, ancak nüfus azalması bahane edilerek binaya el konulduğu gerçeği. Binaya el koyan devlet sinagogu Çocuk Esirgeme Kuruma vermişti.

Restorasyon öncesi dış cephe

Binanın restorasyon öncesi halinin iyi olmadığı yaygınca biliniyordu ve 2010’da başlayan çalışmalarla durumu iyileştirildi. Merkezi devlete bağlı olan İl Özel İdaresi finansal destek sağlarken 2012 tarihli bir Şalom haberine göre proje Bergama Belediye Başkanı Sayın Mehmet Gönenç’in sayesinde gerçekleşmiş.

Paylaşımda tavan süslemelerinin yeni hali özellikle dikkat çekti. Binanın genel durumu ne kadar harap olsa da kırmızı-yeşil ağırlıklı elle yapılmış süslemeler aslında kötü durumda değildi. Ama bu restorasyon projesinin tavanı tek renge boyamasına engel olmadı.

Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi daha önce detaylı kırmızı-yeşil işleme ve sarı çizgilerle bezenen tavan bugün sadece maviye boyanmış durumda. Bu ‘fazla düzeltme’ maalesef Türkiye’de restorasyonlarda sıkça görülen bir sorun.

Tavanın şu anki hali. Kaynak: İzmir Dergisi
Rezil edilen Roma köprüsü, Gaziantep. Kaynak: Arkeofili

Fazla Düzeltme Sorunsalı

Bu olaya bazı uzmanlar ‘restorasyonla bozma’ ismini veriyor. Geçtiğimiz sene The Atlantic‘e yazdığı makalesinde İstanbul’da yaşayan gazeteci Paul Benjamin Oosterlund bu tarz projelerin restorasyon adı altında kültür varlıklarının nasıl mahvedildiğini ve ‘fazla düzeltilerek’ korunmaya değer özelliklerin yok edildiğini anlatıyor. Buna İngilizce yok etmek (destroy) ve restore etmek (restore) kelimelerini birleştirerek ‘restroying‘ de deniyor. Bunun belki de en çarpıcı örneği yeni beton dökülen Hasankeyf. Yakın zamanda ‘düzeltilen’ Gaziantep’teki bir Roma köprüsü de bu sorunu açıkça ortaya koyuyor.

Bergama Sinagogu restorasyonu kesinlikle bu mertebeye ulaşmıyor fakat tavanın orijinal tasarımı ve renkleri kolaylıkla korunabilecekken baştan bir boyama tercih edilmesi Türkiye’deki restorasyon pratiğinin sorunlarına bir örnek daha ekliyor.