Göze Çarpanlar Kültür Sanat

Opera Meydanı’nda yakılan kitaplarının izinde

Alman çağdaş sanatçı ve fotoğrafçı Annette Kelm, Naziler tarafından Berlin Opera Meydanı’nda yakılan kitapların dönem baskılarının izini sürerek kitapların kapak fotoğraflarını bir sergide bir araya getirdi.

Kaynak: Kronos

1990’ların sonlarından beri ev bitkileri, banknotlar veya spor ayakkabılar gibi günlük ‘şeylerin’ fotoğraflarını çeken kavramsal sanatçı Annette Kelm, son fotoğraf serginde farklı bir dille sanatseverlerin karşısına çıktı. ‘Die Bücher’ (Kitaplar) sergisiyle sanatçı bu kez, yeni bir şey kurmak yerine Nazi rejiminin tasvip etmediği, dışladığı, düşman ilan ettiği yazarların yakılan kitaplarının izini sürdü.

Almanya’da bundan tam 87 yıl önce Nazi rejiminin ‘sakıncalı’ gördüğü yazar ve düşünürlerin binlerce kitabı meydanlarda ateşe verildi. Almanya’da 1933 yılının Ocak ayında Naziler iktidara gelmiş, Adolf Hitler diktatörlere özgü özel yetkilerle donatılmış ve onun Propaganda Bakanı Joseph Goebbels, ülkede yaşayan Yahudilerin ayrımcılığa tabî tutulacağının ilk sinyallerini vermeye başlamıştı.

Çok değil, 1933 yılının Nisan ayında Alman Yüksekokul Öğrencileri Birliği, “Alman olmayan düşüncelere karşı faaliyetler” adıyla Yahudiler aleyhine propagandaya destek veren faaliyetlere başladı. Bu faaliyetlerin zirvesi, 10 Mayıs 1933’te meydanlarda Nazilerin “sakıncalı” ilan ettiği  yazarların, yani sosyalistlerin, pasifistlerin ve Yahudi yazarların kitaplarının yakılmasıydı. O gece sadece Berlin’in Opera Meydanı’nda 70 bin kişi toplanmıştı, yüksek okul öğrencileri kamyonlar ve el arabaları ile 20 bin kadar kitabı meydana taşıdı ve yaktı.  Yakılan kitaplar arasında ünlü Alman yazarlar Heinrich Mann, Erich Maria Remarque, Joachim Ringelnatz’ın kitapları da bulunuyordu. O gece Nazi yanlısı öğrenciler, herhangi bir direnişle karşılaşmadı, çünkü kütüphane görevlileri ile çok sayıda profesör, eylemlere katılmasalar da, öğrencilerin ‘zararlı’ sayılan kitapları kütüphanelerden çalmalarına göz yumuyordu. 

İşte, Annette Kelm’in ‘Kitaplar’ sergisi, o zamanlar Opera, şimdiyse adı Bebel olan meydanda yakılan kitapların, dönem baskılarının kapak fotoğraflarını bir araya getiriyor.  Kapak fotoğrafları sergilenen kitaplar arasında Alfred Döblin, Kurt Tucholsky ve şair Else Lasker-Schüler’in klasikleri yer alıyor.

Kelm, Naziler döneminde “sakıncalı” ilan edilip yakılan kitapların dönem baskılarını bir araya getiren bir kütüphane olmadığı için kitapların peşinde uzun bir süre iz sürmüş. Bulduğu kitapların sadece kapaklarını, kitapların üç boyutlu olduğu geçeğini gizleyerek, tek boyutlu olarak fotoğraflamış. Böylece sanatçı, bütün bir kitabın kapağın altında saklandığını hatırlatarak, aynı zamanda, “Bir kitabı sadece kapağına bakarak yargılayabilir misiniz?” sorusunu izleyenlere yöneltmiş.

Kelm’in kapaklara odaklanmasının başka bir anlamı da var: Naziler meydanlarda sadece sözü değil, aynı zamanda  kısmen bilinmeyen ve kısmen de rejimin zulmüne uğrayan çizerlerin eserlerini de yakmıştı. Yani, Naziler, edebiyatın kamusal olarak yakılmasıyla, nefret ettikleri güzel sanat eserlerini de yok etmişlerdi.

Kitap kapakları, Berlin-Mitte’deki eski Yahudi kız okulunun bir katındaki Salon Frieder Burda’da sergileniyor.

Yazar Kurt Tucholsky’nin, “Lerne lachen ohne zu weinen” (Ağlamadan Gülmeyi Öğren” kitabının 1931 tarihli baskısının kapağı.
Yazar Erich Kästner’in “Das verhexte Telefon” (Büyülü Telefon) kitabının, 1935 tarihli baskısının kapağı.
Yazar Alfred Döblin’in, “Berlin Alexanderplatz” (Berlin Alexander Meydanı) kitabının 1931 tarihli baskısının kapağı.

*Avlaremoz’un resmi bir görüşü yoktur. Yayımlanan yazılar, yazı sahibinin kendi görüşleridir. Çok sesli bir platform olma amacı taşıyan Avlaremoz’da, nefret söylemi içermedikçe, farklı düşünceler kendisine yer bulmaktadır.