Resimlerle Sudan Yahudileri: Kaybolan Bir Toplumun Hikayesi

Kaynak: BBC

Çeviri: Nesi Altaras

Yakın zamanda yeni Sudan hükümetinden bir bakanın Yahudileri geri çağıran ve vatandaşlık iadesi öngören çağrısı bir zamanların küçük ama canlı bu toplumunu gündeme getirdi. Kendisi de Sudanlı Yahudilerin çocuğu olan sözlü tarihçi Daisy Abboudi bu toplumun üyeleriyle konuşup fotoğraf topluyor.

David Gabra hala Sudan’ı terk ettiği günü hatırlıyor, “25 Mayıs 1965” diyor gidişinden emin olarak. O dönemde durum antisemitizmin artışı sebebiyle Yahudiler için zorlaşıyordu.

“Kaos vardı… Bir sefer hatırlıyorum evimize kapanmıştık ve bize, evimize taş atıyorlardı.”

David artık ülkede kalamayacağına karar vermişti.

“Tekstil dükkanımı her zamanki gibi akşam dokuzda kapattım ve arkadaş ve komşularıma ‘Sabaha görüşürüz’ dedim. Oradan direkt havaalanına geçtim ve Yunanistan’a gittim.”

Oradan da İsrail’e gitti.

David’in gidişi 1000 kişi kadar olduğu tahmine edilen bir Yahudi toplumunun birkaç sene içerisinde, 1973’e gelindiğinde bir avuç kalmasına yol açan göç dalgasının parçası.

1956’dan beri değişen Sudan siyaseti bunun arkasında sebeplerden biriydi. Artan İsrail karşıtlığı da oradaki Yahudilerde güvensizlik hissini arttırmıştı.

Hızlı düşüş yüzyılın başındaki hızlı büyümeye benzerdi. Toplum çoğunlukla 20. yüzyıl başlarında Sudan’a göç edenlerden oluşuyordu ama öncesinde var olan küçük bir toplum da vardı.

1908 yılında Fas doğumlu Rabbi Süleyman Malka Hartum’a eşi ve iki büyük kızıyla Mısır’daki Yahudi cemaati yetkilileri tarafından gönderilmişti. O dönemde Mısır cemaati güney komşusu olan cemaatten de sorumluydu.

Rabbi Malka ve ailesi

1920lerin başında çekilmiş bir aile fotoğrafında Rabbi Malka eşi Hanna yan yana, çocuk ve torunlarınlarıyla çevrililer. Haham bölgenin geleneksel açık önlü cübbesini ve altında entari giyiyor. Hayatı boyunca bu kıyafetleri tercih etti ancak ailesi ve Yahudilerin geri kalanı daha Batılı tarzda giyindiler.

Haham oradaki küçük ama Mısır, Irak ve Suriye gibi Ortadoğu’nun farklı yerlerinden göçle büyüyen Yahudi toplumunun ruhani ihtiyaçları için gönderilmişti. İngiliz sömürgecilerin inşa ettiği demiryollarıyla İskenderiye Hartum’a bağlanmıştı ve göçmenler bu hattı kullanarak geliyordu.

Çoğu Yahudi göçmen küçük tüccarlardı. Genelde tekstil ve Sudan’ın akasya ağaçlarından yapılan önemli bir gıda maddesi Arap sakızı işleriyle meşguldüler. Nil çevresinde dört şehirde, Hartum, Kuzey Hartum, Omdurman ve Wad Medani’de, başkentten 200 km güneyde yaşıyorlardı ve işleri zamanla büyüdü.

Rabbi Malka 1949’da öldü ve yerine uygun birini bulmak 7 sene sürdü. O kişi 1956’da Mısır’dan gelen Rabbi Massoud Elbaz’dı.

Rabbi Elbaz ve ailesi

Ailenin 1965’ten bir fotoğrafı Sudan’ı terk etmeden hemen önce çekilmiş ve burada Rabbi Elbaz, eşi Rebeka ve 5 çocukları var.

“Babam basit, çok modern bir haham. Sevilen, hep şaka yapan biriydi.” dedi Rachel, fotoğrafta sağdaki, hahamın en büyük kızı.

Cemaat gelenekseldi ancak dini pratikleri çok takip etmiyorlardı. Yani bayramları kutlayıp bazı Yahudi yemek kurallarını uyguluyor ve aynı zamanda genelde seküler hayatlar sürüyorlardı.

Toplum büyüdükçe sinagog ihtiyacı doğdu ve 1926’da Hartum’da sinagog yapıldı. Şehrin merkez bulvarlarından birinde olan ve 500 kişi kapasitesi olan sinagog cemaatin yeni ekonomik ve sosyal istikrarının bir işaretiydi.

Yeni neslin temelini temsil eden düğünler sinagogda hep büyük kutlamalar olurdu.

“Cümbür cemaat içeri sıkışırdık, herkes üst üste alt alta. Büyük bir olaydı,” diye açıkladı Gabi Tamman. Şimdi İsviçre’de yaşıyor.

Hartum sinagogunda düğün, 1958

Bu fotoğrafta Gabi’nın Lina Eleini ile olan 1958 düğününde bir davetli Rabbi Elbaz şarabı kutsarken yaşadığı heyecanı yakalamış.

Sinagog toplumun ruhani eviydi ancak sosyal hayat Yahudi Eğlence Kulübü merkezindeydi.

Orta ve üst sınıf Sudanlılar birçok farklı gruba mensuplardı. Yahudilerin yanı sıra gelişen Yunan, Suriyeli, İtalyan, Mısırlı, Ermeni, İngiliz ve Hint toplumları vardı. Bu toplumlar Hartum ve Nil’in karşı kıyısındaki kardeş şehir Omdurman’daydılar. Her toplumun bir sosyal merkezi, veya başkentte bir kulübü vardı. Burada buluşuluyor, kart oynanıyor, sohbet ediliyor ve akşamları davetler düzenleniyordu.

Her Aralık birkaç kulüp sırayla büyük bir baloya ev sahipliği yapardı. Bu sayede para toplanıyor, kendini gösteriyor ve eğleniliyordu.

Şimdi 93 yaşında Cenevre’de yaşayan Flore Eleini baloları gayet iyi hatırlıyor.

Balodan bir kare ve düğün pastası kostümü

“Her isteyen kostümünü giyip gelebilirdi. Kostümlü balo gibiydi ve kazananlar için ödül vardı. Çok güzeldi. Ben bir sefer düğün pastası olmuştum. O kostüm çok meşhur oldu.”

Sweid’in bar mitzva pastası

Cezar Sweid Bar Mitzva’sını 1958’de oldu. Törenden sonra Yahudi Eğlence Kulübü’nde gerçekleşen partiden bir fotoğrafta aile ve bazı davetlilerin süslü bir çikolatalı kek yediğini görüyoruz.

Profesyonel yemek servisi çok nadirdi yani genelde toplumun kadınları bu büyük aile davetleri için yemek yapardı.

“Bu bar mitzvah için herkes bana yardım etti, tüm kadınlar. Hepimiz arkadaştık.” diye anlattı Frida Sweid, Cezar’ın annesi.

“Biri güzel kıbbeh yapar, öbürünün kaiysat’ı iyidir [haşlanmış yumurtayı kaplayan kızartma], ve saire.”

“Bahçenin ucunda bir şişte dokuz hindi çevirmiştik… sonra onları kulüne taşıdık, çok uzak değildi. Hepsini hep beraber yaptık.”

Sudan Yahudilerinin çoğunun hali vakti yerindeydi, bundan dolayı genelde Sudan’ın elitleriyle sosyalleştiler ve çocuklarını özel okullara gönderdiler.

Bu masrafları ödeyemeyen ailelere bazen Yahudi toplumunun zenginleri destek verdi ya da çocuklar okuldan ayrılıp erken iş hayatına atıldı.

Neredeyse tüm Yahudi erkek çocuklar Comboni College adlı Hartum’da İtalyan papazların yönettiği Katolik özel okula gittiler.

Comboni College öğrencileri

Sıkı bir disiplin vardı ve öğrenciler arasında rekabet çoktu. Jack Tamman’ın (soldan ikinci) sınıf arkadaşlarıyla kamerayla ilgilenirken fotoğrafı çekilmiş.

Sudan’da Yahudi kızların daha fazla seçeneği vardı. Katolik Kardeşler Okulu’na popüler bir alternatif Birlik Lisesi’ydi (Unity). Burası Hristiyan prensipleri olan bir İngiliz okuluydu.

Unity High School 1948 dönemi

1948’de mezun olan dönemin fotoğrafında İngiliz öğretmenlerle oturanlar o dönemki Sudan toplumunun çeşitliliğini gösteriyor.

Margo Iskinazi (üst sol) Yahudi, sınıf arkadaşlarıysa Mısırlı Kıbti, Ermeni, Rum Ortodoks ve Sudanlı Müslümanlar.

“Çok gelişmişti,” diyor Ruth Synett 1960’larda bu okulda aldığı eğitimi anlatırken. “İngiltere’ye geldiğim zaman [10 yaşında] geometri, cebir gibi şeyleri çözmüştüm.”

1956’da, Sudan’ın bağımsızlık ilanı ve ardından aynı yıl Süez Krizi’nde Mısır İngiltere, Fransa ve Israil tarafından işgal edilince Sudan’da durum değişmeye başladı.

Mısır Başkanı Gamal Abdel Nasser’in Pan-Arap milliyetçiliği destek almaya başladı. Bunun getirdiği İsrail karşıtlığı ve milliyetçilik sonucunda ortam Sudan Yahudileri için güvensiz olmaya başladı.

Yahudiler basında hedef gösteriliyor, iç düşman ve ajan olarak yaftalanıyordu ve ayrımcılığın izleri artıyordu.

1956’da, Yahudi bir kız ailesiyle beraber bir partiye katılıyorken Miss Hartum adlı güzellik yarışmasının olacağı anons ediliyor. Kız önce çekingen davranıyor ancak güzellik yarışmasına katılmayı kabul ediyor ve kazanıyor.

Hartum Güzeli seçilen Yahudi kadın

“Miss Hartum olunca Miss Mısır’a katılıyorsunuz, ama sonra onun Yahudi olduğunu öğrendiler ve tacı geri aldılar.” Hikayeyi ismini vermek isteyen güzellik kraliçesinin kızı anlattı.

1950’den beri toplum en fakir üyelerinin Sudan’dan ayrılıp yeni kurulan İsrail’e yerleşebilmeleri için bilet parası topluyordu.

1960’ta belirli meslek kollarında (doktor, avukat, mühendis gibi) çalışan Yahudilerin çoğu ülkeyi terk etmiş ve İsrail, İngiltere, ABD veya İsviçre’ye yerleşmişti.

İş sahibi olanlar sonra ayrıldılar ancak o dönemde çıkış vizesi almak iyice zorlaşmıştı.

Haziran 1967’da, Arap ülkeleri ve İsrail arasında 6 Gün Savaşı başlarken, Sudan’da sadece orada kalmaya en kararlı Yahudiler kalmıştı.

Yıl sonunda bir avuç Yahudi vardı ve çoğu Wad Medani’de, başkentin siyasi kalbinden çok uzakta yaşıyordu.3

Elias Benno’nun fotoğrafı ve Sudan pasaportu

1973’te, yukarda Sudan pasaportu olan Elias Benno, Sudan’dan ayrılan son Yahudilerden oldu. Kötüye giden sağlığı yüzünden artık kendine bakamıyordu ve sonunda kızı Sara’nın yaşadığı Londra’ya taşındı. Bir sene orada yaşadıktan sonra vefat etti.

Bu acılı ayrılığa rağmen Sudan’da yaşamış Yahudilerin çoğu hayatlarını iyi duygularla anıyor.

Marianne Neumann’ın sesi dışarda uyuduğu geceleri anlatırken çatlıyor.

“Çatıda uyuduğunuz zaman bütün gece gökyüzüne bakabilirsiniz. Hava öyle temizdi ki binlerce yıldız görebilirdiniz ve tüm bahçelerden yasemin ve gardenya kokuları gelirdi. Çok güzeldi.”

Daisy Abboudi bu görüşmeleri Sudan Yahudileri ile ilgili bir kitap için yaptı. Daha fazla bilgi için Tales of Jewish Sudan sitesine ulaşabilirsiniz.

*Avlaremoz’un resmi bir görüşü yoktur. Yayımlanan yazılar, yazı sahibinin kendi görüşleridir. Çok sesli bir platform olma amacı taşıyan Avlaremoz’da, nefret söylemi içermedikçe, farklı düşünceler kendisine yer bulmaktadır.


Bunları da beğenebilirsiniz...