Kemal Levi Kimdir? – Kemal Levi

Kaynak: turkisrael.org.il

Lütfen hemen yazının başlığına bakıp, kendimi anlatacağımı sanmayın, çünkü kendisinden bahsedeceğim kişi, adını taşıdığım ve ben çok küçük yaştayken vefat etmiş olan büyükbabam. Maalesef bu yazacaklarımı kendisinden dinleme imkanım olmadı. Dolayısıyla yakınlarımdan duyduklarımdan ve 9 Ocak 2008 yılında Şalom Gazetesi’nde yayınlanan Dora Niyego’nun yazısından faydalanarak kısa bir hatıra hazırladım.

Sorabilirsiniz, spor bölümünde büyükbabasını niye anlatmak istesin diye; cevabını belki benden yaşça büyük olanlar ve 1972-1975 yılları arasında Fenerbahçe futbol takımını takip edenler tahmin edebileceklerdir. Bu tarihler arasında Fenerbahçe’nin teknik direktörlüğünü döneminin dünyaca ünlü futbolcusu Brezilyalı Waldyr Pereira, nam-ı diğer Didi yapmıştı. Didi döneminde Fenerbahçe bir Türkiye kupası, bir Cumhurbaşkanlığı kupasını evine götürürken, iki sezon arka arkaya da (1973-1974 ve 1974-1975) Türkiye Futbol Ligi şampiyonu olmayı başarmıştı.

1972 yılında Didi Türkiye’ye geldiğinde Fenerbahçe’nin yönetimi Kadıköy Altıyol’daki Efes Çarşısı’nın içerisindeydi. Tahmin edileceği üzere o dönemde takımlar daha amatör, bütçeleri de günümüze göre daha kısıtlıydı. Büyükbabam Kemal Levi’nin Fenerbahçe S.K.’nün bulunduğu yerin karşısında bir tuhafiye dükkanı vardı ve Fenerbahçe’li yöneticiler dahil tüm çevre kendisinin İspanyolca (Ladino) bildiğini biliyorlardı. Didi’nin gelişiyle beraber futbolcular ve yöneticilerin teknik adamla rahat anlaşmasını sağlayacak bir tercümana ihtiyaç duyuldu ve akla gelen ilk isimlerden biri de Kemal Levi oldu.

Büyükbabam o tarihten itibaren Didi’nin Türkiye’de bulunduğu üç buçuk yıl boyunca, bir taraftan tercümanlığını yaparken,  bir taraftan da tuhafiye dükkanını işletmeye devam etti. O dönemde Kemal Levi’nin tuhafiye dükkanı adeta Fenerbahçe’li futbolcuların ikinci adresi olmuştu, çünkü takımla ilgili problemi olan kim varsa, teknik direktöre sıkıntısını anlatmak için soluğu burada alıyordu. Kısa bir süre içeriside Didi’nin ailesiyle, ailem arasında yakınlık kuruldu. Hatta Pesah sederlerinde, Şabat yemeklerinde ve bir çok farklı vesileyle iki aile sık sık bir araya geliyorlardı. Fenerbahçe futbol takımı deplasmana gittiğinde Didi’nin eşi ve küçük kızlarıyla ailem ilgileniyordu. İstanbul’da geçen yıllar içerisinde, Didi’nin Brezilya’da yaşayan büyük kızı eşi ile İstanbul’a gelerek Moda’daki Fransız Katolik Kilisesi’ndeki düğünle evlendiler; Resmi nikahlarında ise nikah şahidi büyükbabamdı.

Didi, Türkiye’de, hem başarılarıyla hem de sıcaklığı ile çok büyük bir sempati toplamıştı. Brezilya ekolünün o döneme kadar Türkiye futbolundaki en önemli ismiydi. Anlatılana göre, büyükbabamla Didi arasında profesyonel ortak çalışmadan daha öte bir yakınlık, dostluk hatta kardeşlik havası vardı.

Büyükbabam Kemal Levi 1979 yılında aramızdan ayrılırken, Brezilyalı Waldyr Pereira, nam-ı diğer Didi 2001 yılında vefat etti.

Bunları da beğenebilirsiniz...