LGBTİ+ Dosyası: “Devletin cinsel yönelimimi bilmesi beni huzursuz ediyor”

Geçtiğimiz hafta, “Türkiye Yahudi Toplumunda LGBTİ+: Geç Kalmış Bir Diyalog” dosyamız kapsamında yayınladığımız ve genç erkek gey bir birey olan görüşmecimizle gerçekleştirdiğimiz röportajımızın ikinci bölümünü siz değerli okuyucularımızla bugün paylaşıyoruz. İkinci görüşmeciyle geçtiğimiz hafta aile ve Yahudi toplumu üzerine konuştuğumuz birinci bölümden sonra Türkiye’de LGBT algısını, kültürünü, Yahudi kimliğini, dinle ilişkisini ve askerliği konuştuk.

2. Görüşmeci – İkinci bölüm:

“Cinselliği konusunda daha açık olan insanlar daha çok ayrımcılığa uğruyordu”

Türkiye’de LGBTİ+’lere tabii ki ayrımcılık söz konusu ama beni kişisel olarak, direkt olarak, etkileyen bir olay olmadı. Benim çevrem Türkiye’yi yansıtan bir çevre değil, bunun sebeblerinden biri bu. Mesela lisedeyken, açık bir şekilde ayrımcılığa uğramadım, zorbalık yaşamadım, ama her zaman şöyle bir mantık vardı: insanlar eşcinsellere karşı kötü ayrımcı sözler, küfürler kullanıyordu, ama ben biraz istisnaydım kafalarında, her zaman “gey ama iyi biri” olgusu vardı. Ben belki onların gözünde iyi bir insan olmasam ve kendimi bazı şekillerde bastırmasam şu anki gibi bir durumda olmayacaktım, daha çok ayrımcılığa uğrayacaktım, bunu da gördüm. Cinselliği konusunda daha açık olan insanlar,  cinsiyet rollerini daha çok yıkan insanlar, benim okulumda da daha çok ayrımcılığa uğruyordu. O yüzden her zaman bir otokontrol söz konusu kesinlikle. Hep bir istisnai olma durumu söz konusuydu, “eşcinseller kötü ama sen iyisin, o yüzden sıkıntı değil”. Mesela, unutamayacağım bir şey, okulla Türkiye’de başka bir şehre, bir proje için gitmiştik, ortaokul çocuklarına ders veriyorduk. Oradaki çocuklar bir arkadaşımı, eşcinsel olmayan bir erkeği, dar pantolon giyindiği için veya “kız gibi” konuştuğu için baya rahatsız etmişlerdi. Bana yapılmış bir şey değil ama beni de kişisel olarak etkiledi.

“’Efemine bir karaktersen eşcinselsin’ diye bir olgu var”

Türkiye’de benim gibi bir derece açık olan insanlar düşündüğü bir şey kuirliğimi ne kadar dışarı yansıttığı. Ben dışarıya yansıttığımı düşünüyorum aslında: her zaman efemine bir insandım. O yüzden çok kapalı olduğumu düşünmüyorum. Türkiye’de başka bir sıkıntı cinsiyet rolleri ve cinsel yönelimin bu kadar iç içe oluşu. Genel olarak “efemine bir karaktersen eşcinselsin” diye bir olgu var çünkü toplum cinsiyet rollerine göre yetişmiş. Hiçbir zaman kapalı olmadım ama benim ayrıcalıklı olmam, öyle büyümem, daha eğitimli olmam, öyle bir aileden gelmem, öyle bir çevrede yaşamam beni direkt ayrımcılıktan bir derece korudu. Benim şahsen yaptığım bir şey değil yani. Benim doğduğum ve büyüdüğüm ortam daha açık olmama zemin hazırladı.

“Türkiye’de din öğretisi beni kesinlikle itti”

Eşcinsellik dışında da kendimi dindar biri olarak göremiyorum. Her zaman agnostiktim. Zaten çok inançlı bir ailem yok. Ama Türkiye’de mesela din öğretisi beni kesinlikle itti, eşcinsellik de bir faktördü beni iten. Aklıma Bar-Mitzva kulüpleri geliyor mesela, nasıl kadın-erkek olarak ayrıldığı gibi, çok hoşuma gitmiyordu.

“Yahudi kimliğinin sadece dinden ibaret olduğunu düşünmüyorum”

Şu an da çok inançlı değilim ama Yahudi kimliğinin sadece dinden ibaret olduğunu düşünmüyorum o yüzden de şu an kendimi Yahudi kimliğimle tanıtıyorum, kendimi Yahudi hissediyorum ama bu kültürel bir Yahudilik. Amerika’da da daha çok inanç ve Yahudiliğin aynı olmadığını görmüş oldum. Aynı zamanda Yahudilik ve eşcinselliğin de kesişebildiğini gördüm.

“Sevgilimin Yahudi olması istediğim bir şey mi bilmiyorum”

Yahudilik konusunda, sevgilimin Yahudi olması istediğim bir şey mi bilmiyorum. Genel olarak Yahudi toplumunda Yahudi biriyle evlenmen gerekiyor gibi bir fikir var. Ailem bu konuda daha “progresif”, böyle bir beklentileri olduğunu düşünmüyorum, annem özellikle babama göre daha açık bu konuda. Ama evleneceğim insanın cinsiyeti erkek olduktan sonra Yahudi olup olmaması neyi değiştiriyor bilmiyorum, din farkından çok daha büyük bir norm dışı bir olay söz konusu. Ama aynı zamanda da bilmiyorum. Aile baskısı veya toplum beklentisinden çok, Yahudi biriyle herhalde daha çok ortak yönüm olacağından Yahudi biriyle olmam muhtemel. Tercihimi etkileyebilir. Benzer bir kültürden ve geçmişten geldiğimiz için.

İstanbul’da LGBTİ+ bir çevrem yok, o yüzden Türk LGBTİ+’lerle ilişkimi Yahudi olmam nasıl etkilerdi bilmiyorum. Genelde bir Yahudi’nin kendisini güvende hissettiği ortamlar ya diğer Yahudilerin çevresi ya da bazı özel okullar ve oradaki öğrencilerin etrafı. Genelde Türkiye’de LGBTİ+’ler karışık bir grup oluyor, bir sürü farklı kimlikten geliyor, o yüzden Yahudi olmak o grupta nasıl işliyor bilmiyorum. Yurtdışındaki deneyimimde çok Yahudi olan ve çok eşcinsel olan bir okulda okuyorum, genellikle tanıdığım çoğu eşcinsel zaten Yahudi oluyor. Bu kimlikler o kadar bir arada olduğu için bir avantajı veya dezavantajı yok çok normalleşmiş bir şey.

“Türkiye’de yaşamayı düşünmüyorum ama eşcinsellik bu fikirde sadece bir faktör”

Bence zaten LGBTİ+’den bağımsız olarak benim jenerasyonum ve çevrem göç etmek istiyor, hem Yahudi olanlar hem de olmayanlar. Ve çoğu arkadaşım zaten Amerika’da okuyor, Amerika LGBTİ+ konularında çok daha gelişmiş bir ülke tabii ki de. Aslında eşcinsel evlilikler vesaire konularda Batı ülkeleri çok daha ileride. O yüzden herkes Avrupa, Amerika veya İsrail’de yaşamayı düşünüyor. Türkiye’de yaşamayı düşünmüyorum ama eşcinsellik bu fikirde sadece bir faktör, Yahudi olmak, seküler olmak gibi şeylerle beraber üst üste binince başka yerde yaşamak istiyorsun.

Aktivizm çok zor bir şey. Şalom’un apolitik oluşu gibi, sen çok küçük bir azınlıksan büyük bir değişiklik yapman çok zor bir şey. Aynı zamanda ben Türk kuir toplumunun parçası değilim. Bunun sebebi büyük ihtimalle burada olmamam, o yüzden çok dahil değilim. Ama yapılan işi takdir ediyorum. Diğer Ortadoğu ülkelerine göre çok daha önceden bu örgütlerin açılması çok büyük bir şey, bunun da farkında olmak gerekiyor. Pride’in 15 senedir oluyor oluşu, Gezi sırasında ve sonrasında görünürlük sağlamaları çok önemli şeyler bunlar. Hukuksal olarak çok erişimleri yok ama yapabilecekleri bir şey yok. Kaos GL’nin ve Lambda’nın, o tarz örgütlerin daha hukuksal alanda yapılanmaları belediyecilik üzerinden. Bu tabii yeterli değil ama yapabilecekleri bir şey yok. Ulusal değil, şehir olarak da değil, bütün yaptıkları aktiviteler üç belediye üzerinden: Beşiktaş, Şişli ve Kadıköy. Kısıtlı aktivizm var.

“Biraz önce yemek yerken bile bu röportajı yapmak istemememiz [güvensizliği] belli ediyor.”

Pride etkinliklerine hiçbir zaman gidemedim çünkü açık olduğum zamandan beri şu ana kadar düzgün bir Pride olmadı, hepsi iptal oldu. Gaz yemek istemiyorum açıkçası, o yüzden Pride etkinliğine gidemedim. Hiçbir zaman güvende hissetmedim. Biraz önce yemek yerken bile bu röportajı yapmak istemememiz bunu belli ediyor. Ama kıyasla daha iyi olduğu yerler Karaköy, Kadıköy gibi daha yoğunluklu gençlerin olduğu yerler veya Nişantaşı, Etiler gibi daha varlıklı yerler. Bunlar benim kendimi daha rahat hissettiğim yerler. Gey kulüp veya bara İstanbul’da gitmiyorum. Bir sebebi İstanbul’da yaşamamam, orada LGBTi+ toplumunun parçası değilim. Olsam herhalde giderdim. Yurtdışında gey kulüplerine gittim, eşcinsel arkadaşlarım var, ama özellikle eşcinsel bir grubun parçası değilim.

“Devletin cinsel yönelimimi herhangi bir şekilde bilmesi beni çok huzursuz eden bir şey”

Pembe tezkere alacağımı düşünmüyorum. Devletin cinsel yönelimimi herhangi bir şekilde bilmesi beni çok huzursuz eden bir şey. Güvende hissettiren bir durum değil. Tekrar tekrar söylüyorum ama yurtdışında olmanın ayrıcalığıyla askerlik konusunda yaptığım işlemler hep yurtdışında okumamla ilgiliydi ve galiba şu an 35 yaşıma kadar ertelendi. Bunun sebebi eşcinsellik değil yurtdışında okuyor oluşum. Bu ayrıcalığım elimden alınsaydı askerlik benim için çok zor bir şey olurdu.

“Ortaokulda ve lisede çoğu insan gerekli hassasiyete daha sahip değil”

Eşcinsel olanlar için sadece Türkiye’de veya muhafazakâr ülkelerde değil her yerde büyümek zor bir şey. İnsanların kabul etmesi zaman alan bir şey. Ortaokulda ve lisede çoğu insan gerekli hassasiyete daha sahip değil, bu daha ileride oluyor. Benim okuduğum okul da böyleydi. Ayrımcılık vardı, ayrımcı sözler vardı ama genel olarak çoğunluğun çok da ayrımcı, kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Korkunç bir şey Türkiye’de son zamanlarda LGBTİ+’lerle ilgili olan haberler. Bunlar özellikle korkunç ve üzücü çünkü araştırdığında Türkiye’nin genel olarak LGBTİ+ haklarında Ortadoğu’ya öncelik ettiğini görüyorsun. Bu Ortadoğu’da, İsrail dışında, Müslüman ülkeler arasında eşi benzeri görülmemiş bir şey. Tüm bu gelişmelerin geriye alınması çok üzücü. Bir şekilde bir kuir tarih silinmiş oluyor. Aynı zamanda Türk toplumu çok daha muhafazakarlaşıyor ve muhafazakarlaştığı için de hükümet ve toplum seküler düşünceyi, demokrasiyi hedef alıyor, bu LGBTİ+ hareketini de kapsıyor.

Arkadaş çevrem genelde LGBTİ+’lerden oluşmuyor. Çok yakın bir arkadaşım eşcinsel ama genel olarak arkadaşlarımın çoğu heteroseksüel. Bunun biraz da sebebi yurtdışındaki okulumda çok Türk olması, genellikle daha çok Türklerleyim. Okulumda Türk ve eşcinsel olan insanlar da var. Ama çok büyük bir eşcinsel çevrem yok. Genel olarak LGBTİ+ arkadaş kültürünü sevmiyorum, Amerikan arkadaş kültürünü de. Eşcinseller çok cinselliğe indirgenmiş bir grup ve genellikle eşcinsel arkadaş grupları da çok sexualized [cinselleştirilmiş] ve aktivist geliyor bana. O yüzden aktif olarak LGBTİ+ bir çevre aramıyorum. Ama aynı zamanda da aynı sorunları tanıdığım biriyle arkadaş olmak da önemli bir şey. Eşcinsel arkadaşlarım olması ondan önemli.

“Kendimi genelde geleneksel bir insan olarak düşünüyorum”

Tinder, Grindr, Bumble gibi bir sürü uygulama kullanıyorum ve bu aslında hiç hoşuma gitmeyen bir kültür ama maalesef bu iş böyle işliyor. Genelde iyi bir sonuç aldığımı da düşünmüyorum: Tinder, Grindr üzerinden tanıştığım buluşma veya tek gecelik ilişkiler hayal kırıklığıydı, memnun kalmadım. Bu uygulamaları kullanıyorum ama keşke daha kolay biriyle tanışabilsem. Kendimi genelde geleneksel bir insan olarak düşünüyorum. Her ne kadar ailem standart Türk Yahudilerine göre progresif olsa da genel olarak ben de aile isteyen bir insanım, evlenmek istiyorum. Ki bunu da İspanyol vatandaşlığı sağlıyor bu çok önemli bir şey bence.

Eşcinsel Türk Yahudisi tanımını kendime uygun görüyorum. Bu çok hoşuma giden bir şey, üç ayrı kimlikle tanınmak, çok-kültürlü olmak hoşuma gidiyor.

Görsel: Heinz Mack

Bunları da beğenebilirsiniz...