Anne Frank House’un metodolojisi doğrultusunda “Hafıza Yürüşü”

08-11 Şubat tarihlerinde Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği’nin Berlin’de düzenlediği “Hafıza Yürüyüşü” eğitmen eğitimine Avlaremoz’dan da katılım gösterdik. Anne Frank House’un anıtlar üzerine tasarladığı Hafıza Yürüyüşü film metodolojisi hakkında olan eğitim toplantılarında yer alan, Anne Frank House Eğitim Departmanı’ndan Cihan Tekeli ile Anne Frank House ve Hafıza Yürüyüş filmleri ile ilgili bir röportaj gerçekleştirdik.

Röportaj: Eli Haligua

Çeviri: Betsy Penso

Anne Frank House’u biraz anlatır mısın?

Anne Frank, İkinci Dünya Savaşı sırasında, Nazilerin Yahudilere uyguladıkları zulümden dolayı saklanmak zorunda kaldı. Ama yakalandı ve toplama kampı Bergen-Belsen’de öldü. Bugün onun hikâyesi günlüğünün yayınlanması sayesinde dünya çapında tanınır. Anne Frank’ın günlüğü 70 farklı dile tercüme edilmiştir. Anne’nın 1942-1944 tarihleri arasında saklandığı yer ‘gizli ev’ olarak bilinir ve müzemizin parçasıdır. Müzede Anne Frank’ın saklandığı tarihte yazdığı günlüğün orijinalini görebilirsiniz. Müze orada saklanan sekiz kişinin hayat şartları ve onlara yardım edenlerin hakkında bilgi verir. Müzemizi ziyaret etme imkanı olmayanlar için The Secret Annex Online  (İngilizce, Almanca ve Flemenkçe’de) vardır.

Müzenin yanısıra 32’den fazla ülkeden çalışan Eğitim Bölümümüz bulunmaktadır. Eğitim Bölümümüz’de antisemitizm, ayrımcılık, eşit haklar ve demokratik değerler konularında daha fazla farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bunu özellikle okullarla, öğretmenlerle ve gençlerle birlikte yapıp ve bazı yerlerde hatta gençlik birimleri, spor antrenörleri, dini liderler ve polis kurumları ile birlikte yapmaya çalışıyoruz. Her ülkeye göre talepler ve ihtiyaçlar değişiyor, ama genelde amacımız her zaman insanların ve özellikle gençlerin, bilgisini ve becerilerini bu konularda genişletmek.

Anne Frank House, Holokost dışında, insan hakkı üzerine konular hakkında da kampanyalar, etkinlikler yapıyor. Holokostla yaptığınız kampanyalar ve insan hakları bağlamını nasıl kuruyorsunuz?

Biz bağımsız eğitsel bir organizasyonuz. Geniş anlamda insan haklarına odaklanmasak ve bir insan hakları örgütü olmasak da, ki bu bizim ana uzmanlık alanımız değil, eşit haklar ve demokratik ilkeler gibi konularda uzmanlığımız mevcut. Bu sebeple, ifade özgürlüğü, din özgürlüğü, gösteri yürüyüşü yapma hakkı, özel hayatın gizliliği hakkı ve basın özgürlüğü programımızın çekirdek temalarına örnek olarak gösterilebilir. Holokostla bağlantılı olarak, bu haklar Yahudiler ve diğer mağdurların ellerinden alınan temel hak ve özgürlükleriydi. Naziler ve müttefikleri 1933’te bu temel hakları adım adım kurbanların ellerinden alarak, Yahudilerin, Yahudi kültürünün ve Yahudi tarihinin tamamen yok edilmesine hazırlık yaptılar. Bu sebeple, Otto Frank tarafından tanımlandığı gibi, bugün herkese bu geçmişi öğrenmelerine yardımcı olmak, ifade ettirmek ve geçmişten ders çıkartmak görevimizin en önemli yerindedir.

Almanya’da Sehak’ın düzenlediği Hafıza Yürüyüşü (Memory Walk) eğitmen eğitiminde paydaştınız. Anne Frank’ın düzenlediği Hafıza Yürüyüşü filmleri ve metodolojisinden bahseder misin?

Hafıza Yürüyüşü gençleri kendi yaşadıkları çevredeki anıtları eleştirel bir şekilde yorumlamalarına teşvik eden yenilikçi bir eğitsel film atölyesidir. Gençler anıtların geçmiş günümüz ve gelecek için olan önemini kavramının yanısıra, anıtlar hakkında araştırma yapmak ve anıtların kendileri ve toplumları arasındaki bağlantıyı bulmaları konusunda eğitilirler. 2012’den beri Anne Frank House, dünya üzerindeki diğer ortak kuruluşlarıyla birlikte Hafıza Yürüyüşü konseptini geliştirmektedir.

Hafıza Yürüyüşü atölyelerinin amacı, anıtların geçmiş ıstıraplar kadar günümüzde olup bitenleri anlattığını göstermektir. Bize kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi anlatır ve bize neyin hatırlamak için daha çok ve daha az önemli olduğunu tanımlamamızda yardımcı olur. Sokak isimleri, anıtsal levhalar ve anıtlar tartışmalı tarihi ve eşitsiz güç ilişkilerini ortaya çıkarırken aynı zamanda, kamusal alanda eksik olan hikâyeleri sokaklarda anlatmaktadır.

Bugüne kadar 50 civarı Hafıza Yürüyüşü videosu hazırlandı. Videolara nereden ulaşılabilir? 

Videolara YouTube’taki ‘Memory Walk Anne Frank House’ sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Katılımcılara önerilen anıtlar nelerdi ve bu anıtların seçilme nedenlerini açıklar mısın?

Berlin’de Türkiye’den katılımcılar tarafından, Holokost, ayrımcılık, kişisel hikâyeler ve Türkiye Yahudileri hakkında iki tane film çekildi. Bir film, 1915’te İstanbul’dan Berlin’e taşınan Behar ailesinin hikâyesine odaklanmakta. 1939’da ailedeki bireyler Türkiye vatandaşlığından çıkarılmış. Vatansız kalmışlar ve 1942’de Nazi ölüm kamplarına gönderilmişler. Bugün, Behar ailesinin yaşadığı Kantstraße binasının önünde bulunan Stolpersteine (Tökezleme Taşları), o binanın eski yaşayanlarını anmakta. Taşlar anne ve baba Lea ve Nissim ve iki kızları, Alegrina ve Jeanne Behar’ın anısına konulmuş. Aileden tek kurtulan üçüncü çocukları Isaac Behar olmuş.

İkinci film Berlin’deki Bayerischen Mahallesi’nde bulunan ‘Hatırlama Yerleri’ne odaklanmakta. Haziran 1933’te Renata Stih ve Frieder Schnock isimli sanatçılar Nazi Almanyası’nda yaşamış Yahudileri hatırlamak için 80 adet tabela astılar. İşaretler, Nazilerin 1933’ten 1945’e kadar yürürlüğe soktukları Yahudi karşıtı kanunları tanıtan basit grafik ve kısa özetlerden ibaret. Bu kanunlar, Yahudilerin tecritini, ayrımcılığa uğramasını, sürülmesini ve sonunda katledilmesine zemin hazırlamış ve sistematik şekilde organize etmişti.

Sehak’ın Türkiye’de düzenleyeceği Hafıza Yürüyüşleri’nden beklentilerin nelerdir?

Bizim Berlin’de düzenlemiş olduğumuz seminerin asıl amacı bir grup motive genci eğiterek, kendi başlarına benzer atölyeleri organize etmelerini sağlayacak bilgi ve beceriyi vermek. Katılımcılarla çalışarak iki filmi üreten üç kişiden oluşan deneyimli bir uluslararası ekibimiz var. Bu bilgi ve uzmanlıkla SEHAK ve diğer yerel ortaklarımız, bizim çalıştığımız düzinelerce ülkede yaptığımız gibi, artık tartışılmasının önemli olduklarını düşündükleri ve üzerinde eğitici yerel film kliplerinin çekileceği anıt ve anı yerlerine odaklanabilirler. Benim için buradaki çekirdek parça, genellikle 15-25 yaş aralığında olup buraya hafıza ve tarih hakkında kritik düşünmeye gelmiş genç katılımcılar. Bu süreçte, diğer gençlerle birlikte çalışmayı, araştırma yapmayı, bir film için senaryo yazmayı, röportaj yapmayı ve film çekmeyi, eğitsel bir filmi editmeleyi ve tamamlamayı ve son olarak da, bu eğitsel aracı kendi toplumlarındaki arkadaşlarıyla anıtsallaştırma konsepti hakkında konuşma ve tartışma başlatmayı öğreniyorlar, eğitiliyorlar. Bu Anne Frank House olarak senelerdir kullandığımız akran eğitimi metodolojisidir. Biz genç insanların birbirlerinin en iyi eğitmenleri olduklarına inanıyoruz.

Sehak’la yıllardır birçok proje yürütüyorsunuz. Hatta Avlaremoz da bu projelerden bazılarında paydaşlık yapıyor. Ortak yürüttüğünüz projelerden örnekler verir misin?

Son birkaç senedir SEHAK ve Avlaremoz gibi diğer yerel ortaklarla birlikte çalışıyoruz. Mesela ayrıca SEÇBİR (İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi) ile de birlikte çalışıyoruz. Beraber birkaç eğitmen eğitimi semineri ve Türkiye’nin değişik yerlerinde Holokost ve Anne Frank üzerine bazı sergiler ve açılışlar gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yıllarda İzmir’e, Diyarbakır’a, Konya’ya, Adana’ya, Ankara’ya ve İstanbul’a gittik. Beni çok heyecanlandıran bir proje ise, SEÇBİR uzmanları tarafından hazırlanan eğitici el kitapları. 2017’de bu uzman ekibine Amsterdam’daki Anne Frank House’ta bir uzman semineri düzenledik. Geçtiğimiz sene, bu uzmanlar Türkiye’deki öğretmenler için birçok egzersiz, araç ve atölye hazırladılar. Bu materyaller Türkiye’deki öğretmenlerin Holokost, ayrımcılık, antisemitizm ve eşit haklar konularında çalışmalarına yardımcı olacak. Bu el kitabı Türkiyeli uzmanlar tarafından Türkiye’deki öğretmenler için hazırlanmış olup 2018’de Türkiye’nin çeşitli yerlerinde düzenlenecek bazı eğitmen eğitim seminerlerinde de ayrıca sunulacak.

Cevapların için teşekkür ederim. Eklemek istediğin birşey var mı?

Ben teşekkür ederim! Avlaremoz gibi çok sesli bir platformun, Babil ve SEHAK gibi güzel ortaklarımızdan Hafıza Yürüyüşü projemize katılım olması bana çok memnuniyet verdi. Çeşitliliğin ve farklı deneyimleri bir sorun değil de tam tersine bir zenginlik olarak görmemiz eğitim alanında bence çok önemli.

 

Bunları da beğenebilirsiniz...